Gandhi’nin Son Günleri: Bir Tarih Yolculuğu

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Gandhi’nin Son Günleri: Bir Tarih Yolculuğu

Yeni Delhi’de, Mahatma Gandhi’nin son 144 gününü geçirdiği ve 30 Ocak 1948’de suikaste uğrayıp hayatını kaybettiği Gandhi Smriti, eski adıyla Birla House’a ziyaret gerçekleştirdim. Şu an bir müze olarak halkın ziyaretine açık olan bu yapıda, Gandhi’nin yaşam felsefesine aykırı olan oldukça geniş, 12 odalı iki katlı beyaz bir bina ve büyük bir bahçe bulunuyor. Gandhi bu süre zarfında yalnızca iki odasını kullanmış. Bina, zengin sanayici Birla ailesine ait olup, Sardar Patel ile Gandhi’nin dostu olduğu biliniyor. Her iki figür de İngilizlere karşı barışçıl itaatsizlik aktivistleri olarak tanınıyor. Patel’in 1942 seçimlerinde Bombay’da gerçekleştirdiği ve 100 bin kişiyi bir araya getirdiği konuşmanın milliyetçiliğin yayılmasında önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.

1984 yılında Hindistan Kültür Bakanlığı, Birla House’u Birla ailesinden satın alıyor. Geniş bahçede, Gandhi’nin yanında ellerinde güvercin tutan bir kız ve bir oğlan heykeli, yoga pozisyonunda dev bir heykel, dua ettikleri bölüm olarak bilinen Dua Evi ve Gandhi’nin suikaste uğradığı yerde yapılan bir anıt yer alıyor. Ziyaretçiler bu alanlarda dolaşabiliyor. Müze, haftanın altı günü halka açık. Anıtın hemen yanında, ünlü Hint Ozanı Tagore’un Gandhi ile ilgili sözleri bir kayaya oyulmuş. Gandhi Smriti, müze haline getirildiğinde çeşitli bölümlere ayrılmış. Pasif direnişle İngiliz yönetimini ülkeden çıkarıp bağımsızlık mücadelesine öncülük eden Gandhi’nin yaşamına dair kesitler, bu evde geçirdiği 144 gün ve suikaste uğramadan önceki 48 saat gibi farklı zaman dilimlerinde odalarda sergileniyor.

Dua odası
Tagore’un Gandhi’ye sözleri

Gandhi’nin odası, suikaste uğradığı günkü gibi korunmuş. Gözlükleri, bastonu, her gün kullandığı çatal, kaşık ve bıçakları, sabun yerine kullandığı taş, yer yatağı, tahta çalışma masası ve Mahabharata Destanı’ndaki Bhagavad Gita’nın çok okunan, yıpranmış bir kopyası sergileniyor. Gandhi’nin yaşam felsefesini yansıtan ‘My Life is My Message – Yaşamım Mesajımdır’ mottosu, bu sade ve huzurlu odada gözler önüne seriliyor.

Gandhi’nin odası

Hindistan’ın resmi dilleri Hindu ve İngilizce olmasına rağmen, ülkede 400’e yakın dil ve lehçe konuşuluyor. Komşu köylerin halkı bazen birbirlerinin dillerini anlamakta zorlanabiliyor. Ülkenin üç ana tanrısı olan Brahma, Vişnu ve Şiva’nın altında milyonlarca tanrı bulunuyor. Bağımsızlığa kadar toplum, doğumla gelen hiyerarşik kast sistemine ayrılmıştı. Üstten başlayarak Brahmanlar, Kşatriyalar, Vaishya ve Şudralar olarak dört ana kast vardı. Ayrıca toplum dışında bırakılan, dokunulmazlar olarak adlandırılan Dalitler de vardı. Gandhi’nin en büyük mücadelelerinden biri, bu insan haklarına aykırı hiyerarşiyi ortadan kaldırmaktı.

Gandhi, beş kez Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmiş ancak hiç almamıştır. Özellikle yaşamının son 48 saati, bu müze evde panolar, fotoğraflar, multivizyon sunumlar ve canlandırmalarla anlatılmaktadır. Asıl adı Mohandas Karamchand Gandhi olan, 1869 doğumlu bu barışçıl aktivist, Sanskritçe’de “saygıdeğer” ve “asil ruhlu” anlamına gelen ‘Mahatma’ unvanını sonradan almıştır. Gandhi, Hindistan’ın Gujarat Eyaleti’nde doğmuş ve İngiltere’de hukuk eğitimi alarak 22 yaşında baroya kabul edilmiştir. Daha sonra, ırk ayrımının yaygın olduğu Güney Afrika’ya iş teklifi almış ve burada 21 yıl yaşamıştır.

Mahatma Gandhi

1893 yılında Güney Afrika’da bir trenin birinci sınıfında yolculuk yaparken bir beyaz yolcunun şikayeti üzerine trenden atıldığını öğreniyoruz. Bu olay, Gandhi’nin pasif direnişçilik fikrinin oluşmasına zemin hazırlamış olabilir. Bu süreçte, Hinduizm, Müslümanlık, Hristiyanlık ve Musevilik gibi dinlerle ilgili çeşitli kitaplar okumuş ve sürekli ayrımcılığa maruz kalmıştır. Bu dönemde Satyagraha felsefesini benimsemiş, yani gerçeğe bağlılık ve şiddet içermeyen protestoları kabul etmiştir. Bu felsefe, hayatında önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Gandhi, 15 yaşında evlendiği eşi Kasturba ile 1915 yılında Hindistan’a döndüğünde halkı tarafından coşkuyla karşılandı. Hindistan Ulusal Kongresi’nde etkili konuşmalar yaparak, Britanya’nın sömürgeciliğinden kurtulmak için gösteri ve ayaklanmalara öncülük etti. Yeni Delhi, İngilizler tarafından projelendirilmiş düzgün caddeleri, bahçeleri ve parkları ile dikkat çekiyor. Kartavya Path, parlamento binası ve Delhi Kapısı gibi simgesel yapılarla dolu. Özgürlük mücadelesinde Gandhi ile ters düşen bir diğer figür, İngiltere eğitimli Subhas Chandra Bose’dur. Bose, İngilizlere karşı savaşan Azad Hind Fauj’un başına geçmiştir. Ancak Gandhi, pasif direnişin savunucusu olarak farklı bir yol izlemiştir.

Özgürlük Savaşçıları anıtı

Ülkenin ana hedefi İngilizlerden kurtulmaktı. Çeşitli bahanelerle sık sık ayaklanmalar çıkıyordu. Örneğin, yüzlerce Hintlinin New Castle’dan Transvaal’e üç poundluk vergi artışını protesto etmek için yürüyüşü sonrası Gandhi, dört günde üç kez tutuklandı, ancak halk direnişe devam etti.

Bihar’da halk, geçim kaynağı olan indigo bitkisinin ekimini sını

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın