
Rusya, Kafkaslar ve Doğu Avrupa’da gerçekleştirilen seçimlere her zaman özel bir ilgi göstermektedir. Moskova, bu bölgelerdeki iktidar değişikliklerinin kendi çıkarlarına hizmet etmesini istemektedir. Kremlin, desteklediği Rusçu adayları açıkça ifade etmemekle birlikte, bu adaylara dolaylı yoldan destek sağlayarak etkisini sürdürmektedir. Son 1-2 yıl içinde Romanya, Moldova, Gürcistan ve Bulgaristan’da yapılan seçimlerde Rusya’nın rolü belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Şimdi ise Ermenistan’da yaklaşan parlamento seçimleri, Rusya’nın ne tür bir strateji izleyeceği açısından merak uyandırmaktadır. Nüfusu 3 milyon olan bu Kafkas ülkesinin Başbakanı Nikol Paşinyan, her geçen yıl Moskova’dan uzaklaşmakta ve geçtiğimiz yıl Azerbaycan ile ABD’ye yakınlaşma yönünde önemli adımlar atmıştır. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Erivan ve Bakü’ye yaptığı son ziyaretler, Rusya’nın bölgedeki geleneksel nüfuzunun ciddi şekilde zayıfladığını göstermektedir.
Taşnak liderler Ermenistan’ı felakete sürükledi
1991 yılında bağımsızlığını kazanan Ermenistan, komşularıyla dostluk ilişkileri geliştirmek yerine, Diaspora ve Taşnak partisinin benimsediği yayılmacı ve çatışmacı Ermeni milliyetçiliği politikalarını tercih etmiştir. Bu yanlış politikaların sonuçları, 30 yıl sonra ağır bir şekilde ortaya çıkmıştır. 2020 sonbaharında Azerbaycan ordusunun kazandığı zaferler, Ermenistan’ı SSCB döneminin sınırlarına geri dönmeye zorlamıştır. Son iki yılda Ermenistan, geçmişten dersler çıkararak barış yönünde önemli adımlar atmakta ve bölgesel işbirliğine kapı aralamaktadır.
Yeni Ermenistan, Gerçek Ermenistan
Başbakan Nikol Paşinyan, komşularıyla barış odaklı bir yeni Ermenistan yaratma çabasındadır. Ancak, ülkesini aydınlığa çıkarma yolunda hala pek çok engel bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıl Azerbaycan ile herhangi bir 3. ülkenin müdahalesi olmaksızın barış ve iyi komşuluk anlaşması üzerine varılan mutabakat, takdir edilesi bir başarıdır. Cephedeki yenilgiye rağmen, Paşinyan’ın seçimlerdeki başarısı, Ermeni halkının barışa olan desteğini göstermektedir. Bu bağlamda, Ermeni seçmen de övgüyü hak etmektedir.
Ermeni Kilisesi ve Rusya barışa ve bölgesel iş birliğine karşı
Haziran ayında yapılacak seçimlerde Paşinyan’ın karşısında iki önemli rakip bulunmaktadır: Ermeni Kilisesi ve Rusya. Her ikisi de Ermenistan’ın Azerbaycan ve Türkiye ile yeni bir sayfa açmasını istememekte, geçmişteki tecrit durumunun sürmesini savunmaktadır. Ukrayna savaşı nedeniyle etkisini kaybeden Rusya, Ermenistan’da da zor durumda kalmıştır. Moskova, seçimlerde Paşinyan’ın mağlup olması için harekete geçmiştir. Gürcistan ve Moldova’daki seçimleri etkilemeye çalışan Rus yönetimi, benzer bir stratejiyle Ermenistan’a 4,5 milyar dolarlık servete sahip Samuel Karapetyan’ı göndermiştir. Ancak, Karapetyan, Ermeni Kilisesi’nin yardımıyla başbakanı devirme girişiminden ötürü hapse girmiştir. Yerine geçen yeğeni Nareg Karapetyan, dezenformasyon kampanyasını sürdürmektedir.
Ermeni Kilisesi ana muhalefet partisi olmuş!
Ermeni Kilisesi, muhalefet rolünü üstlenerek, Paşinyan’ın Dağlık Karabağ Ermenilerine ihanet ettiğini ve ülkeyi tarihinden koparmaya çalıştığını iddia etmektedir. Paşinyan ise Kilise’nin “Tarihi Ermenistan” rüyasını bir kenara bırakıp “Gerçek Ermenistan”ı kabul etmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Geçmişe değil geleceğe odaklanılması gerektiğini belirten Paşinyan, Ağrı Dağı’nı “kaybedilmiş Ermeni toprağı” olarak görmeyi bırakması gerektiğini ifade etmektedir. Bunun yanı sıra, üst yönetimdeki piskoposları “oligarşi taraftarı, suça eğilimli din adamları” olarak tanımlayarak Kilise üzerindeki baskıyı artırmaktadır.
Seçimlerden önce anayasa değişikliği kumardan farksız
Azerbaycan ile barış anlaşması imzalanması ve onay süreci, Ermenistan seçimlerinde en çok tartışılan konular arasında yer almaktadır. Anlaşma metni üzerinde mutabakat sağlandıktan sonra, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, imza aşamasına geçilmesi için iki şart ortaya koymuştur. Bunlardan ilki, iki devletin AGİT bünyesindeki Minsk Grubu’nun lağvedilmesi için ortak bir mektup yazmaları, diğeri ise 1991 Bağımsızlık Bildirgesi’ne yapılan atfın iptali için anayasa değişikliği yapılmasıdır. Azerbaycan’ın ilk talebi kolayca karşılanmış, ancak anayasa değişikliği süreci daha karmaşık ve hassas bir konu olmuştur. Bu durum, Ermeni seçmen üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir ve Paşinyan’ın seçimleri kaybetmesine yol açabilir. Paşinyan’ın bu talebi nasıl karşılayacağı ise belirsizdir. Anlaşmanın imzalanması ve anayasa değişikliğinin seçimlerden sonraya ertelenmesi de bir seçenek olarak değerlendirilmektedir.
Aliyev ile Paşinyan birlikte Trump’ın gemisinde
Aliyev ve Paşinyan’ın Trump’ın davetiyle geçen yaz Washington’u ziyaret etmeleri, başlangıçta sadece Trump’ın “barışların mimarı” olma hevesini tatmin etmekten öte bir amaca hizmet etmeyecek gibi görünmüştü. Ancak, Zengezur Koridoru etrafındaki sorunların çözümüne dair önemli gelişmeler kaydedildiği anlaşılmaktadır. Koridorun “Trump Yolu” olarak adlandırılması, Amerikan şirketinin yolun işletmesini üstlenmesiyle birlikte, Rusya’nın bu süreçte etkisinin azalmasına yol açmıştır. Her iki taraf, koridor üzerindeki endişelerinin giderildiğini düşünmektedir.
Herkesi rahatsız eden bir Bağımsızlık Bildirisi
Azerbaycan’ın rahatsızlık duyduğu 1990 tarihli Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi’nin giriş kısmında şu ifadeler yer almaktadır:
“….Ermenistan Yüksek Konseyi ile Dağlık Karabağ Yüksek Konseyi’nin Ermenistan ile Dağlık Karabağ’ın birleşmelerine dair 1 Aralık 1989 tarihli ortak kararlarına dayanarak…”
Bu bildiri, günümüzdeki gerçeklerle uyuşmamaktadır. Dağlık Karabağ meselesi, Azerbaycan tarafından askeri bir çözümle kapatılmıştır. Yeni Ermenistan bağlamında Dağlık Karabağ’ın geri alınması artık mümkün görünmemektedir. 2026 başlarındaki seçimlere 4 ay kala, Ermenistan’ın anayasasını değiştirmeye zorlanması oldukça hassas bir durumdur. Azeri kardeşlerimin en doğru kararı almasını temenni ederek konuyu burada bırakıyorum.
Ermenistan Türkiye ile dostluk ve iş birliği peşinde, biz ne yapalım?
Bağımsızlık Bildirgesi’nin 11. maddesi Türkiye’yi de ilgilendirmektedir:
“Ermenistan Cumhuriyeti, Osmanlı Türkiye’sinde ve Batı Ermenistan’da vuku bulan 1915 soykırımının uluslararası tanınmasına destek sağlar.”
Başbakan Paşinyan, soykırım meselesinin bugünün Ermenistan’ına bir fayda sağlamadığını bilmektedir
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



