Fatih Sultan Mehmet’in Sofrasındaki Gizemli Lezzetler

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Fatih Sultan Mehmet’in Sofrasındaki Gizemli Lezzetler

Günümüz liderlerinin yemek alışkanlıkları, adeta kalın bir sis perdesinin arkasında gizlenmiş durumda. Resmi ziyaretlerde ve misafirliklerde sunulan mütevazı yemekler bir yana, asıl merak edilen, bu liderlerin evlerinde pişirilen yemeklerdir. Yani, ev mutfaklarında hangi lezzetler yer alıyor?

Kameraların olmadığı anlarda ne tür yiyecekleri tercih ediyorlar? Siyasi olmayan, günlük yaşamda en çok sevdikleri yemekler hangileri?

Bu yemeklerin hangi yörelere ait olduğu, hamur mu, et mi, yoksa balık mı olduğu gibi sorular, günümüz liderlerinin sofrasında gizli kalmış olsa da, tarihteki bazı liderlerin yedikleri hakkında daha fazla bilgi sahibiyiz.

Örneğin, Fatih Sultan Mehmet’in mutfağı hakkında oldukça fazla bilgi bulunmaktadır.

Bizans’ı fetheden bu büyük padişah, tek başına yemek yemesiyle bilinse de, yediği yemekler hakkında en fazla bilgiye sahip olduğumuz isimlerden biridir. Araştırmacı Priscilla Mary Işın, bunun sebebi olarak saray muhasebe defterlerinin titizlikle tutulmasını göstermektedir.

Gerçekten de, saray mutfağına giren malzemelerin kaydının en detaylı şekilde tutulduğu dönem, Fatih’in saltanatıdır.

Bu kayıtlara dayanarak, Fatih’in sofrasındaki yemekler hakkında bazı tespitlerde bulunmak mümkün:

* Fatih’in sıkça tükettiği yemeklerin başında kestaneli bulgur pilavı ve kavunlu zerde yer alıyordu. Kestanelerin Bursa’dan, özellikle Kızık köylerinden temin edildiği düşünülüyor. Bulgurun nereden getirildiği ise net olarak bilinmiyor, ancak bunun Siyez bulguru olduğunu tahmin ediyorum.

* Sultan, deniz ürünlerine de oldukça düşkün biriydi. Kekikli yılan balığı, sofrada özel bir yere sahipti. Ayrıca soğanlı ve sarımsaklı balık yahnisi de tercihleri arasındaydı. Terkos Gölü’nden avlanan lezzetli Mersin morinası da favorileri arasındaydı. Müslümanların tüketmekten kaçındığı istiridye ve karides bile Fatih tarafından sevilmekteydi. Özellikle iftar sofralarında havyar tercih edilen yiyeceklerden biriydi.

* Koruk ekşisi ve kuşbaşı etle yapılan “ekşili çorba” Fatih’in en sevdiği çorbalardandı. Bazı kaynaklarda bu çorba “düğün çorbası” olarak da anılmaktadır. Padişah için yapılan tarhana çorbası, yavanlıktan kurtulması için servis sırasında peynir ve yumurta ile zenginleştiriliyordu. Bir diğer favorisi ise kayısı çorbasıydı, ancak bu çorbanın tarifine kaynaklarda rastlanmamaktadır. Çorbalarını genellikle sabah ezanından sonra yapılan kahvaltılarda tükettiği belirtiliyor.

* Fatih’in kebaplara olan düşkünlüğü de biliniyor, ancak kebabın çeşidi ve yapılışı hakkında fazla bilgi yok. Bilinen tek şey, kebabın beyaz undan yapılan ve “kirde” denilen tandır ekmeği üzerinde servis edildiğidir. Kebap yanında yoğurt ve kuru soğanla birlikte tüketildiği için, padişahın tandır kebabı yediği söylenebilir. Bu gelenek, Selçuklu döneminden beri sürdürülmektedir.

* “Menlene” adı verilen yemek de Fatih’in favorileri arasında yer alıyor. Peynir, kaymak ve ıspanakla yapılan bu yemeğin nasıl hazırlandığına dair pek fazla bilgi yok. Ancak tahminimce, soğanla kavrulan ıspanak, kaymak ve peynir ile harmanlanarak dürüm şeklinde servis ediliyordu.

* Kabuniye, Fatih’in en sevdiği yemeklerden biriydi. Anadolu’nun birçok kentinde hâlâ yapılan bu yemek, soğan, nohut, baharat, kayısı ve kuşbaşı etle hazırlanıyor ve tereyağlı pilavın üstünde sunuluyordu. Fatih’e sunulan yemeği çok beğenen kaynanasının yöre şivesiyle “Gı bu ne?” dediği söylenmektedir.

* Fatih’in sıkça tükettiği yemeklerden biri de lalanga. Günümüzdeki krep ile benzerlik gösteren bu yemek, un ve sütle karıştırılmış yumurtanın kızgın tavaya dökülüp pişirilmesiyle hazırlanır. Belgelere göre Fatih’e peynirli, kabaklı ve şalgamlı lalanga yapılırdı.

* “Çendeleme” adı verilen sabah kahvaltısı için hazırlanan bu yiyecek hakkında pek fazla bilgi yok. Ancak, peynir, süt ve kabak içeren bu yiyeceğin, rendelenen kabak, peynir ve sütle hazırlanan bir tür mücver olduğunu düşünebiliriz.

* Fatih’in en sevdiği yumurta yemeği ise soğanlı yumurta ya da Enderun yumurtası olarak biliniyor. Kayıtlarda bu yemek “çılbır” olarak geçiyor, ancak günümüzdeki sarımsaklı yoğurtlu yumurta yemeği ile karıştırılmamalıdır. Bu yemek, soğanların uzun süre kavrulmasıyla hazırlanmaktadır.

* Yemeğin yanında özel olarak hazırlanan ekmeklerin de önemli bir yeri vardı. Titizlikle elenmiş beyaz undan yapılan ekmekler, kuyruk yağı ya da bakla unu ile karıştırılıp hazırlanıyordu. Ayrıca hamura susam, çörek otu ve rezene tohumu da katılmaktaydı.

* Paçanın da sabah kahvaltısında özel bir yeri bulunuyordu. Genellikle işkembe ile karıştırılan paçanın yanında sunulan pideye, kabak, peynir ve yumurta ekleniyordu.

* Mantı, Fatih’in sofrasının vazgeçilmezlerinden biriydi. Bu yemek, padişahın en sık tükettiği lezzetlerden biriydi. Onunla birlikte kaşık sallamayı çok isterdim.

* Tatlı olarak, havanda dövülmüş pirinç unu, süt, şeker ve didilmiş tavuk göğsü ile yapılan “memnuniye” adlı tatlı, Fatih’in en sevdiği tatlılar arasındaydı. Bu tatlının yapılışı, malzemelerin helva gibi pişirilip, özel bir kaşıkla şekil verilerek kızartılması şeklindeydi.

* Topkapı Sarayı’nın muhteşem manzarası eşliğinde, Fatih Sultan Mehmet için özel olarak hazırlanan siyah veya kırmızı üzüm suyu ve Hindistancevizi suyuyla yapılan özel bir şerbet de servis edilirdi.

Fatih’in sofrasındaki yemeklerin çeşitliliği ve lezzeti, kullanılan malzemelerin kalitesi ile birleşince damak çatlatan bir deneyim sunuyordu. Ancak, bu lezzetli yemeklerin tek başına, yüce padişaha ne denli keyif verdiğini merak etmekteyiz.

Padişahın damağına düşkünlüğü, onun ölüm nedenlerinden birini de oluşturmuş. Kimi araştırmacılar, Fatih’in ölümünün gut hastalığından kaynaklandığını öne sürerken, diğerleri ise aşçıbaşı tarafından zehirlendiğini iddia etmektedir.

Bu bilgileri aklınızda bulundurmanızda fayda var.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın