
Gazeteci Fatih Altaylı, son zamanda gündemi meşgul eden fon ve borsa soruşturması hakkında çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Altaylı, bu soruşturmanın bazı gruplar arasında bir mücadele haline geldiğini belirterek, medya mensuplarının manipülasyona maruz kalabileceği konusunda uyarılarda bulundu. “Dürüst gazeteciler kendilerini bile bile kullandırmayacaklardır; ancak manipülasyon ve bilgi paylaşımları ile yönlendirilebilirler” ifadesini kullanan Altaylı, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesi gerektiğinin altını çizdi.
DÜRÜST GAZETECİLERİN DİKKATLİ OLMA ZAMANI
İşte Fatih Altaylı’nın fon soruşturması ile ilgili dikkat çeken o yazısı:
“Muhalif medya olarak başlayacaktım yazıya ama vazgeçtim.
Dürüst medya demek daha uygun olacak. Öyle başlayayım.
Dürüst medya, ister muhalif ister iktidar yanlısı olsun, son derece dikkatli olması gereken bir dönemden geçiyor. Hem de fazlasıyla dikkatli.
Çünkü iktidar içinde kaçınılmaz bir kavga ve tartışma başlamış durumda. Bu kargaşanın tarafları, birbirlerini yıpratmak amacıyla troller değil, dürüst olarak bilinen muhalif veya iktidar yanlısı gazetecileri kullanmaya çalışacaklar.
Dürüst gazeteciler, kendilerini bile bile kullandırtmayacaklardır; ancak iyi niyetli olmaları ve gazeteci kimlikleri nedeniyle manipülasyon ve bilgi paylaşımları ile yönlendirilebileceklerdir.
Dün itibarıyla borsa yolsuzluğuna dair 175 kişi hakkında adli işlem başlatılmış, 50 kişi tutuklanmış, 93 kişi hakkında adli kontrol uygulaması başlatılmış ve 22 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır. Gözaltında ise 10 kişinin sorguları devam etmektedir.
Pek çok kişi ve şirketin milyarlarca liralık mal varlıkları dondurulmuştur.

Tutuklanan, adli kontrol altına alınan ve yakalama kararı çıkarılan kişilerin neredeyse tamamı AK Partili, AK Partililerin çocukları veya yakınlarıdır. Bunlar bilinenler. Kuşkusuz, daha önce milyarlarca liralık vurgunlar yapmış başka birçok iktidar mensubunun yakını da mevcut.
Bu kişiler, soruşturmayı sulandırmak, soruşturmayı başlatan ve yürütenleri korkutmak için trolleri ve satılık olduğu bilinen sözde gazetecileri kullanmayacak; güvenilir, dürüst gazetecilere bilgi sızdıracaklar.
Bu haberlerin yedisinin doğru, üçünün ise yalan olacağına emin olabilirsiniz. Bu yolla sorgulamaları yürütenleri korkutmaya, geri adım attırmaya ve soruşturmaları akamete uğratmaya çalışacaklardır.
Aynı durum, muhalefet partilerinin sözcüleri için de geçerli. Dolandırıcılık fonlarına yönelik soruşturma ve işlemlerden rahatsız olan bir grup AK Partili, muhalefete bilgi sızdıracak ve soruşturmaları destekleyenlere muhalefeti kullanarak diş göstermeye çalışacaktır.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin “Gelen her bilgiyi paylaşmıyoruz. Çok dikkatliyiz” açıklaması bu bağlamda önemli. Bu dikkati sürdürmeleri ve daha titiz bir eleme yapmaları gerekiyor.
Bu büyük olayın, daha önceki pek çok vakada olduğu gibi halı altına süpürülmemesi için çaba göstermek ile, gündemde tutmak ile ve bu soygunu yapanların iç hesaplaşmasında kullanılarak bilmeden de olsa hırsızların bir bölümünün ekmeğine yağ sürmek arasında ince bir denge vardır.
Biliyorum, pek çoğunuzun ve pek çoğumuzun aklından çok daha kapsamlı bir soruşturma yapılması gerektiği geçiyor. Ancak unutmayın ki, savcılar şu anda son derece zor bir iş yapıyorlar. İktidara yakın isimlerden nasıl bir baskı altında olduklarını tahmin etmek zor değil. AK Parti’nin en makbul ailelerinden birinin, genel başkan yardımcısının ve eşinin malvarlığının dondurulmasının talep edilmesi, birçok kişi için inanılmaz bir durumdu. Ancak bu gerçekleşti.
Türkiye, dört bakanın yolsuzlukları ile sarsılırken, bu isimlere kimse dokunmamıştı. Bugün, en azından şu an için dokunulması zor olan isimlere yönelik bir soruşturma yürütülüyor.
Yapmamız gereken, bu soruşturmanın sağlıklı bir biçimde yürütülmesine destek vermek ve sonuna kadar gitmesini sağlamak.”



