Fidan’dan İsrail’e Sert Mesaj: Denge Politikası!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Fidan’dan İsrail’e Sert Mesaj: Denge Politikası!

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün sabah Anadolu Ajansı Editör Masası yayınında, İsrail’in bölge ve Türkiye’ye yönelik oluşturduğu tehditlerle ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Fidan’ın konuşmasında özellikle şu ifadeler öne çıktı:

“İran’dan sonra İsrail, düşmansız yaşayamaz. Bu nedenle bir retorik geliştirmek zorunda. Sadece Netanyahu yönetiminin değil, muhalefetteki bazı isimlerin de Türkiye’yi yeni bir düşman olarak ilan etme arayışında olduğunu gözlemliyoruz. Bu durum, bir politik dil olarak karşımıza çıkmakta.”

Bu ifadelerin, son günlerde İsrail yanlısı sosyal medya hesaplarında Türkiye ve Erdoğan karşıtı paylaşımların gündemde olduğu bir dönemde yapılmış olması dikkat çekicidir.

Fidan, İsrail’deki Türkiye rahatsızlığının sebeplerini açıklarken, Ankara’nın izlediği ‘denge’ politikasına vurgu yaptı ve şu şekilde ifade etti:

“Bölgede birçok olay yaşanıyor ve Türkiye’nin denge çabası, ülkemizi öyle bir konuma getiriyor ki, İsrail Türkiye’nin pozisyonunu bozamıyor. Bu durum, onları dengesizliğe itiyor.”

Bu, durum tespiti açısından oldukça önemli bir değerlendirme.

Kendi perspektifimizden bakarak biraz daha açalım…

İSRAİL, TÜRKİYE/İRAN SAVAŞINDAN RAHATSIZLIK DUYUYOR

28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail/İran savaşının ilk haftalarında, Türkiye’nin de bu çatışmaya dahil olabileceği senaryolar gündeme gelmişti.

Ankara’da, dışarıdan bakıldığında bile hissedilebilir bir tehdit algısı oluşmuştu. Türkiye’nin savaşa dahil edilmesinin en kısa yolu, Türkiye ile İran’ın tam da İsrail’in istediği gibi bir savaşa sürüklenmesiyle mümkün olabilirdi.

Geçtiğimiz günlerde İsrail Savunma Bakanı’nın yaptığı bir paylaşım, böyle bir imanın varlığını ortaya koyuyor. Bu durum, Tel Aviv’de Türkiye/İran savaşının beklendiğini ya da arzulandığını göstermektedir.

Fidan’ın bahsettiği denge politikası, İsrail’i dengesizliğe iten bir diğer örneği oluşturuyor.

TRUMP VE NATO İLE İLİŞKİLER ÜZERİNE…

İsrail’in Türkiye’yi düşmanlaştırma çabalarının bir başka boyutu, Türkiye’nin ABD ile olan ilişkileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile yakın diyaloğu ve Türkiye’nin NATO üyeliği ile ilgilidir.

Netanyahu, Trump’ın Erdoğan’a olan ilgisinden rahatsızlık duymuştur. Bunun yanı sıra, İsrail yönetiminin Trump’ın NATO ile ilgili rahatsızlıklarından Türkiye aleyhine sonuçlar çıkarmak istediği düşünülmektedir.

Belki de en kısa yol, Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması olabilir. Böyle bir temenninin İsrail yanlısı çevrelerde bir süredir dile getirildiğini biliyoruz.

Bu durumda, Ankara’nın ‘denge’ politikasının, İsrail’i dengesizliğe iten bir başka versiyonunu, ABD ile ikili, NATO ile ittifak ilişkilerini ‘dengeli’ bir zemin üzerinde tutabilmesiyle ilişkilendirmek mümkün mü?

Evet, bu mümkündür.

İsrail lobisi dışında, Batı’da Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması fikrini destekleyen pek fazla kişi bulunmamaktadır. Aksine, Türkiye’ye olan ihtiyaç her geçen gün daha fazla öne çıkmakta ve daha fazla dillendirilmektedir.

Ayrıca, Trump’ın NATO’yu eleştirdiği dönemlerde bile, Türkiye’nin NATO yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair açıklamalar yaptığı bilinmektedir.

NETANYAHU’NUN YENİ PROVOKASYON HAREKETLERİ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarında, İsrail’in Suriye üzerinden bazı provokasyonlara girişebileceği ve bunun Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturabileceği vurgulandı.

Netanyahu, Türkiye’nin Suriye’de elde ettiği kazanımlar ve Trump’ın Suriye konusunda Erdoğan ile işbirliği yapmasından rahatsızlık duymaktadır.

Suriye’de ABD ve Türkiye’nin desteğiyle gerçekleştirilen anlaşmalar ve bunun getirdiği istikrar, Netanyahu için hoş bir durum değildir.

Dikkat çekici bir nokta, Netanyahu’nun Erdoğan ve Türkiye karşıtı açıklamalarında ‘Kürt’ ifadesini sıkça kullanmasıdır. Bu durum, İsrail’in Türkiye ile ilgili meselelerinde ‘Kürt Kartı’nın önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir.

2019 sonbaharında Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda gerçekleştirdiği Barış Pınarı harekâtı sırasında, Netanyahu’nun Ankara’yı ‘etnik temizlik’ yapmakla suçladığını hatırlatmak gerekir.

İSRAİL, KÜRTLERİ KULLANMAKTA ISRARCI

Hakan Fidan’ın Suriye Kürtlerini İsrail’in maşası haline getirme niyetlerine dair geçtiğimiz yaz yaptığı açıklamalar da dikkat çekicidir.

İsrail, Türkiye’nin Suriye konusunda ABD ve Trump ile yürüttüğü işbirliğinin etkisiyle bu amacına ulaşamamıştır. Ancak bu amaçtan vazgeçtiği söylenemez.

Ağustos 2024’te başlatılan Terörsüz Türkiye projesinin, bölgedeki İsrail yayılmacılığına karşı gelişen bir tehdit algısıyla şekillendiği düşünüldüğünde, bu boyut da önemli hale gelmektedir.

Bu durumda, Ankara’nın iki yıldır iç cepheyi güçlendirme ve Kürtlerle ortak bir geleceğe yönelme çabalarının, Kürtleri İsrail’in maşası haline getirme çabalarıyla yan yana gelmesi, burada da bir ‘dengeye’ karşı ‘dengesizlik’ durumunun yansımasını göstermektedir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın