Gaziosmanpaşa’da ‘vekâlet’le AKP’ye dönüş!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Gaziosmanpaşa’da ‘vekâlet’le AKP’ye dönüş!

CHP’li İstanbul Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin AKP’ye geçişi, 1998’de dönemin Refah Partili İBB Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görevden alınması ve yerine Ali Müfit Gürtüna’nın başkan vekili olarak atanması konusunu yeniden gündeme taşıdı. Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin ‘vekâlet’ yoluyla el değiştirmesine tepki gösteren Gürtuna, “Seçilmiş bir yönetici görevden alındığında yine aynı ekolden birinin seçilmesi demokratik teamül haline getirilmelidir”</em şeklinde görüş belirtti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” iddialarına dair yürütülen soruşturma çerçevesinde CHP’li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe gözaltına alındı ve tutuklandı. Gaziosmanpaşa Belediyesi’nde gerçekleştirilen başkan vekili seçimini ise AKP adayı Eray Karadeniz kazandı. Böylece, 31 Mart yerel seçimleriyle yaklaşık 30 yıl sonra CHP’ye geçen belediye, yeniden AKP’nin kontrolüne geçti.

AKP’nin, seçimde kazanamadığı belediyeyi ‘vekâlet’ yöntemiyle kazanması, 1998 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görevden alınmasının ardından gerçekleşen başkan vekili seçimlerini hatırlattı. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, Erdoğan’ın başkanlığının sona ermesinin ardından İBB Başkan vekilliği için Refah Partisi’nin desteklenmesi anlatıldı.

Ali Müfit Gürtuna, konuyla ilgili bir basın yayınında yaptığı değerlendirmede, “Seçilmiş bir yönetici görevden alındığında yine aynı ekolden birinin seçilmesi demokratik teamül haline getirilmelidir”</em dedi. Bu açıklamanın devamında, “1998’de Sayın Erdoğan’ın görevden ayrılmasının ardından belediye meclisinde seçimi gerçekleştirdik. O dönemde parti tarafından aday gösterilmememe rağmen Anavatan ve Doğru Yol Partisi’nin desteğiyle belediye başkanı seçildim”</em ifadesini kullandı.

“Gaziosmanpaşa özelinde yapılanlara dair yorum yapmak güç, ancak meseleyi yalnız Gaziosmanpaşa ile sınırlı tutmamak gerekir. Demokratik sistemin temel ilkesi, farklılıklara saygı ve bu farklılıkların kabulüdür.”

“Eğer bunu demokratik teamüllerin temeline yerleştirirsek, süreç içerisinde karşılaşacağımız her olayda farklı standartlar yaratmayız. Bir kurumda veya belediyede seçilmiş bir yöneticinin görevden alınmasının ardından, yine o ekolden birinin atanmasını biz demokratik bir nazaket ve teamül haline getirmeliyiz.”

“Devlete olan güven artar”

“Bu, kurallara ve devlete olan güveni artırır, insanların mağduriyet hislerini de azaltır”</em diyen Gürtuna, sözlerine devam etti:

“Basit görünen bir koşul bile, sık tekrar halinde toplumsal bir güvensizlik yaratabilir. Bu durum ortak değerlerimizi zayıflatır, birlikte olma duygumuzu etkiler ve zamanla toplumun bağışıklık sistemini çökertir. Tüm bunlar, devletin kurumlarının zayıflamasına yol açar.”

“Devletin önemini kavrıyorsak, kurumlarının güçlü olması gerekir. Kurumların gücü, kurallara ve demokratik teamüllere sadakatten gelir. Tüm bunları siyasetimizin kültürü haline getirdiğimizde, benzer olayları bir daha yaşamayız.”



 
 
 

 

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın