Fuse: Beklentileri Sarsan Tuhaf Bir Film Deneyimi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Fuse: Beklentileri Sarsan Tuhaf Bir Film Deneyimi

FÜZE

X X X

(Fuse)

Yönetmen: David Mackenzie
Senaryo: Ben Hopkins
Görüntü: Giles Nuttgens
Müzik: Tony Doogan
Oyuncular: Aaron Taylor-Johnson, Sam Warthington, Syiah George, Honor Swinton, Laurie Duncan, Shaun Mason, Hannah Collins, Ali Can Berkurt, Elham Ehsas

İngiliz filmi, 2026

Son günlerde izleyicileri şaşırtan ve kararsız bırakan yapımlardan biri olan ‘Fuse’, ismiyle de dikkat çekiyor. ‘Fuse’ kelimesi, hem elektrik sigortası hem de eritilebilirlik gibi teknik anlamlar taşıyor. Film, özellikle ilk yarısında abartılı mekanik unsurlarla dolu bir dünyayı sergiliyor. Bu modern İngiliz yapımında, erkekliğin belirgin bir şekilde öne çıktığı bir atmosfer mevcut. Yeraltındaki korkutucu alemlerle bağlantılı çeşitli görevler yüklenen karakterlerin hikayesi, izleyiciyi farklı boyutlara sürüklüyor.

Geniş bir ekip, ne olduğu tam olarak anlaşılamayan bir görev için yer altına inmeye karar verir. Sonunda, geride büyük bir banka soygunu olduğu ortaya çıkar. Derinliklere inen ekip, burada devasa bombalarla karşılaşır. Bu bombaların, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma olduğu söylenmektedir.

Polis, olayları anlamaya çalışırken, Hyde Park çevresinde askeri ekiplerle iş birliği yapar. Ancak bazı anlar, durumu tam anlamıyla bir katliama dönüştürür. Bu açıdan filmin ‘realist’ bir yönü olduğu söylenebilir. Ekipteki erkek karakterler dikkat çekiyor; hepsi uzun ve yakışıklı. Aralarında ‘kanka’ şeklinde bir hitap tarzı da mevcut.

Kadın karakterler de bulunmakta, ancak daha geri planda kalıyorlar. Filmdeki ana hikaye, erkek kahramanların eylemleri etrafında şekilleniyor. Bu karakterlerin iyi ya da kötü olup olmadığı ise izleyiciye bırakılmış durumda. Senaryo yazarı Ben Hopkins’in bakış açısı burada önemli bir rol oynuyor.

Filmde bolca küfür kullanıldığı da dikkat çekiyor. ‘F… you’ ifadesi sık sık duyuluyor. Türkiye’de gösterim sırasında da benzer ifadelerin kullanılıp kullanılmadığı bilinmiyor.

Ardından, ekipten bazıları elmas soygununa karışıyor. Bu durum, elmasların gerçek mi yoksa sahte mi olduğu tartışmalarını beraberinde getiriyor. Maddiyatın ön plana çıktığı bu sahnelerde, paranın paylaşımı da gündeme geliyor. Film, egzotik unsurlar da barındırıyor. Bir noktada ‘Bütün yollar Afganistan’a çıkıyor’ ifadesi geçiyor ve bazı karakterlerin geçmişte Afganistan’a gittiği belirtiliyor. Fas’taki Merakeş hakkında konuşulurken, Türk karakterlerin de hikayeye dahil olduğu anlaşılıyor. İstanbul’a doğru bir yönelme söz konusu.

İstanbul’da geçen sahnelerde ‘Selamünaleyküm’ ifadeleri duyulmakta. Bu sahneler, otantik bir atmosfer sunarak izleyiciye farklı bir deneyim yaşatıyor.

Film, oldukça tuhaf bir finalle sona eriyor. Hikaye, on yıl öncesine geri dönüyor. Bu durum, izleyiciler için kafa karıştırıcı bir deneyim sunmakta. ‘Fuse’ kelimesinin anlamı, elektrik sigortası, erime ve eriyebilirlik gibi kavramlarla bağlantılı. Bu da filmdeki olayların birbiriyle birleştiği hissini pekiştiriyor.

Yönetmen David Mackenzie, 1994’ten bu yana birçok başarılı filme imza atmış bir isim. Son dönemdeki en iyi işlerinden biri ‘Hell or High Water’ olarak öne çıkıyor. Aaron Taylor-Johnson ve Sam Warthington gibi yıldız oyuncular, performanslarıyla dikkat çekiyor. Ayrıca, İstanbul sahneleri için Ali Can Berkurt, Elham Ehsas gibi isimler de projede yer alıyor.

Kendine özgü bir anlatıma sahip olan bu film, izleyiciler arasında farklı tepkilere yol açabilir.

NOT: Bu ayki Milliyet-Sanat dergisinde, Alman kökenli ünlü yönetmen Max Ophuls’un diğer bir filmi olan ‘Madame De…’ (1953) üzerine bir yazı kaleme aldım. Film, Fransız ve İtalyan kökenli büyük yıldızlara dayanıyor: Charles Boyer, Danielle Darrieux, Vittorio De Sica, Jean Debucourt.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın