
Fuat Oktay’ın açıklamalarından önemli noktalar:
(ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları) Öncelikle herkesin Ramazan ayını kutluyorum. Bu mübarek ay, Müslümanlar için barışın simgesi olmalı; ancak her yıl çeşitli bahanelerle kan gölüne dönüyor. Bu durumun tesadüf mü, yoksa planlı mı olduğu sorgulanmalı. Gündemin hızla değiştiği bir coğrafyada yaşıyoruz. Türkiye olarak, bu durumu kesinlikle istemiyoruz. İran ile ABD arasındaki sorun, nükleer silahlarla ilgiliydi. İsrail’in savunma sistemi olarak görülen demir kubbenin etkisizliği ortaya çıkınca, uzun menzilli füzelerin yok edilmesi talep edilmeye başlandı. Bu talepler gün geçtikçe arttı. Bu sürecin geleceği, tüm dünya tarafından öngörülebiliyordu. ABD’nin bölgeye yaptığı askeri yığınak, Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yapılan en büyük yığınak. Türkiye olarak, bu sürecin barışçıl bir şekilde çözülmesi gerektiğini her ortamda vurguladık.
“PEHLEVİ’NİN BAŞA GETİRİLMESİ İSRAİL’İN YÜZDE YÜZ İSTEDİĞİ ŞEY”
Diğer yanda, “Her ne pahasına olursa olsun vur” diyen bir İsrail var. Lübnan, Irak ve Suriye ile devam eden süreçte İran’ın yumuşatılması hedefleniyor. Bu yayılmacı siyaset, barışçıl yöntemlerle çözülebilir mi sorusu tartışmalı. Kısa vadeli bir operasyon mu, yoksa uzun vadeli bir savaş mı olacağı belirsiz. İran, 12 günlük savaşı kaybettikten sonra hâlâ tehditler savurabiliyor ve bu kayıplardan ders çıkaramıyor. Dini liderini kaybetmesi kabul edilemez bir durum. İran’ın işgali pek mümkün görünmüyor; bu nedenle, kara harekâtı olmadan bir şey yapmak mümkün değil. Rejim değişikliği hedefinin olduğu aşikâr. İsrail’in, Pehlevi’nin yeniden başa getirilmesini istemesi ise, İsrail için kesinlikle bir hedef. Pehlevi, kendi halkının bombalanması karşısında sevinç duyan bir figür olarak kabul görmeyecektir. Trump’ın kafasında bir isim olup olmadığını bilmemekle birlikte, “Daha iyi adaylar olabilir ama kafamda” demesi dikkat çekici.
“TÜRKİYE’NİN BÖLGEDE GÜÇ KAZANMASI İSRAİL’İ RAHATSIZ EDİYOR”
Alternatif bir senaryo da başka bir dini liderle yola devam etme düşüncesidir. İran’da 3 kişilik bir konseyin açıklanacağına dair söylentiler var. Türkiye’nin sahada neler olup bittiğine dair dikkatli bir gözlem yapması gerekiyor. Suriye’de Türkiye’nin rol alması, İsrail için rahatsız edici. Türkiye’nin güç kazanması da İsrail’i kaygılandırıyor. İsrail’in bölgede bir kuşatma peşinde olduğu biliniyor. Netanyahu’nun bahsettiği 6 köşeli ittifak arayışı, bölgesel aktörlerin desteklenmesi ilkemiz çerçevesinde devam ediyor. Bölgemizdeki sorunların çözümünü, başka bir süper gücün üstlenmesi mümkün değil; bunu Irak’ta yaşadık. Bu nedenle, kendi başımıza çözüm üretme kararlılığındayız.
PAKİSTAN-AFGANİSTAN SAVAŞININ İLİŞKİSİZ OLMASI MÜMKÜN MÜ?
Bölgedeki gelişmeler farklı arayışlara yol açtı. İran’a yönelik saldırının, Pakistan-Afganistan savaşından hemen önce gerçekleşmesi tesadüf değil. Hindistan’ın Pakistan’a saldırma ihtimali söz konusu. İran’dan Hindistan’a kadar uzanan bir istikrarsızlaştırma durumu var. Pakistan’ın istikrarsızlaştırılmasının kime yarayacağı ise açıktır. Türkiye, mevcut sorunların savaşla değil, barış görüşmeleriyle çözülmesi gerektiğini savunuyor. Bölge artık kan deryasına dönmesin istiyoruz. Türkiye, olayların diplomatik yollarla çözüme kavuşturulmasını arzuluyor. İran’daki iç karışıklık, bölge için büyük bir risk taşıyor.
FUAT OKTAY’IN ABD ZİYARETİ
Amerika’ya gerçekleştirdiğimiz ziyaret, İran olayından önceydi. Burada, devlet başkanları ve bakanlıklar düzeyinde ilişkilerin devam etmesini istedik. Kongrede Türkiye’ye karşı olumsuz bir hava hakim ama biz pozitif bir yaklaşım sergilemek istedik. Yanlış algıların önüne geçmeye çalıştık. “Bir sorun olduğunda doğrudan görüşmeliyiz” dedik. Önceki ziyaretime göre atmosfer daha olumlu. İsrail bayraklarının indirildiğini görmek, kamuoyunun tepkisini yansıtıyor. Trump’ın Cumhurbaşkanımızla olan ilişkisi de kongredeki havayı olumlu etkiliyor. Türkiye aleyhinde bir şey söylemekten kaçınıldığına şahit olduk. Senatodan ve Temsilciler Meclisinden etkili isimlerle görüştük. DEAŞ ile mücadele ederken PKK’ya destek verilmesinin yanlış olduğunu vurguladık. Gazze’deki katliamların durdurulması gerektiği konusundaki görüşlerimiz de gündeme geldi.
F-35, CAATSA SORUNLARI
KAAN motorları ile ilgili olumlu bir hava olduğunu gözlemledik. CAATSA ve S-400’lerle ilgili teknik sorunların çözülmesi için çalışmalar sürüyor. F-35 konusundaki sorunlar da masada. Trump net bir duruş sergilerse, bu sorunların aşılabileceğini düşünüyoruz. Ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin tamamen değişeceği belirtiliyor. Cumhuriyetçilerin Trump’a olan ihtiyacı, Demokratlar nezdinde belirsizliğe neden oluyor. ABD’deki muhalefet de sadece Erdoğan karşıtlığı üzerine yoğunlaşmakta. Biden dönemi ile Trump dönemi arasında belirgin bir fark var; bunun ileride yaşanmaması gerektiğini ifade ettik.
KAYNAK: HABER7
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



