
Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Belçim KILIÇKIRAN
(İSTANBUL) – Filistin Eylem Komitesi’nin düzenlediği etkinlikte, Nakba’nın 78. yılı dolayısıyla İstanbul Sirkeci’den Eminönü’ne yürüyüş gerçekleştirildi. Büyük Postane önünde toplanan kalabalık grup, Eminönü Meydanı’nda bir basın açıklaması yaparak işçilere, sendikalara ve üniversitelere dayanışma ve boykot çağrısında bulundu.
Yürüyüş boyunca, “Sumud filosu onurumuzdur”, “Umut, direniş, isyan, Filistin’e bin belam”, “Nakba bitecek, Filistin halkı geri dönecek” gibi sloganlar atıldı. Etkinlikte, “Nakba soykırımla sürüyor, Filistin halkı direniyor” başlığı altında yapılan basın açıklaması dikkat çekti.
“BÜYÜK FELAKET OLARAK ANILAN NAKBA’NIN ÜZERİNDEN 78 YIL GEÇTİ”
Açıklamada, “Filistin halkının kolektif hafızasında önemli bir yer tutan ve Büyük Felaket olarak anılan Nakba’nın üzerinden 78 yıl geçti. 1948 yılında Siyonist yerleşimcilerin silahlı çeteleri, işgal ettikleri toprakların sahibi olan Filistinlileri sürgüne zorlayarak gayrimeşru bir devlet kurma hedefiyle birçok katliama imza attı. Emperyalistlerden alınan destekle başlayan bu saldırılar sonucunda 800 bini aşkın Filistinli topraklarından koparıldı, en az 15 bin kişi katledildi ve 400’den fazla köy haritadan silindi. Nakba’nın ardından ilan edilen işgal devleti ile birlikte Filistin halkının evlerine ve topraklarına el konulmuş, Siyonist yerleşimciler sürgüne zorlanan Filistinlilerin yaşam alanlarına yerleştirilmiştir. Ayrıca köylerin, kasabaların ve şehirlerin isimleri değiştirilmiş, işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinli Arap nüfus, hakları ellerinden alınarak ırk ayrımcılığına tabi kılınmıştır.” denildi.
“GAZZE’YE GEÇİŞİ SINIRLANIYOR VE SOYKIRIM SALDIRILARI DEVAM EDİYOR”
Bugün anılan Nakba, 1948’de başlayan bir tarihsel kesit olarak değerlendirilemez. Siyonist işgal rejimi, her gün Gazze, Batı Şeria ve Kudüs’te soykırım, etnik temizlik, abluka ve işgal saldırılarıyla Filistin halkını sürgüne zorlamaktadır. 7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı direniş hamlesinin ardından işgal rejiminin Gazze’ye yönelik soykırım saldırılarında binlerce Filistinli hayatını kaybetmiş, birçok kişi yaralanmış ve yaşam alanları yok edilmiştir. İşgale karşı direnişin kazanımla sonuçlanması ve küresel intifada sesinin yükselmesine rağmen ateşkes ilan edilse de işgal rejimi saldırılarını sürdürmektedir. Defalarca ihlal edilen ateşkes, işgalcilerin askeri inşaatlarını devam ettirmesi ve temel ihtiyaç malzemelerinin Gazze’ye geçişinin kısıtlanması ile birlikte soykırım saldırıları devam etmektedir.
“SİYONİST SALDIRGANLIK TÜM BÖLGEYİ SAVAŞA SÜRÜKLÜYOR”
Filistin halkı, Siyonist işgal rejiminin artan saldırılarına karşı yüz yılı aşkın bir süredir direnişini sürdürmektedir. Mülksüzleştirme, sistematik işgal, tehcir ve katliam ile kurulan sömürgeci apartheid rejimi, sadece Filistin’i değil; Lübnan, Yemen, Suriye ve İran gibi ülkeleri de hedef alıyor. ABD ve diğer emperyalist güçlerin desteği ile beslenen Siyonist saldırganlık, tüm bölgeyi savaşın eşiğine getirmektedir.
“SOYKIRIM ATEŞKESLE BİTMEMİŞTİR”
İşgal hapishanelerinde tutulan Filistinli esirler için ilan edilen insanlık dışı ‘idam yasası’, Siyonist apartheid rejiminin hukuku tanımadığını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Netanyahu ve diğer soykırım suçluları, dokunulmazlık zırhı altında dolaşırken, dünya halkları uluslararası hukukun çöküşüne tanıklık etmektedir. Gazze’deki ablukayı kırmak için yola çıkan Sumud Filosu gönüllülerine uluslararası sularda rehin alma cüreti gösteren işgal rejimi, cesaretini hesap sorulmamasından almaktadır. Siyonist saldırganlığın yalnızca kınama mesajlarıyla durdurulamayacağı açıktır. Soykırım, ateşkesle son bulmamıştır ve Trump’ın planıyla kurulan ‘barış meclisi’ Filistin halkına yerleşimci sömürgeciliğin devamını dayatmaktadır. Gerçek barış, direnişi silahsızlandırmaya çalışanların diplomasisiyle değil, emperyalizmin bölgedeki etkisini ortadan kaldıran bir mücadele ile sağlanacaktır.
“BOGOTA BİLDİRİSİ’NE UYULMAMAKTADIR”
Türkiye’deki siyasal iktidar, soykırım süreci boyunca sadece hamasi söylemlerle durumu geçiştirmiş, imzacısı olduğu Bogota Bildirisi’ni hayata geçirmemiştir. 1949 yılında Siyonist işgal rejimini tanıyan ülkelerden biri olmanın utancıyla yüzleşilmemiştir. İsrail’i bir ‘devlet’ olarak tanımak, Nakba’nın, etnik temizlik ve mülksüzleştirme saldırılarını meşrulaştırmak anlamına gelmektedir. Hükümet, bu tanıma kararını geri almadıkça, ambargo uygulamadıkça ve askeri ilişkileri kesmedikçe, sahte öfke nöbetlerinin hiçbir anlamı olmayacaktır.
“SİYONİZME GÜVENLİK KALKANI OLAN TÜM EMPERYALİST ÜSLER KAPATILMALIDIR”
Soykırımcı İsrail’e tam ambargo uygulanması, tanıma kararının geri alınması ve her türlü ilişki derhal sonlandırılmalıdır. Limanlar, soykırımı destekleyen gemilere kapatılmalı, petrol akışı durdurulmalıdır. Siyonizme güvenlik kalkanı olan tüm emperyalist üsler, özellikle Kürecik ve İncirlik, kapatılmalıdır. Bu ülkenin işçilerine, liman emekçilerine, sendikalarına, meslek örgütlerine ve üniversitelerine çağrımızdır: Soykırımı besleyen hiçbir gemiye, şirkete, askeri anlaşmaya ve akademik iş birliğine müsaade etmeyelim. Filistin halkıyla dayanışmayı meydanlardan, iş yerlerine, kampüslere ve limanlara taşıyalım.
“NEHİRDEN DENİZE ÖZGÜR FİLİSTİN”
Filistin Eylem Komitesi olarak, Nakba’nın 78. yılını anmak amacıyla toplandığımız bu meydanda, küresel intifadanın sesini yükselteceğimizi ve ablukaya, işgale ve soykırıma karşı direnen Filistin halkının onurlu mücadelesine destek vereceğimizi duyuruyoruz. 1948’de gasp edilen her bir karış toprak özgürleşene, zeytin ağaçları yeniden yeşerene, sürgünde anahtarına tutunan son Filistinli evine geri dönene ve “nehirden denize” özgür bir Filistin kurulana kadar bu mücadeleyi büyüteceğiz. Siyonizm yenilecek, direnen Filistin kazanacak. Nehirden denize özgür Filistin.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



