
Amerika’nın önde gelen kadın stand-up komedyenlerinden Joan Rivers, “O kadar çok estetik ameliyat oldum ki öldüğümde vücudumu Tupperware’e bağışlayacaklar” şeklinde esprili bir ifade kullanmıştı. (Tupperware, gıdaların tazeliğini koruyabilen, hava ve sıvı sızdırmayan plastik kaplar üreten bir marka.)
Türkiye’de de 2000’lerin başında Telsim için çekilen bir reklam filmi hafızalarda yer edinmiş durumda.
Cem Yılmaz’ın yaşlı bir adamı canlandırdığı bu reklam, “gelecekte” geçiyordu. Bu sahneyi unutmadım, çünkü o dönemlerde “acaba o yıllarda hayatta olur muyum?” diye düşünmüştüm.
O hayali gelecekte, Cem Yılmaz, Ajda Pekkan ile karşılaşıyordu. Ajda, bugün bile tanıdığımız güzelliğiyle, 2050’lerde bile genç görünüyordu!
Yılmaz’ın “Merhaba Ajda Pekkan. Ne o? Gerginsiniz bugün” repliği hala gülümsememe neden oluyor ve rastladığımda sıkça uyguladığım bir ifade haline geldi.
Bir zamanlar estetik operasyonlar şaka konusu olurken, bugünkü duruma geldiğimizde, bu tür işlemler oldukça yaygın hale geldi.
Estetik operasyon geçirenlerin yüzlerindeki şişliklerin inmesi ve morluklarının geçmesi için uzun süre insan içine çıkamadığı günlerden, artık her yerde genç kadın ve erkeklerin burun ameliyatı sonrası sargılarla dolaştıkları günlere geldik.
İstiklal Caddesi’nde, burun ameliyatından yeni çıkmış gençleri görmek, geçmişteki bu durumu hatırlatıyor.
Kadınların dolup taştığı kafelerde ve restoranlarda, “estetik doktorum beni yeniden yarattı” yazılı ışıklı reklamlar taşımadıkları günler geride kaldı.
Artık kimse estetik yaptırdığı için utanmıyor; ben de itiraf edeyim, zaman zaman gıdımı aldırmayı düşündüğüm oluyor.
Karşı Olanı Anlayamam
Elbette herkes bu şekilde düşünmüyor.
Bazı arkadaşlarım, “tıbbi zorunluluk olmadıkça” estetik ameliyatlarına karşı çıkıyor.
Bu durumu anlayabilmem mümkün değil.
Bir bireyin psikolojik olarak kendini iyi hissetmesi için estetik operasyon geçirmesi neden “tıbbi zorunluluk” olarak nitelendirilemesin?
Türkiye, Uluslararası Estetik Plastik Cerrahlar Birliği (ISAPS) raporlarına göre, dünya genelinde en çok estetik operasyon yapılan ilk 10 ülke arasında yer alıyor.
Bazı istatistikler Türkiye’yi ilk 5 içinde gösteriyor; bu durum, artan “sağlık turizmi” ile de bağlantılı.
Estetik plastik operasyon denilince yalnızca neşterle değil, botoks, lazerle cilt yenileme ve dolgu uygulamaları gibi birçok işlem de akla gelmeli.
ISAPS’a göre, Türkiye, nüfusuna oranla estetik plastik cerrahi uygulamalarında 20. sırada bulunuyor.
Bu alanda Güney Kore’nin önüne geçmek pek mümkün değil; o ülkede estetik operasyon geçirmemiş bir kadın kalmayacağı söyleniyor.
Geçtiğimiz yıl dünyada toplam 38 milyon estetik ve kozmetik operasyon gerçekleştirildi.
Bu sayıdan yaklaşık 17.4 milyonu cerrahi, 20.5 milyonu ise ameliyatsız işlemlerden oluşuyor.
Küresel Estetik Raporu’na göre, en çok yapılan operasyon göz kapağı ameliyatları. Ancak, yüz cerrahisinin yakında bu alanda liderliği ele geçirmesi bekleniyor.
ISAPS Global İstatistikleri’ne göre, Türkiye’de en çok tercih edilen cerrahi operasyon burun estetiği! Bu, sağlık turizminin de gözde alanlarından biri.
Bunu karın ya da kalçadan yağ aldırma (liposuction) takip ediyor.
Üçüncü sırada göz kapağı ameliyatları, dördüncü sırada meme büyütme ve küçültme operasyonları yer alıyor.
Doğum sonrası deformasyonlar ya da aşırı kilo kaybı sonrası sarkmaları gidermek için yapılan karın germe operasyonları ise beşinci sırada bulunuyor.
Yüz ve boyun germe işlemleri de bunu takip ediyor.
Saç ekimi, botoks/dolgu ve lazerle düzeltme gibi ameliyatsız kozmetik işlemler ise sayısal olarak hepsini geride bırakıyor.
Diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de sosyal medya, estetik operasyon eğilimlerini büyük ölçüde tetikleyen bir unsur.
Instagram ve TikTok gibi platformlarda yayılan her yeni trend, Türkiye’yi de etkiliyor.
Doktorların kapısını, ünlülerin fotoğrafları veya sosyal medya filtreleriyle çalarak randevu almak, “filtre dismorfisi” olarak adlandırılan bir eğilim haline gelmiş durumda.
Bu durum o kadar yaygın ki artık bir adı bile var.
İmrenilen Ünlüler
Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de kadınların en çok benzemek istedikleri sanatçılar arasında Hande Erçel (keskin çene hattı ve dolgun yanakları inceltmek için), Fahriye Evcen (göz ve elmacık kemiği belirgin bir yüz için), Serenay Sarıkaya (doğal ama çekici hatlar için) ve Meryem Uzerli (dolgun dudaklar için) öne çıkıyor.
Erkeklerde ise Can Yaman ve Kıvanç Tatlıtuğ gibi isimler dikkat çekiyor. Kadınlara bir önerim var; başkası olmaya çalışmak yerine kendiniz gibi olun, kendinizi geliştirin.
Carla Bruni, “artık yaşlandığı” yönündeki eleştirilere yanıt verirken, “Cazibe, deneyim ve zekayla ilgilidir” diyerek kalıcılığın önemini vurguluyordu.
“Güzellik” ile “aptallık” arasında seçim yaparken kalıcı olanı tercih eden Temel gibi!
Erkekler Azalınca…
Yıllar önce, dünyada en çok estetik ameliyatının Lübnan’da yapıldığına dair bir araştırma görmüştüm.
Araştırma, Lübnanlı her üç kadından birinin estetik amaçlı ameliyat geçirdiğini ortaya koyuyordu.
Raporda, bunun temel nedeninin uzun süren iç savaş ve komşularla yaşanan çatışmalarla erkek nüfusunun azalması olduğu belirtiliyordu. Erkek sayısının azlığı, kadınlar arasında eş bulma yarışına dönüşmüştü.</p
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



