
26-30 Nisan tarihleri arasında doğu cephesinden komşumuz Ermenistan’a gerçekleştirdiğimiz seyahat, birçok dost ve tanıdık tarafından şaşkınlıkla karşılandı. “Ermenistan mı? Neden oraya?” gibi tepkiler aldık; ancak bu uyarılara kulak asmadan yola çıktık. Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Pegasus Havayolları ile uçarak, Erivan’a ulaştık. Seyahatimiz boyunca başkent Erivan’ın ilginç noktalarını keşfettik ve çevresindeki turistik alanları gezerek yer hakkında bilgi sahibi olduk. ODTÜ mezunu olan Samson Özararat, her konuda destek sağlayarak bize yardımcı oldu. Ayrıca, eski cumhurbaşkanı danışmanlarından Gerard Libaridian, eski dışişleri bakanı Zohrab Mnatsakanyan ve Karabağ’ın eski dışişleri bakanı Karen Mirzoyan ile de görüşme fırsatı bulduk. Seyahatimizde tek aksilik, arkadaşım ve meslektaşım Hasan Göğüş’ün e-vizesinin sorgulanması oldu; kendisi havaalanında 2-3 saat eziyet çekti. Bu durumu ayrıntılı olarak kendisi anlatacaktır.
Erivan’da Kırmızı Işıkta Geçiş Yok
Başkent Erivan, 1 milyondan fazla nüfusu ile ülkenin üçte birinden fazlasını barındırıyor. Cumhuriyet Meydanı ise şehrin kalbi konumunda. Taksim Meydanı’nın iki katı büyüklüğündeki bu alanda, çevredeki tarihi binalar oldukça alımlı ve gösterişli. Bu meydandan çeşitli yönlere doğru 15-20 dakika yürüdüğünüzde, bakımlı ve düzenli yerleşimlerle karşılaşıyorsunuz. Yeni inşaat projeleri de devam ediyor; inşaat vinçleri şehirde sıklıkla görülüyor. Sorduğumda, bu projelerin yerli girişimciler tarafından yapıldığını öğrendim. Caddeler son derece temiz, halk trafik ışıklarına ve işaretlerine tam anlamıyla uyuyor. Şehirde sigara izmariti bulmak neredeyse imkansız. Ağaçlar ve geniş parklar, şehrin doğal güzelliklerini artırıyor. İstanbul’dan birkaç adım önde olduğu söylenebilir. Kaskad semtinde Fernando Botero’nun sigara içen kadın heykeli ile karşılaşmak beni şaşırttı; İstanbul’da bile böyle bir eserin bulunmadığı düşünüldüğünde bu bir ayrıcalık.

Ağrı Dağı Manzaralı Evler Daha Değerli
Erivan, yüksek rakımlı tepelerle çevrili. Bu tepelerde devasa bir “anavatan” heykeli bulunuyor. Heykelin çevresinde, 2. Dünya Savaşı ve 1960’lara ait askeri teçhizat sergileniyor. Tepeden şehre baktığınızda, uzakta Ağrı Dağı’nın heybeti gözler önüne seriliyor. Bu, bizim dağımız; ancak Erivan’a 50-60 kilometre mesafede yer alıyor ve çıplak gözle görülebiliyor. Ağrı Dağı manzarasına sahip evlerin daha pahalı olduğu bilgisini edindim. Kaldığımız otelin adı “Hotel Ararat” idi ve en ünlü Ermeni konyağının markası da Ararat. Bu durum, zaman zaman Yunan komşularımızın Makedonya’ya yaptıklarını yaparak yerli değerlerimizi korumak adına bir yasaklama düşüncesini aklıma getiriyor.
Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları ve Soykırım Anıtı
Bir diğer tepede “Soykırım Anıtı ve Müzesi” yer alıyor. Bu alan, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını hem ilgilendiriyor hem de rahatsız ediyor. Ben sadece anıtı görmek ve fikir sahibi olmak istedim. 42 yıl önce ASALA saldırısına uğramış bir Türk diplomatı olarak, 1915 olaylarını tek taraflı yansıtan müzeye girmedim. Ermenilerin bu durumu anlayışla karşılamasını umuyorum; zira biz, olayların ortak tarih komisyonu tarafından araştırılmasını savunuyoruz, ancak karşı taraf “Türkler bir sabah kalkıp Ermenileri öldürmüştür, bunu kabul edin” diyor. Bu tür bir normalleşme mümkün değil. Türkiye-Ermenistan dostluğunun önündeki en büyük engelin, bu ülkede kök salmış soykırım sosyolojisi olduğu kanaatindeyim. Ortak acılara saygı göstermeye hazırız; ancak “Sizin acınız yok” derlerse bu uygun olmaz. Komşular böyle yapmaz.
Ermeni Pastırması mı, Kayseri Pastırması mı?
Bizim için “Ermenistan’da Türkçe konuşmayın” önerileri sıkça dile getirildi. “Sizi Ermeni KGB’si takip eder” gibi uyarılar da aldık. Ancak biz, dilimizi kullanmaktan çekinmedik ve bazı mekan sahipleriyle Türkçe konuşarak güzel anılar biriktirdik. Erivan’da yeme-içme fiyatları İstanbul ve Ankara’dan daha uygun. Yemeklerde hiç zorlanmadık; dolma, sarma, köfte, içli köfte, sucuk, pastırma, lahmacun ve mantı gibi ortak kültürün lezzetlerini tatma fırsatımız oldu.
Bağımsızlık Bildirgesi (1990): Barışın Önündeki Engeller
Siyasi durumu özetlememiz gerekirse, Ermenistan son yıllarda barış ve bölgesel işbirliği yönünde ilerleme kaydediyor. Rusya’dan uzaklaşıp batıya yönelen Ermenistan, doğru adımlar atıyor. Başbakan Paşinyan, ülkesini zor bir durumdan kurtarmak için çabalıyor. Azerbaycan ile barış anlaşması da parafe edildi; imza aşamasında Anayasa’nın giriş paragrafındaki Bağımsızlık Bildirgesi’ne atıfın kaldırılması bekleniyor. Paşinyan’ın seçim sonrası bu sorunu çözeceğine inanılıyor. Bu durum, Ankara açısından da önem taşıyor çünkü Türkiye, aynı bildirgenin 11. maddesinden rahatsız. Şu anda Ermeni ve Azeri heyetleri sınır konularını müzakere ediyor; ayrıca Türk ve Ermeni heyetleri Kars-Gümrü demiryolunun yeniden açılması için ortak çalışmalar yürütüyor. Tüm bunlar, Kafkaslar’da gerginlik ve çatışma döneminin yerini barışa ve işbirliğine bırakmaya başladığını gösteriyor.
Paşinyan Muhtemelen Seçimlerin Galibi Olacak
Ermenistan’da haziran ayında yapılacak seçimler var. Paşinyan’ın kurduğu Sivil Sözleşme partisi, muhtemelen seçimlerden galip çıkacak. Ancak Paşinyan’ın karşısında üç önemli rakip bulunuyor:
1- Yukarı Karabağ kökenli Taşnak Partisi’nin şansı kalmadı; oy oranları yüzde 1-2 seviyesine geriledi. Bu grup, Ermenistan’ı felaketlere sürükleyen çatışmacı milliyetçilerden oluşuyor.
2- Ermeni kilisesi de Paşinyan’ın barışçı politikalarına karşı duruyor ve onu ülkesini tarihinden koparmakla suçluyor. Bu açıdan Taşnak partisinden farksız, halkın nabzını tutamıyor.
3- Rusya, en başından beri Paşinyan’ın karşısında. Milyarder işadamı Samuel Karapetyan, Paşinyan’ın en
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



