
8 Mayıs 2026 19:12
Güncelleme: 8 Mayıs 2026 20:56
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ’ı Silivri’deki cezaevinde ziyaret etti. Yanardağ, “siyasal casusluk” suçlamasıyla açılan davaya ilişkin olarak 11 Mayıs 2026’da yapacağı savunmaya dair, “Bu iddianame, kesinlikle bir kumpas. Amacı Tele1’e el koymak ve beni, arkadaşlarımı medyadan uzaklaştırarak işsiz bırakmaktı. Savunmamı bir ‘karşı iddianame’ olarak sunacağım.” şeklinde konuştu. Yanardağ, tutukluluk şartlarına dair de, “Ailemle haftada bir yalnızca 10 dakika telefonla görüşme imkânım var. 12 Eylül döneminde bile bu tür bir dava görülmemişti.” ifadelerini kullandı. TGC Yönetim Kurulu, Yanardağ’ı ziyaretlerinin ardından bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, 27 Ekim 2025 tarihinden beri Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olan Merdan Yanardağ’ı ziyaret etti.
Merdan Yanardağ, 27 Ekim 2025’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte “siyasal casusluk” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Yanardağ’ın tutuklanmasının ardından Tele1’in sahibi olan ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık Anonim Şirketi’ne kayyum atanmış ve Tele1’in İstanbul, Ankara ve İzmir’deki merkezlerinde toplamda 144 gazeteci işten çıkarılmıştı. Merdan Yanardağ hakkında açılan davanın ilk duruşması 11 Mayıs 2026’da gerçekleştirilecek. Duruşmayı TGC ve diğer basın meslek örgütü temsilcileri de takip edecek.
“İddianamenin amacı beni ve arkadaşlarımı medyadan uzaklaştırıp işsiz bırakmaktı”
TGC Yönetim Kurulu’na 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü yapacağı savunmaya dair bilgi veren Merdan Yanardağ, “Bu iddianame bir kumpas. Amacı Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı medyadan koparmak ve işsiz bırakmaktı. Bağımsız ve borçsuz bir medya kuruluşu olan Tele1’e kayyum atanması, basın tarihinin en önemli olaylarından biridir. Bu, basın ve düşünce özgürlüğüne yapılan bir müdahaledir. Tele1’e yönelik bu müdahale, tüm medyayı etkilemiştir. Öncesinde bana Tele1’i satmam için teklif geldi, buna olumlu yanıt vermediğim için bu davayla kayyum atandı.” sözleriyle süreci değerlendirdi.
Yanardağ, savunmasını ‘karşı iddianame’ olarak sunacağını belirterek, “Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi uyarınca, devlet sırrını ele geçirip yabancı bir devlete veya örgüte verme suçlamasıyla karşı karşıyayım. Ancak iddianamede ne yabancı devlet ne de örgüt var. Hakkımda somut veya soyut bir delil bulunmuyor. Yorum ve varsayımlara dayanan ideolojik bir iddianame ile suçlanıyorum. 31 Mart 2024 seçiminde Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesine katkıda bulunduğum iddia ediliyor. Tele1’de 22 Haziran’da Kemal Kılıçdaroğlu ile bir yayın gerçekleştirdik, bir gün sonra ise Ekrem İmamoğlu’nu eleştiren bir program yaptık. Biz gazeteciyiz ve eleştirmeyi görev biliyoruz. Bu iddianameye göre, demokratik haklarını kullanmak ve iktidara muhalefet etmek suç sayılıyor. Bu iktidar döneminde üçüncü kez tutuklanıyorum. Önceki iki davada suçsuzluğum kanıtlandı ve mahkemeler hak ihlali kararı verdi. Şu an yedi aydır cezaevindeyim ve suçum sadece gazetecilik yapmak.” şeklinde konuştu.
TIKLAYIN I Uluslararası Af Örgütü’nden Merdan Yanardağ çağrısı: Derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalı
“12 Eylül döneminde bile böyle bir dava örneği görülmedi”
Tutukluluk koşullarına da değinen Yanardağ, “Ailemle haftada bir yalnızca 10 dakika telefonla görüşebiliyorum. Diğer tutuklular ise haftada 1 saat aileleriyle görüntülü görüşebiliyor. 12 Eylül döneminde bile böyle bir dava örneği yoktu. O dönemde de ağır baskılar vardı ama hukuksuz yargılamalar yaşanmamıştı. Ancak ben bu kumpasa boyun eğmeyeceğim. Her koşulda gazeteciliği, halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğim. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, her tutuklandığımda beni yalnız bırakmadı. Duruşmamı izlemeye tüm meslektaşlarımı ve basın meslek örgütlerini davet ediyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.
TGC Yönetim Kurulu
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Yanardağ’ı ziyaret ettikten sonra yaptıkları açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü, bu ülkede her görüşten insanın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının teminatıdır. Gazeteciyi gözaltına almak ve tutuklamak, toplumu gözetim altına almaktır. Üyemiz Merdan Yanardağ ve tüm tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır. Gazetecilik suç değildir. 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü Merdan Yanardağ’ın duruşmasını biz de izleyeceğiz.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



