Eski Vali Tuncay Sonel, Gülistan Doku İddialarında!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Eski Vali Tuncay Sonel, Gülistan Doku İddialarında!

Gülistan Doku soruşturması kapsamında açığa alındıktan sonra gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, bugün adliyeye sevk edildi. Adliyedeki işlemlerinin ardından savcılık, Sonel hakkında tutuklama talebinde bulunarak mahkemeye sevk etti. Sonel’in savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı.

Sonel’e, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde ailesi, yakın çevresi, oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, Gökhan Ertok, Erdoğan Elaldı, Ferhat Güven, Celal Altaş, Songül Acar ve dosyada adı geçen diğer kişilerle ilgili detaylı sorular yöneltildi.

SİM KART DETAYI! KABUL ETTİ

Sorgunun dikkat çeken unsurlarından biri, Gülistan Doku’ya ait sim kartın resmi soruşturma makamları yerine Ankara’daki Gökhan Ertok’a gönderilmesi oldu. Tuncay Sonel, sim kartı Şükrü Eroğlu aracılığıyla Gökhan Ertok’a gönderdiğini itiraf etti. Gerekçesi ise “kayıp kıza ulaşmak”, “son sinyali tespit etmek” ve “bir an önce sonuç almak” şeklindeydi.

İfade tutanağına göre, soruşturma makamı, bir valinin adli olayda doğrudan delil niteliği taşıyan bir materyali resmi prosedür dışında incelemesinin nedenini sorguladı. Sonel, bunu “insani refleks” ve “ablanın ağlaması ve feryadı” ile açıkladı. Ancak, sim kartın neden savcılığa ya da emniyetin siber birimlerine teslim edilmediği sorusu, dosyanın en kritik noktalarından biri olarak kaldı.

“DÖNÜŞ SÜRECİYLE İLGİLİ BİLGİM YOK”

Bir diğer dikkat çekici konu ise sim kartın resmi kargo veya adli teslim zinciri yerine otobüs firmasıyla Ankara’ya gönderildiği iddiası oldu. Sorguda, Gökhan Ertok ile Şükrü Eroğlu’nun beyanlarına atıfta bulunularak, bu önemli materyalin neden kayıt dışı bir yöntemle sevk edildiği soruldu. Sonel, bu konuda bir bilgiye sahip olmadığını ve dönüş süreciyle ilgili de bilgisi olmadığını savundu. Savcılık, delilin korunması ve taşınması için resmi kayıt zincirinin neden kurulmadığı hususunda Sonel’e yanıt alamadı.

KARA KUTU İDDİASI

Gökhan Ertok ve Ferhat Güven’in ifadeleri üzerinden Sonel’e, dönemin koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun yalnızca koruma polisi değil, daha kritik bir bağlantıyı temsil edip etmediği soruldu. Tuncay Sonel, Şükrü Eroğlu ile ilişkisinin yalnızca görev çerçevesinde olduğunu savundu.

TUNCAY SONEL İLE GÖKHAN ERTOK ARASINDAKİ PARA TRAFİĞİ

Bir diğer önemli konu ise Gökhan Ertok’a yapılan para transferleriydi. MASAK raporlarına göre, Şükrü Eroğlu üzerinden parça parça gönderilen para transferleri sorguda gündeme getirildi. Sonel, bu ödemeleri “harçlık”, “yardım” ve “teknik bir ihtiyacı olmuş olabilir” şeklinde açıkladı.

KAMERA KAYITLARI VE HARD DİSK ŞÜPHESİ

Gülistan Doku dosyasında yıllardır tartışılan güvenlik kamera kayıtları da sorgunun merkezindeydi. K noktalarındaki kameraların neden değiştirildiği, kayıtların neden alınmadığı ve resmi kayıtlarda arıza görünmemesine rağmen neden değişim yapıldığına dair iddialara Sonel, bu konuda bilgisi olmadığını ve muhatabın il emniyet müdürlüğü olduğunu ifade etti.

Sonel, “Kayıtlar neden silindi, talimatı kim verdi, o kayıtlarda ne vardı?” suçlamasıyla ilgili iddiaları da reddetti.

HASTANE KAYITLARI SİLİNDİ İDDİASI

Gülistan Doku’ya ait olduğu öne sürülen 31 Aralık 2019 tarihli hastane giriş kaydının kaybolmasıyla ilgili Sonel, ne başhekimle ne de başka biriyle bu konu hakkında görüştüğünü belirtti. Hamilelik kaydı iddialarını ise sadece “halk arasında konuşulan söylentiler” olarak nitelendirdi.

OĞLU İLE İLGİLİ İDDİALAR

Savcılık, Gülistan Doku ile ilişkisi, hamilelik iddiası, olay günü bölgedeki varlığı ve silah taşıdığına dair beyanları Sonel’e yöneltti. Tuncay Sonel, bu iddiaların tamamını sert bir dille reddetti. Oğlundan “zerre kadar şüphe duymadığını” belirten Sonel, Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu tanımadığını ve aleyhindeki tüm anlatımların “kurgu” ve “iftira” olduğunu savundu.

“KUŞLARIMA KİM BAKACAK”

Mustafa Türkay Sonel hakkında yöneltilen silah, araç, hamilelik ve cinayet iddiaları karşısında Sonel, “karıncayı dahi incitmez”, “çok vicdanlı bir çocuktur” ve “kuşlarına kim bakacak diye beni aradı” sözleriyle savunma yaptı.

“VALİ BİZZAT CESEDE BAKIP GÜLİSTAN DEĞİL DEDİ” SORUSU

Şükrü Eroğlu’nun beyanı hatırlatılarak, Tuncay Sonel’e olay yerine gidip cesede bakarak “Gülistan değil” dediği iddiası soruldu. Sonel, olay yerine helikopterle gittiklerini ve oradaki genel kanaatin bunun başka bir kişiye ait ceset olduğu yönünde olduğunu ifade etti.

“İNTİHAR” ALGISI MI OLUŞTURULDU?

Savcılık, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından olayın sürekli baraj ve intihar ekseninde tutulduğu yönündeki iddiaları da Sonel’e yöneltti. Tanık beyanlarında, “Vali bu kızın intihar ettiğini ve barajda olduğunu söylüyordu” ifadesinin yer aldığı belirtildi. Sonel, bunu reddederek, aramaların sadece ailenin ısrarı nedeniyle devam ettiğini savundu.

CESET GÖMÜLDÜ MÜ?

Savcılık, Mustafa Türkay Sonel’in birini öldürdüğünü söyleyerek babasını ya da koruma polislerini aradığı ve ardından Gülistan Doku’nun cesedinin valiliğe ait araçla taşınarak Pertek-Koçpınar hattında gömüldüğü iddiasını doğrudan sordu. Tuncay Sonel, bu anlatımı “çok çirkin” ve “alçakça iftira” sözleriyle reddetti.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın