Fatih Altaylı: Çerçeve Yasa Geç Kalınmış Bir Adım

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Fatih Altaylı: Çerçeve Yasa Geç Kalınmış Bir Adım

Gazeteci Fatih Altaylı, Meclis’e sunulan çerçeve yasası ile ilgili düşüncelerini paylaştığı yazısında, “Bu yasa, geç kalmış bir düzenlemedir. Aslında bu yasanın, 25 ya da 20 yıl önce çıkarılması gerekirdi. Öcalan Türkiye’ye teslim edildikten sonra böyle bir yasa çıkarılsaydı, Türkiye çok daha fazla zaman kazanmış olurdu ve son 20 yılın sıkıntılarını yaşamazdık.” şeklinde ifadelerde bulundu.

Altaylı, bugünkü köşe yazısında Meclis’e sunulan çerçeve yasaya dair eleştirilerini ortaya koydu. Yeniden Refah Partisi’nin bu yasanın referanduma götürülmesini talep ettiğini belirten Altaylı, “Bu tür yasalar asla referanduma götürülmez. Eğer bir risk varsa, o durumda devleti yönetenler bu yasaların riskini üstlenmelidir. Bu risk, konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip olmayan ve duygusal davranma eğilimi yüksek olan halkın omuzlarına yüklenemez. Dolayısıyla referandum önerisini bir kenara bırakın, bu mümkün değil.” dedi.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

Altaylı’nın yazısının devamında, “Çerçeve Yasa Meclis’e ulaştı. TBMM’ye gelene kadar ‘devlet sırrı’ olarak saklanmış bir düzenleme. Bu yasanın öncüsü Devlet Bahçeli’den bile gizlenmişti.” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz yaz, amacı belirsiz bir komisyonun kurulduğunu hatırlatan Altaylı, “Bu komisyon, çerçeve yasayı değilse bile yasanın çerçevesini hazırlayacak sanılıyordu. Fakat bu olmadı; komisyondan hiçbir sonuç çıkmadı.” dedi.

Uzun bir sessizlik döneminin ardından, kimseye belli edilmeden bir yasa taslağı hazırlandığını ifade eden Altaylı, “Ve sonunda yasa Meclis’te.” dedi.

Bu düzenlemenin resmi adı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” olarak tanımlanmakta. Toplamda 12 maddeden oluşan bu yasa, aslında bir infaz kanunu olarak yorumlanıyor.

Eğer bu teklif yasalaşırsa, cezaevindeki 4500 PKK ve KCK mahkumundan 3900’ü serbest kalacak. Ayrıca, halen aktif olan ve Kuzey Irak’ta ya da dağda bulunan PKK’lı ve KCK’lılar da bu “aftan” yararlanma imkanına sahip olacaklar.

Yasa, Öcalan’ın aftan yararlanmasını engelleyecek şekilde düzenlenmiş ancak Öcalan da bir tür “adli kontrol” altında yaşayacak. İmralı’da, adayı terk etmemek koşuluyla serbestçe hayatını sürdürebilecek. Geleni gideni olacak, çalışmalarını orada yürütecek. Bu durum, adli kontrol altında olan ve evinden yayın yapan kişiler gibi bir ev hapsine benziyor.

Altaylı, böyle bir yasanın uygulanabilirliğini sorgulayarak, “Böyle bir yasa olur mu?” sorusunu yöneltti. Bunun mümkün olduğunu belirten Altaylı, “Dünyada terör ile mücadele eden tüm ülkeler benzer yasalar çıkarmıştır. Devletlerin böyle yasalar çıkarma yetkisi vardır.” dedi.

Yeniden Refah Partisi’nin referandum talebini yineleyen Altaylı, “Böyle yasalar referanduma götürülmez. Devleti yönetenler, bu yasaların riskini üstlenmelidir.” dedi.

Kendisi için bu yasayla ilgili düşünceleri sorulduğunda, “Geç kalmış bir yasadır.” diyen Altaylı, “Bu yasa, 25 ya da 20 yıl önce çıkmalıydı. Öcalan Türkiye’ye teslim edildikten sonra böyle bir yasa çıkarılsaydı, Türkiye çok zaman kazanmış olurdu.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2004 yılında böyle bir yasanın gerekliliğine inandığını belirten Altaylı, “Eğer AK Parti 2004’te Diyarbakır’da yerel seçimleri kazansaydı, belki de bu yasa 20 yıl önce çıkarılabilirdi.” dedi.

Daha sonra, “Başarılı olur mu?” sorusuna yanıt veren Altaylı, “Bunu bilemeyiz. Genelde bu yasalar, taraflardan biri ‘pes’ ettiğinde çıkar. Öcalan’ın çoktan pes ettiğini düşündüm.” dedi.

Son olarak, Altaylı, “Kafamdaki tek soru işareti ise Çetin Arkaş.” diyerek, Çetinkaya Mağazası Katliamı’nın sorumlusunun cezasını tamamlayıp serbest kaldığını ve “Pişman değilim.” dediğini hatırlattı. Altaylı, “Eğer cezaevinden çıkacak olanlar da böyle yaparsa, yasada belirtilen toplumsal bütünleşme sağlanamaz.” dedi.

Altaylı, Öcalan’ın bu yasa konusunda Devlet Bahçeli kadar samimi olması durumunda, Çetin Arkaş’ları susturması gerektiğini ifade ederek, “Bu tutum, yasanın getireceği havanın önündeki en büyük engeldir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın