
Haber: Beril KALELİ/Hakan KAYA
(KOCAELİ/KANDIRA) Dilovası’nda, 8 Kasım 2025’te gerçekleşen ve 3’ü 18 yaşından küçük 7 işçinin hayatını kaybettiği Ravive Kozmetik parfüm dolum imalathanesi faciasıyla ilgili dava, Kandıra Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu’nda üçüncü gününde devam ediyor. İddianamede, imalathane sahiplerinin kaçışına yardım ettiği ileri sürülen Onay Yörüklü, savunmasını gerçekleştirdi. Yörüklü’ye bir müşteki avukatı tarafından yöneltilen, “Ali Osman Akat ile cezaevinde tanıştınız. Akat’ın 110 kilo kokainle yakalandıktan sonraki hızlı yükselişini sorgulamadınız mı?” sorusuna, “Bunun bir sorun olacağını düşünmedim” yanıtını verdi. Ayrıca, Ali Altay ve İsmail Oransal ile birlikteki kişileri polise kendisinin teslim ettiğini belirtti.
Dava sürecinin ilerlediği günlerde, sanıklardan Ali Osman Akat, duruşma sırasında ölen işçilerin ailelerine dönerek, “Sesim basiretli geliyor mu?” diye sormuştu. Kimlik tespiti esnasında “basiretli iş adamı” ifadesini kullanan Akat, bu sözlerine tepki gösteren aileler ve avukatlara ise, “Şov yapmayın” şeklinde seslenmişti.
Bugünkü oturum, saat 10.40’ta başladı ve Yörüklü, sanık kürsüsüne çıkarak savunmasını yaptı. Genellikle inşaat sektöründe çalıştığını ve sanıklardan Ali Osman Akat ile cezaevinde tanıştığını belirtti. Yörüklü, Akat’ın kendisine, “Polise teslim et demiş olsaydı, ben o anda onları polise götürürdüm” dediğini aktardı.
Yörüklü, Bodrum’da yaşarken Akat’ın kendisini arayıp, “Gelip burada çalışabilirsin” dediğini ifade etti. Olay günü TOKİ şantiyesinde bulunduğunu ve Akat’ın kendisini arayarak, “Burada yeğenlerim var, ağırlayabilir misin?” dediğini belirtti. Akat’ın ardından, “Haberleri görebildin mi?” dediğini ve haber linkinin kendisine daha sonra iletildiğini söyledi.
Fabrikanın outlet kısmında güvenliğe, “Burada kimse var mı?” diye sorduğunda, arabada bekleyen iki yeğenle ve Abdurrahman Bayat ile karşılaştığını anlattı. Abdurrahman’ın, Altay’la konuştuğunu ve çantaları almaları gerektiğini söylediğini aktardı. Yörüklü, yeğenleri alıp Marmara Ereğlisi’ne götürdüğünü belirtti ve cep telefonuna gelen haber linkinin içerik olarak tüyler ürpertici olduğunu ifade etti. Akat’a mesaj atarak, “Bu olay nerede oldu?” diye sorduğunu, Akat’ın ise kendisine, “Bu yeğenlerimin babasının fabrikası. Yeğenlerimin can güvenliği tehdit altında olduğu için orada bulunuyorlar” yanıtını verdiğini söyledi.
Yörüklü, adının dava dosyasında geçmesinin ardından ailesinin kendisiyle olan ilişkisini kestiğini ve ablasının STK’larda yer aldığını, mağdur aileler ile anma törenine katıldığını belirtti. “Böylesi bir dosyada yargılanıyor olmanın utancı içerisindeyim. Kendi geçmişime, demokratik topluma karşı utanç içerisindeyim” şeklinde konuştu.
Yörüklü, Oransal kardeşlerinin kendi iradesiyle emniyete teslim olduğunu öne sürerek, olay anında Akat’ın kendisine, “Ben emniyet ile irtibat halindeyim. Orada bekle, onlar bir yere kaçmasın” dediğini, kendisinin ise kimsenin bekçisi olmayacağını söylediğini aktardı. Daha sonra Kocaeli Emniyeti’ni aradığını ve polis memuruyla uzun bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade etti.
Yörüklü, teslim edilen iki kardeşi emniyete götürdüğünü ve ardından kendisinin gözaltına alındığını belirtti. Akat’ın, “Bu çocukların babasının fabrikası, bunların suçu yok” dediğini de ekledi. Yörüklü, internetten araştırma yapmasına rağmen gitmemesi gerektiğini düşündüğünü, kendisine iletilen bir notun ardından Akat ile iletişim kurmaya çalıştığını söyledi.
Mahkeme başkanı, davada telefon çözümünün yer almadığını belirterek, “Telefonun şifreli mi? Geri mi aldın? Dosyada görünmüyor” dedi. Yörüklü, telefonunu teslim ettiğini ve şifresini kaldırdığını, neden incelenmediğini anlamadığını ifade etti. Müşteki avukatı, Akat’ın 110 kilo kokainle yakalandıktan sonraki hızlı yükselişini sorgulayıp sorgulamadığını sorduğunda, Yörüklü, “Bunun bir sorun olacağını düşünmedim. Sosyal ilişkilerin belirli şeylerle sınırlandırılması gerektiğini düşünmüyorum” yanıtını verdi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



