Gazeteci Tutuklamaları Meclis Gündeminde!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Gazeteci Tutuklamaları Meclis Gündeminde!

Emek Partisi (EMEP) Milletvekili Sevda Karaca, gazeteci Alican Uludağ’ın sabah saatlerinde gözaltına alınarak tutuklanmasının Meclis gündemine taşındığını duyurdu. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelttiği sorularda, “kaçma şüphesi” gerekçesini sorguladı ve gazetecilere yönelik uygulamalara dikkat çekti. Gazetecilerin, hak savunucularının ve avukatların tutuklanmasının, barış ve demokrasi umudunu zayıflattığını ifade etti.

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gazeteci Alican Uludağ’ın gözaltına alınmasının ardından, Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanlarına yönelik düzenlenen operasyonları da gündeme getirdi. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması için TBMM Başkanlığına yazılı bir soru önergesi sundu.

Evrensel gazetesinin haberine göre, Karaca, 18 yıllık yargı muhabiri Alican Uludağ’ın sosyal medya paylaşımları ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları ile gözaltına alındığını ve İstanbul’a götürülerek tutuklandığını hatırlattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atanan yeni başsavcının ilk işlemlerinden birinin bu tutuklama olduğunu belirten Karaca, bunun gazetecilere yönelik açık bir mesaj taşıdığını dile getirdi.

Uludağ’ın aylar önce yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek evinden alındığını vurgulayan Karaca, “kaçma şüphesi” iddiasının gerçekçi olmadığını savundu. Daha önceki soruşturmalarda ifade vermeye giden gazeteciler hakkında bu tür bir tedbirin uygulanmasının basın üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.

ETHA’da çalışan gazeteciler Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp ve Elif Bayburt’un da “terör” suçlamalarıyla gözaltına alındığını belirten Karaca, tutuklu gazetecilerin koğuşlarında mahrem alanları gözetlemek amacıyla kameraların bulunduğu gerekçesiyle açlık grevine başladıklarını aktardı.

Türkiye’de basın özgürlüğünün uluslararası endekslerde gerilediğine dikkat çeken Karaca, yargının gazetecilere yönelik bir cezalandırma aracı haline geldiğini ileri sürdü. Bu uygulamaların sadece gazetecilerin kişisel özgürlüğünü değil, aynı zamanda basın ve ifade özgürlüğünü de zedelediğini ifade eden Karaca, gazetecilerin haberleri nedeniyle baskı altına alınmasının halkın haber alma hakkını da doğrudan etkilediğini kaydetti. Tutuklamanın istisnai bir tedbir olduğuna dair yasal düzenlemeler ve siyasi söylemler bulunduğunu hatırlatan Karaca, buna rağmen gazetecilerin, hak savunucularının ve avukatların tutuklanmasının barış ve demokrasi umudunu zayıflattığını vurguladı.

Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e şu soruları yöneltti;

Gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasına gerekçe gösterilen paylaşımlarının hangileri, hangi kriterlere göre “gazetecilik faaliyeti” sınırlarını aşmış ve suç unsuru teşkil etmiştir?

Bilinen bir ikametgahı olan ve daha önceki tüm soruşturmalarda ifade vermeye bizzat giden bir gazetecinin, sabahın erken saatlerinde kalabalık bir polis grubuyla gözaltına alınmasının ve “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutuklanmasının hukuki dayanağı nedir?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçuna ilişkin Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararları ve bu maddenin ifade özgürlüğünü kısıtladığına dair uyarıları göz önüne alındığında, bu madde üzerinden gazetecilerin tutuklanmaya devam edilmesinin gerekçesi nedir?

Kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen TCK 217/A maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten, 23 Şubat 2026 tarihine kadar kaç gazeteci hakkında soruşturma açılmış, kaçı tutuklanmıştır?

ETHA çalışanlarının hangi faaliyeti gazetecilik bağlamından kopartılarak terör faaliyeti olarak nitelendirilmiştir? Gazetecilik etik ve meslek ilkelerine ilişkin değerlendirme yargı tarafından hangi kıstaslarla yapılmaktadır?

Son bir yıl içerisinde kaç basın mensubu hakkında “örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası” veya “devletin kurumlarını aşağılama” suçlamalarıyla dava açılmıştır?

Şu an itibarıyla Türkiye genelindeki cezaevlerinde, mesleki faaliyetleri veya sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunan toplam gazeteci sayısı kaçtır?

Tutuklu ve hükümlülerin kişisel alanlarının kameralarla izlenmesinin gerekçesi nedir? Çok sayıda hak ve özgürlüğü ihlal eden ve hukuka aykırı olan bu uygulamadan dönmek için Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır?

Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargısal tacize uğramasını engellemek ve basın özgürlüğünü korumak adına Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır?

Gerek yasalar gerekse iktidarınızın “hukuk devleti” savunusu göz önüne alındığında; istisnai bir tedbir olan tutuklamanın; yargı eliyle muhalefeti cezalandırma aracı olarak kullanılmasının çelişkisi nereden kaynaklanmaktadır?

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın