
21 Mayıs 2026 20:26
Güncelleme: 21 Mayıs 2026 20:38
Sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi. Uludağ, yaptığı açıklamada, “Dün nasıl girdiysem bugün de aynı iradeyle çıktım. Gazetecilik yapmaya devam edeceğim. Çünkü tek bir silahımız var. O da kalemimiz ve bu kalemi asla elimizden düşürmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamalarıyla 20 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ’ın ilk duruşması, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Duruşmada Uludağ’ın tahliyesine karar verilerek, bir sonraki duruşmanın 18 Eylül’de yapılmasına hükmedildi.
Uludağ, akşam saatlerinde Silivri’deki cezaevinden özgürlüğüne kavuştu. Üç ay sonra dışarı çıkan gazeteci, çıkışta yaptığı açıklamada buruk bir hisse sahip olduğunu dile getirdi. Uludağ, şu sözleri sarf etti:
“Ardımda Merdan Yanardağ’ı bıraktım. Her gün görüştüğüm, konuştuğum meslek büyüğüm. Çıkmadan önce de kendisiyle görüştüm, ‘Özgürlük ve demokrasi için direnmeye devam edeceğiz’ dedi. Bu nedenle Türkiye’de tüm tutuklu gazeteciler serbest kalana kadar basın özgürlüğü mücadelesi vereceğiz. Ankara’da İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Aydın’da yeni tutuklanan Yeliz Ayaz ve Pınar Gayıp gibi tüm tutuklu gazeteciler serbest kalmadan sevinemeyeceğiz. Ayrıca başta İstanbul ve Ankara’daki gazeteciler olmak üzere tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Dayanışma gösterdiler. Avukatlarım Tora Pekin ve Abbas Yalçın’a da minnettarım. Onların çabasıyla belki de bugün tahliye oldum. 90 gün sonunda bir bedel ödedik ama utanılacak bir gazetecilik yapmadık. Bu tutukluluk, bir yargı muhabiri olarak içerideki durumu gözlemlemek adına bana büyük bir tecrübe oldu. İçerideki tutuklu ve hükümlüleri bir anlamda Türkiye’nin cezaevi tarihine tanıklık ederken, önemli bir süreçte yer aldım. Aynı iradeyle gazetecilik yapmaya devam edeceğim. Kalemimiz bizim en güçlü silahımız ve onu asla bırakmayacağız.”
“Gazeteciliğin bedelini ödetmekti”
Meslektaşlarının sorularını yanıtlayan Uludağ, “Bu süre senin bakımından gazeteciliğini sorgulama, ‘Bana bunu yapıyorlar, ben artık bu şekilde habercilik yapmayayım’ diye seni değiştirecek bir sonuç üretti mi? Sen neden tutukluydun?” sorusuna, “Bunu göreceğiz. Bir, bugüne kadar yaptığımız gazeteciliğin bedelini ödetmekti. İkincisi, son 3 ayda Türkiye’de yargı alanında yaşananları, ben bir yargı muhabiri olarak neden içeride izlemek zorunda bırakıldım? Bu sorunun yanıtı sizin sorunuzla örtüşüyor” şeklinde yanıt verdi.
“Sürgün olarak görüyorum”
Dava sürecine ilişkin görüşlerini de paylaşan Uludağ, “Davam Ankara’da, ailem Ankara’da, işim Ankara’da, dosya Ankara’da, atılan tweetler Ankara’da ama ben İstanbul’daydım. Bunu bir sürgün olarak görüyorum. Ankara’dan uzaklaştırıldım. Elbette bu süreçte en ağır bedeli ailem ve çocuklarım ödedi. Onlar için zor bir süreç oldu” ifadelerini kullandı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



