
10 Mayıs 2026 00:00
Güncelleme: 10 Mayıs 2026 00:10
Beş yıl önce, Kumburgaz’dan bisikletle geçerken, etrafı tellerle çevrili bir boş arsada dikkat çekici bir ilanla karşılaştık. İlanın üstünde: “2 genç erkek uslu eşşek, kelepir” yazıyordu.
Hemen durup, ilanı veren kişiyle görüştük. Bize, bu eşeklerin bir Alman ya da Hollandalı “yabancı” tarafından buraya getirildiğini, her ay bir ücret ödendiğini, eşeklerin çalışmadan bu arsada dolaştıklarını ve adamın gidişiyle birlikte satılmayı düşündüklerini aktardı.
Bir süre sonra, bahsedilen eşekler yanımıza geldi. Biri henüz yavruydu. Konuştuklarımız sonucunda, o kişiye eşekleri satmayı teklif etti. Fakat ne benim ne de arkadaşımın bu hayvanları sahiplenebilecek bir durumu yoktu. Zaten sahiplensek bile, onlara nerede yer bulacaktık? Şehirde, araçlardan ve apartmanlardan kalan boşluklarda yaşam mücadelesi veriyorduk ve bu durum devam etmekteydi.
Zaman geçtikçe, eşekler orada kalmaya devam etti. Her geçişimizde onlara uğradık. Gün geçtikçe, yavru da büyüdü. En son, Nisan ayının son haftasında ziyaret ettik, sevdik ve besledik.
***
Geçtiğimiz Cuma, yani 8 Mayıs, Dünya Eşek Günü’ydü. 2010 yılından beri kutlanan bu özel günle ilgili birkaç şey yazmak istemiştim ama hep unuttum. Aslında kafamda bir metin vardı. Ancak 1 Mayıs’ta “Dört Ayaklı Şehir” isimli Instagram hesabındaki metni görünce, kendi yazımdan vazgeçtim. O metni olduğu gibi paylaşmak istiyorum:
“1 Mayıs denince akla genellikle insan emeği geliyor. Fakat bu düzenin görünmez, itiraz edemeyen ve her gün sömürülen hayvanları da hatırlatmak isteriz.
Çiftliklerde, mezbahalarda, laboratuvarlarda, eğlence sektöründe, taşımacılıkta… Kısacası hayatın her alanında yaşamları ‘kullanım’ adı altında tüketiliyor. Bugün emeğin sömürülmesine karşı konuşurken, rızalarını alamadığımız, mevzuatlarla korunan tesislerden kaçma şansı olmayan, hak talep edemeyen ve hayatları bizim kurduğumuz sistem tarafından sömürülen hayvanları unutmuyoruz.
Hayvanlar özgür değilse, sömürü sona ermemiştir. Hayvanların haklarının tanınacağı günler için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Galiba daha fazla söze gerek yok. Dünyada en çok eziyet gören, yaşadığı zorluklar yetmezmiş gibi bir de aşağılanan eşeklere selam olsun.
***

İki küçük ekleme: Fazla söze gerek yok dedik, ama son sözü çizgilere bırakalım.

Tahmin ettiğiniz gibi, çizimler Bremen Mızıkacıları’ndan ilham alınarak yapıldı. İlki Datça Yarımadası’nın, ikincisi ise şehirlerin yağmalanmasına dair…
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



