Gayrettepe Yangınında Adalet Arayışı Sürüyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Gayrettepe Yangınında Adalet Arayışı Sürüyor

(İSTANBUL) Gayrettepe’de 29 işçinin hayatını kaybettiği yangınla ilgili davanın duruşmasına devam edildi. Yangında yaşamını yitiren Ahmet Uzun’un ablası Kader Kaçmaz, duruşmada, “Biz adalet istiyoruz. Şurada ayakta duramayan anneler babalar var. İstanbul gibi bir yerde 29 kişi nasıl çıkamaz?” diyerek sitemde bulundu. Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verirken, ailelerin yeni bilirkişi ve keşif taleplerini reddetti. Duruşma 10 Temmuz’a ertelendi.

2 Nisan 2024 tarihinde Gayrettepe’deki gece kulübünde meydana gelen yangın faciasına ilişkin davanın 14. duruşması, bugün Çağlayan Adliyesi’nde bulunan 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi.

Duruşmayı, hayatını kaybedenlerin ailelerinin yanı sıra CHP Parti Meclis Üyesi Baran Seyhan, DEM Parti İstanbul milletvekilleri Özgül Saki ve Cengiz Çiçek, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu ve HDK Genel Meclis Üyesi Esengül Demir de takip etti.

Hakim, katılan müştekilere “bilirkişi raporuna itirazınız var mı?” diye sordu. Müştekiler, bilirkişi raporunu reddettiklerini belirttiler.

Yangında hayatını kaybeden Şivan Dolu’nun ablası Fatma Gedizmen, kulüpte kullanılan malzemelerin geri dönüşüm malzemesi olduğunu ifade ederek, “Sanık avukatlarına sesleniyorum; lütfen savunmalarınızı yaparken bizim acılarımızla dalga geçmeyin” dedi.

Yangında yaşamını yitiren 19 yaşındaki Onur Aladağ’ın babası Bayram Aladağ, durumu eleştirerek, “Hiçbir sorumlu zabıta komiser gelmiyor. Hepimiz evimizde tadilat yapıyoruz. Boya badana yaparken naylon örtülerle kamufle ediyoruz. Belediye ekipleri gördüğünde ‘siz burada nasıl bir çalışma yapıyorsunuz?’ diye müdahale ediyor. Buradaki sanıkların hiçbirini tanımıyorum. Ben burada resmen kendimi enayi gibi hissediyorum. Benim buradaki hiçbir talebim yerine getirilmiyor. Neden Ercan Erkan kendi atölyesinde altı kişi gidip sadece kendisi kurtuluyor?” şeklinde konuştu.

Yangında hayatını kaybeden 26 yaşındaki Mahmut Emin Kaya’nın annesi Gülsen Kaya ise, davadaki tutuklu sayısının azalmasına tepki göstererek, “İmza yetkisi olanlar bu kulübün açılışında imzası olanlar neden tutuksuz yargılanıyor? Biz davada tutuklu sayısının artmasını beklerken dörde düştü. Aynı şeyleri söyleyip duruyoruz. Mahkemenin bizi dikkate aldığını düşünmüyorum. Lütfen cevap verin. Neden serbest bu kadar insan?” diye sordu.

Yangında hayatını kaybeden Mehmet Okumuş’un kardeşi Tuğba Okumus, yaşananların adalet arayışlarını etkilediğini belirterek, “Bundan iki duruşma önce kardeşini kaybeden müştekiye ‘gevezelik yapma lan!’ denilmişti. Mahkeme bütün sanıkları alıp dışarı çıkarıldık. Buradan şunu çıkarıyorum; bu ülkede suçlu da olsanız bir şekilde can güvenliğiniz korunuyor demek ki. 29 kişinin can güvenliği sağlanabilirdi demek ki. Türkiye bir hukuk devleti. Siz 29 kişinin canına kast etseniz bile canınız korunuyor. Savcılıktan görüntüleri aldığımızda 55 saniyelik 51 farklı kamera kaydı var ama elektrikler kesildiği için sadece 55 saniyeyi izleyebiliyoruz. Bu 55 saniyeden sonra içeride ne olduğunun kaydını istiyorum. İlaveten yaptınız mı yapmadınız mı bilmiyorum. Ben sizden bir kere olay yerini incelemenizi istiyorum. Çünkü göreceksiniz labirent gibi bir alan. Gün ışığında bile aydınlık olmayan bir alan. Tek bir giriş çıkışı var. Mal kabul kapısı ve baca olan çıkış. Dilerim gider görürsünüz.” ifadelerini kullandı.

Yangında hayatını kaybeden Ahmet Uzun’un ablası Kader Kaçmaz, “Biz adalet istiyoruz. Şurada ayakta duramayan anneler babalar var. İstanbul gibi bir yerde 29 kişi nasıl çıkamaz?” diyerek tepkisini dile getirdi.

Hayatını kaybeden işçilerden Şivan Dolu’nun ablası Zülfiye Dolu, iki yıldır adaletin sağlanması için mücadele ettiklerini belirterek, “Bu çemberin kırılmasına kim ya da kimler engel oluyor? Kamu görevlileri çapraz sorgulamaya bile alınmadılar, neden niçin? Bu mahkeme süreci uzatılarak ne elde edilmek isteniyor? 29 canımızın ölümüne sebep olanlar kim? Bu iş cinayetini basit bir kaza gibi göstermeye çalışarak aklımızla ve acımızla dalga geçmektedirler. Sorumluluğu sadece işletmecilere yükleyip asıl denetim mekanizmalarını aklamaya çalışan bu raporu kabul etmiyoruz.” dedi.

Yangın faciasında hayatını kaybeden Özkan Baş’ın eşi Emine Kayabaş, “Her gün, her sene, her ay, her bayram olmadıklarını hissettikçe geçmiyor. Zaman da geçmiyor. Biz başkalarının acılarına da şahitlik etmek istemiyoruz. Üç kapı var. Deniyor ikisi pasaja açılıyor. Bilirkişi heyeti onu kapı olarak geçirmiş orada.” şeklinde konuştu.

Onur Aladağ’ın annesi Gülşen Aladağ ise, “Ben iki yıldır çocuğumu görmüyorum. Ben çocuğumdan iki gün bile ayrılmamıştım. Hep onu düşünüyorum. ‘Benim oğlum nerede?’ diyorum. Onur’umun ve 29 canın gittiğine inanamıyorum. 2 Mart’a annemi, 2 Nisan’da Onur’u kaybettim. Annemin acısı hiçbir şeymiş. Ben bu mahkemenin daha fazla uzamasını istemiyorum. Ölenlere acısınlar. Bir gün onların yakınları da toprak olacak. Hakime hanım size yalvarıyorum. Bana ya Onur’umu verin ya da ağırlaştırılmış müebbet hapsi verin.” şeklinde çağrıda bulundu.

Verilen aranın ardından sanık beyanlarına geçildi. Sanıklar, suçlamaları reddederek tahliye ve beraat taleplerinde bulundular.

Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, ailelerin yeni bilirkişi ve keşif taleplerini reddetti. Duruşma 10 Temmuz’a ertelendi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın