Gannuşi’nin Açlık Grevi: Vicdan Çağrısı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Gannuşi’nin Açlık Grevi: Vicdan Çağrısı

Bağımsız Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Tunus’ta Nahda Hareketi’nin lideri Raşid Gannuşi’nin açlık grevine girmesi üzerine açıklamalarda bulundu.

Yeneroğlu, bu konudaki mektuplarını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya Federal Meclisi Başkanı Julia Klöckner, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Theodoros Rousopoulos, Avrupa Komisyonu Başkanı Dr. Ursula von der Leyen, Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Dr. Agnès Callamard ve Türkiye, Almanya, Fransa Af Örgütü bürolarına ilettiğini duyurdu.

‘Demokrasi ve insan hakları adına bir vicdan çağrısıdır‘

Yeneroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İslam dünyasının en saygın düşünürlerinden biri olan Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi, hayatını demokrasi, özgürlük ve hukuk devleti mücadelesine adamış bir siyaset ve fikir insanıdır.

Gannuşi, tüm toplumsal kesimlerin temsil edildiği demokratik bir Tunus’un inşası için hayatı boyunca uzlaşı, diyalog ve barışçıl siyaset anlayışını benimsemiştir.

Otuz yıl süren sürgünün ardından ülkesine dönerek demokratik bir Anayasa’nın hazırlanmasında önemli bir rol üstlenmiş; inanç, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmuş; İslam dünyasında özgürlükçü demokrasiyi destekleyen en tutarlı seslerden biri olmuştur.

Buna rağmen, yıllardır somut bir delil olmaksızın, tamamen siyasi nedenlerle cezaevinde tutulmaktadır. 84 yaşındaki Gannuşi, ağır koşullar altında süresiz açlık grevine başlamıştır.”

Yeneroğlu, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırarak sözlerine devam etti:

“Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), OECD ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi tüm ilgili kurumlar, bu açık ve sistematik zulüm karşısında sessiz kalmamalıdır. Tunus’ta 2021’den bu yana süregelen otoriter gidişat, yalnızca Tunus halkının değil, bütün bölgenin demokratik geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Raşid Gannuşi’nin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması, insanlık, adalet ve vicdan çağrısıdır. Uluslararası toplum, demokrasiyi ve insan haklarını savunma konusunda tutarlı olmalı ve bu çağrıya kayıtsız kalmamalıdır.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın