
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, firari Kasım Garipoğlu’nun yüz milyonlarca dolarlık şaibeli para trafiğine dikkat çekerek, eski kurumunu eleştirmiştir. Başak, “Bu trafik ortaya çıkartılabilir ve sorumluları da cezalandırılabilirdi. Sadece kamera kayıtları bile yeterdi. Çok büyük bedeller ödenen Gri Liste süreçlerine rağmen bu işlemlere neden sessiz kalındı?” ifadelerini kullanmıştır.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) eski Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak’ın X (Twitter) hesabı, erişime engellendi.
Hesabının kapatılmasının ardından kamuoyuna bir açıklama yapan Başak, yaşanan süreci yalnızca kişisel bir durum olarak değil, kurumsal ve toplumsal bir mesele olarak değerlendirdiğini ifade etti.
Gazetemiz yazarı Murat Ağırel tarafından paylaşılan Dr. Ramazan Başak’ın hesabının erişime kapatılmasının ardından yaptığı açıklama şu şekilde oldu:
”Değerli Vatandaşlarım, Değerli Takipçilerim. Tahmin edebileceğiniz grubun şikayeti ile X hesabım bugün erişime kapatıldı. Bunu kişisel bir mesele olarak değerlendirmiyorum. Bu yapılanları hiç haketmiyoruz. Ülkem adına çok ama çok üzüldüm. Şimdilik hoşçakalın.
Dr. Ramazan BAŞAK”
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak’ın X hesabı erişime engellendi.
Mesajını paylaşıyorum
‘’Değerli Vatandaşlarım, Değerli Takipçilerim.
Tahmin edebileceğiniz grubun şikayeti ile X hesabım bugün erişime kapatıldı.
Bunu kişisel bir mesele olarak değerlendirmiyorum.
Bu…
— Murat AĞIREL (@muratagirel) May 4, 2026
İŞTE O PAYLAŞIMIN TAMAMI
Ramazan Başak’ın sosyal medya X hesabından yaptığı açıklamanın tamamı şu şekildedir:
“Savcıların Gördüğünü MASAK Neden Göremedi?
Firari Kasım Garipoğlu’nun yasadışı çalışan GKFX şirketi ile yüz milyonlarca dolarlık KAYIT DIŞI ve şaibeli para trafiğini, şirketin tuttuğu Metatrader kayıtlarından kuruşuna kadar görerek iddianameye yansıtan Savcılık tespitlerini, MASAK’ın görememesi beklenen bir durumdur. Çünkü MASAK, mali analiz incelemesi yaparken mal ve para mevcutlarıyla bunların hareketlerini merkezden ilgili sistemlere ulaşım sağlayarak elde eder. Bu sistemlerde ne varsa onu rapora yansıtır; yerinde denetim yapmaz.
Mali analiz raporlarında, bu hususa özel bir vurgu yapılır. Dolayısıyla işlemler, valizler içinde para taşıyarak ve kayıt dışı biçimde yapılmışsa, MASAK bunları incelemelerde göremez. TCK 282’ye göre yapılan aklama incelemelerinde de durum benzer şekildedir.
Oysa kesin bilgileri içeren Savcılık tespitleri doğrultusunda yapılacak maksimum bir haftalık incelemede, tüm bu trafik ortaya çıkartılabilir ve sorumluları cezalandırılabilirdi. Sadece kamera kayıtları bile yeterdi. Üstelik tüm bu işlemler, SPK, MASAK ve VDK’ya da bildirilmişti.
Çok büyük bedeller ödenen Gri Liste süreçlerine rağmen bu işlemlere neden sessiz kalındı? Milyonlar hayat pahalılığı ve vergi yükleri altında ezilirken, neden bu kayıt dışı trafik nedeniyle milyarlarca lira vergi kaçırılırken gereken yapılmadı? Neden halka arz ve banka izinleri gibi çok kritik haklar ve değerli lisanslar verilebildi?
Ve neden bu kötülere ve kötülüklere hiçbir şey yapılmazken, iyi niyetle bunları sorgulayan kişi, bu kötülerin temelsiz iddialarına dayalı hukuksuz uygulamalara maruz kalıyor?
Neden yurtdışı yasağı, adli kontrol ve telefona el koyma gibi son derece haksız biçimde temel hakları elinden alınabiliyor? Hukuk ülkelerinde, delilden kişiye ulaşılır, kişiden delile değil. Yan yollara sapılmadığı sürece, Ramazan Başak, iddia edilen suçlarla asla yan yana getirilemez.
Kara para ve suç ekonomisi ile mücadelede anlayışın bu kadar bozulabileceği ve bu şaibeli işleri sorgulayan bir kişinin hukuksuzluklara maruz kalması, benim için bir hayal kırıklığıdır. Ülkem adına çok ama çok üzüldüm.
İddia ediyor ve çağrı yapıyorum. Cumhurbaşkanlığı DDK koordinasyonunda yapılacak 10 günlük bir incelemede; bir avuç insan dışında ülkeye çok büyük kötülükler yapan bu yapı, tüm siyasi, bürokratik ve diğer bağlantıları ile birlikte net bir şekilde ortaya çıkarılabilir.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



