

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, İstanbul’da gerçekleştirdiği basın toplantısında partisinin umut dolu, kararlı ve inançlı günlerden geçtiğini belirtti. Sokaklarda da aynı kararlılığın ve mücadelenin devam ediyor olmasından mutlu olduklarını ifade eden Baş, tüm Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyelerinin ve seçmenlerinin mücadelede yer almaya ve direnişin parçası olmaya gayret gösterdiğini vurguladı. Bu mücadelenin ülkenin geleceğini şekillendirme arzusunu da taşıdıklarını belirtti. Baş, yaptığı açıklamada, halkın mücadele ruhunu ön plana çıkardı.
HALKIN İRADESİNE VURGU YAPTI
Baş, 19 Mart’ı “açık bir darbe girişimi” olarak nitelendirerek, bu durumun farkındalığı ile mücadele edilmesi gerektiğini savundu. “İster üniformalı, ister takım elbiseli olsun, anayasal düzeni askıya alma girişimi bir darbe girişimidir” diyen Baş, üzerinde farklı kıyafetler bulunsa da bu tür girişimler karşısında halkın iradesinin göz ardı edilmemesi gerektiği ifade etti. Baş, mevcut durumun bir cunta girişimi olduğunu ve bunun yalnızca askeri özelliği ile değil, siyasi açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“ORTADA BİR DARBE GİRİŞİMİ VARDIR” diyen Baş, cunta kavramının, kuvvet kullanarak hükmetme girişimini tanımladığını ve halkın iradesinin yok sayılmasına karşı durulması gerektiğini ifade etti. “Dünyanın siyasi tarihinde bunun ‘darbe’ dışında bir tanımı yoktur. Bunu yapanlara ‘cuntacı’, başında bulunanlara da ‘cunta başı’ diyoruz” ifadeleriyle bu durumu net bir şekilde vurguladı. Baş, mevcut cunta ve saray rejiminin eninde sonunda yıkılacağını ve Silivri zindanı gibi sembollerin de yerle bir olacağını söyledi. Bu noktada hiç kimsenin korkuya kapılmaması gerektiğini belirtti ve bu cunta girişimlerinden daha güçlü olduklarını ifade etti.
“SİYASİ TUTUKLULARA SELAM OLSUN”
Silivri’ye atıfta bulunarak, tüm siyasi tutsaklara selam ve sevgilerini ileten Baş, bu tutsakların özgürlüğü için mücadelenin elzem olduğunu belirtti. Ülkenin özgürleşmesinin siyasi tutsakların serbest kalmasıyla mümkün olduğunu dile getiren Baş, Mahir Polat’ın durumuna özel olarak dikkat çekti. Polat’ın özgürlüğü için acil bir çağrıda bulunarak, hükümetin aleni bir oyun oynadığını ifade etti.
Baş, cezaevlerindeki gençlerin ve siyasi tutsakların özgürlüğü için halkın birleşmeye çağırdı. Özellikle Mahir Polat’ın tutukluluğunu kınayarak, iktidarın bu durumda hesaplaşma arayışında olduğunu vurguladı. Ülkenin çeşitli yerlerinde protesto eylemleri düzenleyerek, unutulmaması gereken haksızlıklara sahip çıkılması gerektiğini belirtti. Yıllardır cezaevlerinde tutulan kişileri unutmamak ve unutturmamak adına İstanbul İl Örgütü’nün 14:00’de başlatacağı mektup eylemine destek çağrısı yaptı.
“ELLERİ AYAKLARI BİRBİRİNE GİRMİŞ DURUMDA”
Baş, iktidarın baskılarından ve ambargolarından bahsederek, Türkiye’deki siyasi iklimin karmaşık olduğunu ifade etti. Öğrencilerin ve akademisyenlerin yaşadığı baskılara dikkat çekerek, gençlerin hür iradesiyle bu durumlardan kurtulmak için mücadele etmekte kararlı olduklarını bildirdi. YÖK’ün baskı ve tehditlerinin yanı sıra, öğrencilerin haklarının yok sayıldığını, bunun da iktidarın korkularının bir yansıması olduğunu kaydet
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



