
Sosyal medya paylaşımları nedeniyle “Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret”, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamalarıyla yargılanan Gazeteci Alican Uludağ, 20 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunuyordu. Bugün yapılan duruşmada mahkeme, Uludağ’ın tahliyesine karar verdi. Uludağ, savunmasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, 29 Nisan 2026’da “Eleştirilere tahammül gösterdikçe aykırı seslerin bastırıldığı günler geride kaldı…” ifadesini hatırlatarak, “Bu sözler doğruysa, benim cezaevinde ne işim var? Bir gazetecinin tweet attığı için 90 gündür tutuklu olması ne derece mantıklı?” diyerek durumunu sorguladı. Ayrıca, hangi tweetinin hükümeti veya yargıyı aşağıladığının iddianamede belirtilmediğini vurguladı ve eleştirilerinin yargının siyasallaşmasına dair olduğunu ifade etti.
Uludağ’ın yargılandığı davanın ilk duruşması, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. 20 Şubat’ta gözaltına alınıp tutuklanan Uludağ, 90 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Ancak duruşmaya, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki SEGBİS salonundan katıldı.
SEGBİS üzerinden duruşmaya bağlanan Uludağ, destek için gelenlere el sallayarak selam verdi.
Savunmasını yapan Uludağ, 90 gündür ailesinden ve mesleğinden uzak kaldığını, yargılandığı duruşmanın gizli bir ortamda gerçekleştiğini ifade etti. “Mahkeme huzurunda olamadan yargılamam başlatıldı. Duruşmada hazır bulunmaya yönelik taleplerim dikkate alınmadı” diyerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savundu.
“Gazetecilik faaliyetimin bedelini ödemek için içeriye atıldım”
Ankara’da 20 yıldır yaşayan ve 18 yıldır adliye muhabirliği yapan Uludağ, “Ankara Adliyesi’nde 16 numaralı basın odası beni bekliyor. Burada benim ne işim var?” diyerek mesleğiyle ilgili duyduğu derin kaygıyı dile getirdi. “Gazetecilik faaliyetimin bedelini ödemek için içeriye atıldım. Hakkımdaki suçlamalar, gazetecilik mesleğine yönelik bir tehdit niteliği taşımaktadır” dedi.
Uludağ, gözaltına alındığı gün bir suç işlemediğini ve savcının kendisini önce şüpheli ilan edip, ardından delil aramaya gittiğini belirterek hukukun uygulanışındaki çarpıklığa dikkat çekti.
“Beni tutuklamak için gerekçe uydurmaktan başka bir şey değil yapılanlar”
“Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasına konu olan sosyal medya paylaşımlarının tamamının 2025 tarihli olduğunu belirten Uludağ, savcının bu paylaşımlarda hakaret unsuru bulamadığını kaydetti. “Beni tutuklamak için gerekçe uydurmaktan başka bir şey değil yapılanlar” ifadelerini kullandı.
Uludağ, eleştirilerinin olgulara dayandığını ve yargıdaki operasyonları haber yaptığını belirterek, “Artık içeriden izliyorum burada olanları” dedi.
“Hangi tweetimle hükümeti, yargıyı aşağıladığım iddianamede yazılmamış”
Cezaevine girdiğinde düşündüğü şeyin, adaletsizlik duygusu olduğunu söyleyen Uludağ, “Bir insanın gözleri adaletsizlik duygusuyla doluysa, bunu gazeteci olarak dile getirmeliyiz. Aksi takdirde bu ülke demokratik bir devlet olamaz” dedi.
“Hangi tweetimle hükümeti, hangi tweetimle yargıyı aşağıladığım da iddianamede yazılmamış” diyerek eleştirilerinin gerekçesiz bırakıldığını vurguladı.
“Görevi dezenformasyonla mücadele olan bir kurum, benim paylaşımımı yalanlayamadı”
Uludağ, “Yargı ile saray arasında kara propaganda” paylaşımının arkasında yatan gerçeklerin doğru olduğunu belirtti ve bu bilgiyi yalanlayamayan bir kurumun, kendisine suç isnat etmesini eleştirdi.
“Bir gazetecinin tweet attığı için 90 gündür tutuklu bulunması nerede görülebilir?”
Uludağ, yargı muhabiri olarak halkı bilgilendirme görevini yerine getirdiğini ve hiçbir suç işlemediğini vurgulayarak, hakkındaki suçlamalardan beraatini talep etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eleştirilere tahammül göstermesi gerektiğini hatırlatan Uludağ, “Sosyal medya paylaşımlarım dışında bir suçlama yok ama delil karartma veya kaçma şüphesi var deniliyor. 18 yıllık bir gazeteci olarak, hangi davada kaçmışım ki? Tutukluluğumun sonlandırılmasını bekliyorum” dedi.
Savcı, tutukluluğun devamını istedi
Duruşma savcısı, Uludağ’ın üzerine atılı suçları işlediğine dair somut delillerin bulunduğunu öne sürerek tutukluluk halinin devamını talep etti. Uludağ ise savcının soyut kavramlarla tutukluluğunu savunmasına tepki gösterdi.
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, savunmaların ardından Alican Uludağ’ın tahliyesine karar verirken, duruşmayı 18 Eylül’e erteledi.
(ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



