Fon Skandalında Sokakların Öfkesi Tırmanıyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
1 okunma
Fon Skandalında Sokakların Öfkesi Tırmanıyor

Televizyon programları, gazete haberleri ve fon skandalıyla birlikte gündem oldukça hareketli. Kimlerin kaybettiği, kimlerin kazandığı merak konusu. Fon krizinde adı geçenler arasında siyasetçiler, bürokratlar ve magazin dünyasından isimler var. Sosyal medyada ise hangi milletvekilinin parti değiştireceği konuşuluyor. Rüşvet, yolsuzluk ve kara para aklama iddiaları gündemi sararken, yarın kimlerin gözaltına alınacağı da belirsizliğini koruyor. Yeni Parti’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Tüm bu sorular, halkın ilgisini çekiyor.
Doğru ve yalan arasında gidip gelen bilgiler, ortamı borsa gibi hareketli hale getiriyor. Maalesef ki bu dedikodulara olan ilgi oldukça fazla.

***

‘SOKAK’ BURNUNDAN SOLUYOR

Sokaktaki insanlar, bu duruma karşı oldukça kızgın ve öfke tırmanıyor. Fon olayına “hırsızlık, rezillik, soygun, skandal” gibi ifadelerle bakılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği gibi, bu mesele kime ve nereye kadar uzanıyorsa üzerine gidilmesi gerektiği düşünülüyor. Bu konuda hesap vermekten kaçınmamak gerekiyor. Bayburt, Rize, İzmir, Konya, Mersin ve Türkiye’nin dört bir yanı bu hesaplaşmayı bekliyor.

***

ÖZAL YAŞASAYDI

Ankara’da bulunan Atatürk Orman Çiftliği Merkez Lokantası, Turgut Özal’ın çok sevdiği bir mekandı. 1993 yılı Mart ayında, Ramazan ayında iftar sonrası yaptığı bir konuşma hâlâ hatırlanıyor. O konuşmadan birkaç satır: “Lüzumsuz bir kavganın içindeyiz. Türkiye kadar dedikodusu çok bir ülke yoktur. Dinimize göre, dedikodu yapmak yasaktır. Dedikodu, insan eti yemek demektir.” Özal’ın bugünleri görseydi neler söyleyeceği ise merak konusu.

***

‘DEDİKODU YAPMA SPOR YAP’

Beypazarı, Ankara’nın tarihi bir ilçesi olarak geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Beypazarı Halkevi’nin temeli 25 Mart 1936’da atılmış, 29 Ekim 1939’da açılışı gerçekleştirilmiştir. Açılışta ünlü bir şairin okuduğu şiirde, “Tarih, örnek kasaba diye adını yazar” ifadeleri yer alıyordu. Halkevi önünde çekilen toplu fotoğrafta ise “Dedikodu yapma spor yap” afişi dikkat çekiyor. 1939 Türkiye’sinin sorunlarından biri, dedikodu olarak öne çıkıyor.

***

HALKEVİ… ŞİMDİ MÜZE

Beypazarı Halkevi binası uzun yıllar harabe halde kalmıştı. Mansur Yavaş, Beypazarı Belediye Başkanı olarak bu yapıyı restore ettirip müze haline getirdi. Bu müzede ilçenin tarihi yaşatılmakta. Mansur Yavaş ile birlikte müzeyi gezerken, açılış günü çekilen o tarihi fotoğrafı görmek de mümkündü.

***

1921… AYNI SORUN

Biraz daha geçmişe gidecek olursak, Ocak 1921’de Diyarbakır Milletvekili Ahmet Kadri Bey, “Tezviratın (yalan, laf taşıma, dedikodu) yasaklanmasına dair kanun teklifi” vermiştir. Bu durum 1921’de de var olan bir sorunu gözler önüne seriyor: Dedikodu.

***

ŞAKA GİBİ… AMA GERÇEK

Kozan Milletvekili Ali Saip Bey, 30 Ocak 1924’te Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada “Şeref ve haysiyeti zedelenen kişinin, karşısındakini düelloya davet edebilmesi için kanun çıkaralım” demiştir. Neyse ki böyle bir kanun çıkmamış, aksi takdirde günümüzde kan gövdeyi götürürdü.

***

HUCURAT SURESİ

Hucurat Suresi’nin 12. ayetinde “Ey iman edenler” diye başlayan bir uyarı var: “Zannın çoğundan sakının, çünkü bazı zanlar günahtır.” Bu bağlamda, dedikodu yapmak da insanın birbirine zarar vermesi anlamına geliyor. Turgut Özal da dedikoduyu, “ölü eti yemeye” benzetmişti.

***

HANİ KAÇACAKTI?

Turgut Özal’dan önce, Cumhurbaşkanlarının ve Başbakanların uçağı yoktu; tarifeli uçaklarla seyahat ederlerdi. Özal, Başbakan olduktan sonra özel uçağını almıştı. O dönemde, Özal’ın yakın çevresinde bir dedikodu yayıldı: “Turgut Özal, bir gece hazinedeki paraları bavullara doldurup yurtdışına kaçacak.” Bu dedikodu o kadar yayıldı ki, Meclis’e kadar taşındı. Ancak sonunda Özal, Cumhurbaşkanlığı’na uçtu.

***

ACI GERÇEK

Günümüzde dedikodu siyasi ve günlük hayatın vazgeçilmezi haline geldi. Siyaset üretmek için kendini yormak yerine, bir yalan uydurmak yeterli. Bu durum, insanların inanmalarını sağlamakta. Konya’da söylenen bir söz, durumu özetliyor: “Kapı Camii’nde bir yalan uydurdum… Uydurduğum yalanı Aziziye Camii’nde duydum… Sultan Selim Camii’ne gidince, yalanıma ben de inandım.”

iahaber Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın