Fidan: Filistin İçin İslam Dünyası Birlikte Hareket Etmeli

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Fidan: Filistin İçin İslam Dünyası Birlikte Hareket Etmeli

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, güncel konularla ilgili açıklamalarda bulundu.

Fidan’ın açıklamalarının ana hatları şu şekilde özetlenebilir:

“Kriz başladığı andan itibaren net bir duruş sergiledik. Filistin meselesini ciddiyetle ele alan bir hükümetiz. Cumhurbaşkanımızın bu konudaki duyarlılığı son derece yüksek. Kamuoyunun vicdani ve duygusal hassasiyetini, gerçek hayat politikamızda en iyi şekilde yansıtmak zorundayız.”

“Uluslararası toplumun Filistin meselesini ortak bir sorun olarak gördüğünü biliyoruz. Ancak, gerçek bir ortak çaba her zaman eksik kalmıştı. Biz, başta İslam ülkeleri olmak üzere, ortak çabayı harekete geçirmek için adımlar attık. Kriz başladığında, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi zirvesinde, ilk kez tarihi bir şekilde bir grup oluşturduk. Türkiye, bu yedi üye ülkeden biri olarak Filistin meselesinde İslam dünyasını temsil etmekte ve gündem oluşturma çabası içindedir.”

“Daha önce İslam dünyasının ne nüfus ne de ekonomik gücü, ortak bir ağırlık oluşturma noktasında etkili olamamıştı. Bunun yapısal, liderlik ve stratejik sorunları vardı. Ancak Cumhurbaşkanımızın bölge ülkeleri üzerindeki etkisi, bu sorunların aşılmasını sağladı.”

“Burada başlattığımız dinamiğin, Trump’ın dikkate alması gereken önemli mesajlar içermesi gerekti. Sekiz ülke, 800 milyon Müslümanı temsil ederek Trump ile bir araya geldi ve dediler ki: ‘Sayın Trump, barış insanı olduğunuzu biliyoruz. Burada da barışa ihtiyaç var ve Netanyahu’nun durdurulması gerekiyor. Siz burada etkili olabilecek tek aktörsünüz.'”

“Trump’ın bu konuyu sahiplenmesi önemliydi. Daha sonra liderler arasında bir mutabakat sağlandı. Trump, Batı Şeria’nın ilhakına izin verilmeyeceğini duyurdu ve bu, Amerika’nın Filistin ve İsrail ilişkileri açısından tarihi bir dönüm noktası oldu.”

“Liderlerin iradesinin ardından, bakanlara müzakere alanı sunuldu. Amerika, İslam dünyasını temsil eden bakanlara bir plan sundu. Bizim itirazlarımız ve değişiklik önerilerimiz oldu, ardından İsraillilerle bu konuları görüştük. Karşılıklı bir plan üzerinde mutabakata varıldı ve bu, 20 maddelik Trump planı olarak duyuruldu.”

“Önemli olan, Amerika’nın kayıtsız şartsız İsrail’i desteklemekten, barış yapıcı bir pozisyona geçiş yapmasıdır. Bu diplomatik güçle ilerletilmelidir. Cumhurbaşkanımız, diğer İslam dünyası liderleriyle büyük bir iş birliği içinde bu süreci yürütmüştür.”

“Müzakere süreçleri, her zaman Filistin halkının muhatap alınması gerektiğini vurguluyor. Bizim bölgemizde uzun yıllardır devam eden çatışmaların temelinde, ülkelerin birbirleriyle iş birliği sağlayamaması yatıyor. Bu güvensizliği aşmak için, birbirimizin toprak bütünlüğüne ve güvenliğine taahhütte bulunarak bir anlaşma yapmalıyız.”

“Bölgesel bir istikrar paktına ihtiyacımız var. Bu paketin amacı, bölge ülkeleri arasında güveni artırmak ve dış müdahalelere zemin hazırlamamak olmalıdır. Cumhurbaşkanımız bu anlayışın öncüsü olmaktadır.”

“Yapılan görüşmelerde, belli kümelenmelerin kendi aralarında konuştuğunu, bunun bizimle tartışıldığını görüyoruz. Sorunlarımızı kendimiz sahiplenmek zorundayız. Dışarıdan bir aktör çağırdığınızda, genellikle sorunları daha da kötü hale getirme riski taşır.”

“Artık bölge ülkeleri arasında ulus-devletleşme süreci olgunlaşmış durumda. Herkesin sınırları belirlenmiş. Bu nedenle, makul bir iş birliği platformu oluşturulması gerekmektedir. Hem birbirine güvenen hem de dış aktörlere karşı caydırıcılık üreten bir yapı oluşturmalıyız.”

KAAN tartışması

Dezenformasyon, siyasi mücadelenin bir parçası olarak her zaman gündemde olan bir konudur. Türkiye’nin milli güvenliği, bu tartışmalardan daha önemli bir meseledir.

Bu propagandayı önemsemiyorum; ancak, savunma sanayisinde yerli ve milli üretim konusunda emek verenleri yok sayan tartışmaların altını çizmek istiyorum. Binlerce mühendisin yıllardır sürdürdüğü ciddi çalışmalar var.

ASELSAN, TAİ, Baykar ve BMC gibi firmalarda büyük bir mücadele verilmektedir. Millileşme oranı yüzde 20’den yüzde 80’e çıkmıştır. Türkiye’nin Dışişleri Bakanı olarak, diplomasi alanında öncelikli konulardan biri de Türkiye’nin güvenlik alanındaki tehditleridir.

Türkiye’ye uygulanan açık ve örtülü engellemeler bulunmaktadır. Yerlileştirme süreci devam ederken, bu engellerin kaldırılması gerekmektedir. 2 yıldır bu konular üzerinde çalışıyoruz ve ilgili yaptırımların kaldırılması benim görevimdir.

Bu tartışmayı farklı bir alana taşımak oldukça ilginç.

Ayrıntılar geliyor…

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın