
Eskişehir’de planlanan Alpagut Atalan Altın Madeni için bilirkişi keşfi gerçekleştirildi. Bu önemli incelemeye, CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve Utku Çakırözer, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Barosu avukatları ile TEMA Vakfı Kıdemli Savunuculuk Koordinatörü Onur Küçük de katılım gösterdi.
Keşif çalışmaları sürerken, maden bölgesinin girişinde Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu üyeleri ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, burada düzenledikleri eylemle maden projesine karşı durduklarını ifade etti. Eskişehir Çevre Derneği Başkanı Sadık Yurtman, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer ve köylüler, hazırladıkları pankart ve dövizlerle tepkilerini gösterdi.
Bilirkişi incelemesini tamamladıktan sonra arazinin girişinde toplanan çevreciler ve köylüler, ellerindeki pankartlarla maden şirketlerine karşı protesto gerçekleştirdi. Vatandaşlar, sloganlar atarak altın madeni istemediklerini duyurdu.
Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, İliç örneğini hatırlatarak, “Burası cennet bir alan. Ancak vahşi madencilik, Türkiye’nin birçok bölgesinde olduğu gibi Eskişehir’de de var. Sakarya Havzası’nın konumu çok iyi anlaşılmalı. Üç kuruşluk kazanç için bu ülkenin doğası yok ediliyor. İliç’te yaşananların Mihalgazi’de de yaşanabileceği konusunda endişeliyiz. Bu kaynakları kimseye peşkeş çektirmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Toprağımızı satmak istemiyoruz”
Tarımla uğraşan Hasan Uzun, “Toprağımızı satmak istemiyoruz. Başından beri direniyoruz ama köyde kalanların sayısı yüzde 95 azaldı. Biz, tarım sayesinde geçimimizi sağlıyoruz. Bu bölge, 12 ay boyunca aktif bir yer. İç Anadolu’nun Antalya’sı olarak biliniyor. 2012’de köye yerleştim” dedi.
Mustafa Yörükçü ise, “Altın madenine karşıyız. Topraklarımızı vermek istemiyoruz. Tarım bitme aşamasına geldi. Bağlarımızı, dağlarımızı kaybettik, şimdi köyümüzü de kaybedeceğiz. Bu durum canımızı da tehdit ediyor. Bu yüzden madene karşıyız” şeklinde konuştu.
Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Selma Güder, “Madenin tarım üzerindeki olumsuz etkileri çok büyük. Su kaynaklarımız da her geçen gün azalıyor. Sakarya Havzası içerisinde yaşıyoruz ve burası Türkiye’nin üçüncü büyük nehri. Yer altı sularımız hızla kuruyor. Umarım bilirkişi heyeti sağduyulu bir karar alır” dedi.
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına Cevat Aydemir de, “Sakarya Nehri köylülerindir. Köylülerle birlikte Alpagut’u maden şirketlerine vermeyeceğiz. Bu verimli topraklardan maden şirketlerinin gitmesini istiyoruz” dedi.
“Siyanürden dolayı korkuyoruz”
Alpagut sakini Fatma Elevli, “Madenciliği istemiyorum. Siyanür kullanıldığı için burada yetişen ürünlerin satılamayacağı söyleniyor. Hayvancılığımız da tehlikede” ifadelerini kullandı.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, bu durumu oldukça üzücü bulduğunu belirterek, “Bu yemyeşil alanı korumak için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Termik santrali nasıl önlediysek, bu durumu da çözeceğiz. İktidarın bu konulardaki duyarsızlığı kabul edilemez. Vahşi madencilik yasası çıkararak müteahhitlerin işini kolaylaştırdılar” dedi.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Bu kadar güzel bir vadiyi yok etme isteği inanılır gibi değil. Böyle bir durumu kabul etmek mümkün değil” diyerek tepkisini dile getirdi. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



