
Artan maliyetler ve azalan talep ile mücadele eden esnaf ve sanatkârlar, şimdi de kamu alacaklarına yönelik uygulanan e-haciz yöntemleri nedeniyle işlerini sürdürmekte zorlanıyor. Bu durumu Meclis gündemine taşıyan CHP Tokat Milletvekili Kadım Durmaz, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na sunduğu soru önergesiyle esnafın yaşadığı finansal zorlukları ve e-haciz uygulamalarındaki haksızlıkları gündeme getirdi.
‘BORCUNU ÖDEMEK İSTEYENİN HESABI BİLE BLOKE EDİLİYOR’
Durmaz, önergesinde esnafın yalnızca borçları nedeniyle değil, aynı zamanda borcunu ödeme çabası sırasında karşılaştığı bürokratik engellerden de mağdur olduğunu ifade etti. Banka hesaplarının bloke edilmesi, günlük nakit akışını kesmekte önemli bir rol oynadığını vurgulayan Durmaz, “Esnaf, borcunu kapatmak için hesabına para yatırdığında bu para bile bloke edilerek kullanılamıyor. Tedarikçisine borcunu ödeyemeyen, kira ve personel maaşını ödeyemeyen esnafın ticari faaliyetleri durma noktasına geliyor. Bu bir tahsilat yöntemi değil, esnafı iş yapamaz hale getiren bir uygulamadır” dedi.
‘BORÇ VARSA KREDİ YOK’
Esnafın finansmana erişimdeki en büyük engelin vergi ve SGK borçları olduğunu hatırlatan Durmaz, Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla kredi almak isteyenlerin “borcu yoktur” şartı ile karşılaştığını belirtti. Bu durumun esnafı bir kısır döngüye soktuğunu ifade eden Durmaz, “Bir esnafımız borcunu ödemek için hesabına para yatırıyor, ancak sistem hemen bloke koyuyor. Kendi parasıyla borcunu ödeyemiyor! Kirasını ödeyemeyen, personel maaşını karşılayamayan, elektrik borcu yüzünden karanlıkta kalan esnaf nasıl üretim yapacak? Bizim görevimiz esnafın elektriğini kesmek değil, o dükkanın ışığını açık tutmaktır. Esnafı korumak, Türkiye’nin kalkınmasını korumaktır” şeklinde konuştu.
ESNAFIN BELİNİ BÜKEN KISIR DÖNGÜ
Finansmana erişimdeki adaletsizliğe dikkat çeken Durmaz, esnafın içine itildiği çıkmazı şu şekilde özetledi:
* Borcu Olana Kapılar Kapalı: “Esnaf zorluk yaşıyor, kredi almak istiyor. Ancak karşısına ‘borcu yoktur’ şartı çıkıyor. Borcu olmasa zaten krediyle işi olmaz! Bu mantık esnafı tefecinin eline iter, üretimden koparır.”
* Haciz Değil, Helalleşme: “Borcunu ödemek için tarlasını, dükkanını satmak isteyenler haciz engeliyle karşılaşıyor. Malını sattırmıyor, hesabına el koyuyorsun, sonra da ‘borcunu öde’ diyorsun. Bu esnafa ‘dükkânı kapat git’ demektir.”
BEKLENEN MÜJDE: ‘MASA BAŞI DEĞİL, ÇARŞI ODAKLI ÇÖZÜM’
Milletvekili Durmaz, esnafı ekonomik zorluktan kurtaracak ve yasal uygulamaları “esnaf lehine” dönüştürecek somut adımlar atılmasını talep etti:
* Yaşam ve İşletme Payı: E-haciz uygulamasında, esnafın dükkanını döndüreceği, evine ekmek götüreceği tutarların bloke edilmemesi gerekmektedir.
* Elektrik ve Temel Gider Güvencesi: Üretimin kesintiye uğramaması için enerji borçları nedeniyle kesinti yapılmamalı ve bu borçlar uzun vadeye yayılmalıdır.
* Kapsamlı Sicil ve Borç Barışı: Gecikme faizlerinin silinip, anaparanın esnafın ödeme gücüne göre taksitlendirildiği gerçek bir “can suyu” paketi açıklanmalıdır.
‘ESNAF GÜLERSE TÜRKİYE GÜLER’
Durmaz, esnafın lehine yapılacak her türlü teknik ve yasal değişikliğin aslında bir ülke meselesi olduğunu vurgulayarak, Bakanlığa yönelttiği 10 maddelik önergede şu soruları dile getirdi:
* Asgari İşletme Sermayesi: E-haciz uygulanırken, esnafın ticari faaliyetini sürdürebilmesi için bir “yaşam payı” veya kısmi bloke uygulaması neden yapılmıyor?
* Varlık Satışına Engel: Borcunu kapatmak için taşınmazını satmak isteyen esnaf, üzerindeki haciz nedeniyle satış yapamıyor. Bu, “fiili bir kilitlenme” değil mi? Bu konuda emanet hesap gibi kolaylaştırıcı bir model geliştirilecek mi?
* Yeni Yapılandırma Paketi: Gecikme faizlerinin silindiği, uzun vadeli ve kapsamlı bir yapılandırma paketi için SGK ile koordineli bir çalışma yürütülmekte midir?
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



