Feti Yıldız: Dezenformasyon Yasası Sansür Değil!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Feti Yıldız: Dezenformasyon Yasası Sansür Değil!

iahaber Haber Merkezi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, birçok gazetecinin tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen dezenformasyon yasasına ilişkin görüşlerini paylaştı. Yıldız, bu yasayla birlikte tehlike suçlarının ifade özgürlüğü açısından belirsizlikler ve yanlış anlamalara yol açabileceğini ifade etti. “İlk imzacısı olduğum bu düzenleme bir sansür kanunu değildir” diyen Yıldız, dezenformasyon yasasının eylemlerin ‘kamu barışını bozmaya’ uygun olması gerektiğine dikkat çekti ve ‘dezenformasyon’ olarak adlandırılan eylemlerin, bireylerin düşünce açıklama ya da haber verme haklarıyla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Yıldız, maddenin 2. cümlesinde yer alan “Ancak haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” ifadesinin hukuka uygunluk sağladığını belirtti.

Gazeteciler Alican Uludağ ve İsmail Arı’nın tutuklanmasının ardından yeniden gündeme gelen dezenformasyon yasası hakkında sosyal medya üzerinden açıklamalarda bulunan Yıldız, “Aklın ve sabrın kılavuzluğunda haklı veya haksız şekilde iddia edilen şeyleri dikkatlice izliyoruz” dedi. Yıldız’ın paylaşımında şu ifadeler yer aldı:

“1-Dezenformasyon yasasıyla ilgili tartışmalarda bazı kavramları hatırlatmak istiyorum.

Ceza yargılamasının temel amacı, insan onuruna yakışır bir biçimde maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Ancak yapılacak araştırmalar sınırsız değildir ve bu süreçte kişisel ve toplumsal değerlerin korunması gerekmektedir.

Mahkeme, ispat sürecinde tüm şüpheleri aşarak rasyonel bir kanaate ulaşmalıdır. Bu kanaat kesin, objektif ve inandırıcı olmalıdır. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereğince, kimse kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; ayrıca kimseye kanunda belirtilen cezanın dışında bir ceza uygulanamaz.

Kanun yapma yetkisi yalnızca yasama organına aittir. Suç ve ceza içeren kurallar da ancak yasama organı tarafından belirlenebilir. İdarenin suç ve ceza içeren kurallar koyma yetkisi yoktur.

Suç ve ceza kurallarının bireylerin toplumsal hayatını etkilediği için, uygulanacak normun çerçevesi kesin bir şekilde çizilmelidir. Suç ve ceza içeren maddi ceza hukuku normları arasında kıyasa yer yoktur.

Aklın ve sabrın kılavuzluğunda haklı veya haksız şekilde iddia edilen şeyleri dikkatlice izliyoruz. Tehlike suçlarının ifade özgürlüğü açısından oluşturduğu belirsizlikler, herkesin malumudur.

Demokratik hukuk devletleri, tehlike suçları düzenlemelerine mümkün olduğunca uzak durmayı tercih etmiştir. Yasa teklifi hazırlanırken eleştirilerin dikkate alındığına vurgu yapıldı. Farklı nedenlerle tehlike suçları, her ülkenin ceza kanunlarında yer bulmaktadır.

İftira, hakaret, şeref ve saygınlığı zedeleyici ifadeler, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet içeren söz ve eylemler hukuki korumadan yoksun kalmakta ve cezai yaptırımlara tabi olmaktadır. Amaç, toplumda huzur ve güvenliği sağlamak ve kamu barışını korumaktır.

Dezenformasyon yasası hazırlanırken birçok batılı ülkenin örnek hukuku detaylı bir şekilde incelenmiştir. Teklifin yasalaşması sürecinde kapsamlı tartışmalar yapılmıştır. Suçun oluşması için gerekli beş şartın bir arada bulunması gerektiği ifade edilmiştir.

İlk imzacısı olduğum bu yasa, bir sansür kanunu değildir. TCK’daki düzenlemeye göre:

Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratma amacıyla, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli bir şekilde alenen yaymak suç olarak tanımlanmıştır.

‘Kamu barışını bozmaya’ elverişli olması, suçun oluşması için ilk şarttır. Bu suç, somut bir tehlike suçudur. ‘Dezenformasyon’ olarak nitelenen eylemler, bireylerin kanaatlerini açıklama veya haber verme haklarıyla karıştırılmamalıdır. Bu nedenle, halk arasında endişe, korku veya panik yaratma amacıyla gerçekleştirilmesi ek bir unsur olarak aranmaktadır.

Dezenformasyona konu olan içerik, ülkenin güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili doğrudan asılsız veya tahrif edilmiş bilgi içerebilir. Yasanın öngördüğü beş şart bir arada gerçekleşmezse, dezenformasyon suçu oluşmaz (TCK 217 A).

‘Kamu Barışına Karşı Suçların’ ortak hükümleri TCK 218. maddesinde yer almaktadır. Maddenin 2. cümlesinde geçen ‘Ancak haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz’ hükmü, hukuka uygunluk sağlamakta ve haber verme sınırını aşmayan bildirimlerin dezenformasyon suçu oluşturmadığını ortaya koymaktadır.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın