Faili Meçhul Cinayetler İçin Yeni Araştırma Talebi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Faili Meçhul Cinayetler İçin Yeni Araştırma Talebi

Haber: Ahmet ÜN

(DİYARBAKIR) – Diyarbakır Barosu, Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve Meclis’teki siyasi partilere yaptığı başvuruda, 1990’lı yıllarda meydana gelen faili meçhul cinayetlerin araştırılması için kapsamlı bir inceleme talep etti.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı”, faili meçhul soruşturma dosyalarının incelenmesi sürecini başlattı.

Diyarbakır Barosu, Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu gibi ilgili kurumlara, faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve ağır insan hakları ihlalleri ile ilgili cezasızlıkla mücadele kapsamında zamanaşımına dair yasal düzenleme talebinde bulundu.

Başvuruda, zamanaşımı uygulamalarının kaldırılması ve etkin soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiği vurgulanarak, yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetleri kapsamlı bir şekilde araştırması gerektiği ifade edildi.

“3 BİN 500 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET VE YÜZLERCE ZORLA KAYBETME VAKASI BULUNMAKTADIR”

1990’lı yıllarda Türkiye’de özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde meydana gelen faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve ağır yaşam hakkı ihlalleri, Türkiye’nin yakın tarihindeki en ciddi insan hakları ihlalleri arasında yer aldığı belirtildi. Başvuruda, şu ifadelere yer verildi:

“Gazeteciler, siyasetçiler, insan hakları savunucuları, avukatlar, aydınlar, köylüler ve siviller hedef alınmış; birçok kişi gözaltında kaybedilmiş, işkenceye maruz kalmış ya da faili meçhul saldırılar sonucunda hayatını kaybetmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde hazırlanan 1995 tarihli Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu’na göre, faili meçhul siyasi cinayet sayısı bin 797 olarak kaydedilmiştir. Türkiye İnsan Hakları Vakfı verilerine göre ise 1990-2011 yılları arasında en az bin 901 faili meçhul cinayet gerçekleştirilmiştir. İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’nin verilerine göre, yalnızca 1990’lı yıllarda devlet görevlileri tarafından gerçekleştirilen yaklaşık 3 bin 500 faili meçhul cinayet ve yüzlerce zorla kaybetme vakası bulunmaktadır.”

“FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER VE KAYIPLARA İLİŞKİN ARŞİVLER KAMUOYUNA AÇILMALIDIR”

Başvuruda, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde ağır insan hakları ihlallerinin faillerini soruşturma ve yargılama yükümlülüğüne dikkat çekildi. Talepler arasında şunlar yer aldı:

“1 – Faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler, işkence ve diğer ağır yaşam hakkı ihlallerinde zamanaşımının uygulanmamasına yönelik gerekli anayasal ve yasal düzenlemelerin yapılması,

2 – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları doğrultusunda yaşam hakkı ihlallerinde etkili soruşturma yükümlülüğünün eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi,

3 – 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerin yaygın ve sistematik niteliği göz önünde bulundurularak insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesine yönelik gerekli hukuki ve kurumsal çalışmaların başlatılması,

4 – Zamanaşımı gerekçesiyle kapatılmış veya düşürülmüş faili meçhul cinayet ve zorla kaybetme dosyalarının yeniden incelenmesi için özel yasal mekanizmaların oluşturulması,

5 – Savcılıklar başta olmak üzere, ilgili tüm yargı makamlarının geçmişte devlet görevlilerinin karıştığı ağır insan hakları ihlallerine dair soruşturmaları özel olarak görevlendirilmiş savcılar aracılığıyla yürütmesi,

6 – Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve diğer ağır insan hakları ihlallerini araştıracak bağımsız ve tam yetkili bir hakikat ve araştırma komisyonu kurulması,

7 – Birleşmiş Milletler Zorla Kaybetmelere Karşı Herkesin Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’nin hiçbir çekince olmaksızın kabul edilmesi ve sözleşme kapsamındaki komitenin yetkilerinin tanınması,

8 – Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’ne taraf olunması ve mahkemenin yargı yetkisinin tanınması,

9 – Toplu mezarların açılması süreçlerinde Minnesota Otopsi Protokolü’nün uygulanması ve tüm süreçlerin kayıp yakınları ile insan hakları örgütlerinin denetimine açık bir şekilde yürütülmesi,

10 – Başta Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumların faili meçhul cinayetler ve kayıplara ilişkin arşivlerini kamuoyuna açması ve sağlıklı veri paylaşımında bulunması,

11 – Zamanaşımı tehdidi altındaki dosyalarda etkin soruşturma gerçekleştirilerek sorumluların tespit edilmesi için gerekli tüm işlemlerin gecikmeksizin yapılması.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın