
Pursaklar ilçesinde, 9 Ekim 2022 tarihinde meydana gelen olayda D.S., boşanmasının ardından kimliğini değiştirmek amacıyla gittiği nüfus müdürlüğünden çıkarken eski eşi Murat Çakır tarafından rehin alındı. Çakır, D.S.’yi kaymakamlık binasının yanındaki boş bir araziye götürerek, başına tabanca dayayıp tehditlerde bulundu. Pursaklar Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren ve İlçe Emniyet Müdürü Eşref Güldemir’in de katıldığı ikna çabaları neticesinde, şüpheli silahı bırakıp teslim oldu. Gözaltına alınan Murat Çakır, 10 Ekim’de mahkemeye çıkarılarak tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya dair soruşturmayı tamamlayarak iddianameyi hazırladı. İddianamede sanık Çakır hakkında, ‘Silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından toplam 13,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
‘KİMSENİN BANA YAKLAŞMASINI İSTEMİYORDUM’
Ankara 79’uncu Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen davanın ilk duruşması bugün gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu sanık Murat Çakır, mağdur D.S. ve taraf avukatları katıldı. Savunmasında Murat Çakır, kimliğini kaybettiği için Pursaklar Nüfus Müdürlüğü’ne gittiğini ifade ederek, “Burada eski eşimle karşılaştım. Kendisiyle konuşmak istediğim sırada bana hakaret etti. Bunun üzerine kendisini uyararak bu şekilde konuşmamasını rica ettim. Bu esnada silahımı gösterdim. Daha sonra güvenlik görevlisi geldi ve ben silahımla yürüdüm. Kimsenin bana yaklaşmasını istemiyordum. Kesinlikle kimseye zarar verme kastım yoktu. Silahımı da kendi rızamla teslim ettim. Olay yerine Pursaklar Kaymakamı da geldi. Kaymakam çay ikram etmek istedi ama ben içmedim. Eski eşimin sakinleşmesi için kendisi adına çay istedim” şeklinde konuştu.
‘BEN SADECE YAŞAMAK İSTİYORDUM’
Olay gününe dair ifadesini veren mağdur D.S., “Nüfus Müdürlüğünden çıktıktan sonra sanık karşıma çıktı. ‘Seni bulamayacağımı mı sandın’ diyerek elindeki kağıtları gösterdi. Ben küfretmedim ve herhangi bir tahrikte bulunmadım. Sanık, ‘Seni öldüreceğim’ diyerek silahı kafama dayadı. Kolumdan tutarak beni sürüklerken silah başıma dayalıydı. O sırada çevrede bulunan kadınlar ‘Bir şey yapma’ diyerek yalvarırken, erkekler hiçbir müdahalede bulunmadı. Daha sonra sanık ile Cumhuriyet savcısı telefonda görüştü. Savcı ‘Bir şey yapma’ diyordu ama sanık ikna olmuyordu. Ardından savcı olay yerine geldi, sanığı ikna etmeye çalıştı ve silahı omzundan tutarak aldı. Savcı gelmeseydi, sanığın beni kesinlikle öldüreceğini düşünüyorum. Ben sadece yaşamak istiyordum” ifadelerini kullandı.
SAVCI, ‘KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS’ DEDİ
Tarafların beyanlarının ardından mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanığın eyleminin ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturabileceğine dikkat çekerek, dosyanın görevsizlik kararı verilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, savcının mütalaasında belirtilen hususlar doğrultusunda, dosya hakkında görevsizlik kararı vererek ağır ceza mahkemesine gönderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



