HABER7
Gazzeliler’in tehcir edilmesine dair oldukça tartışmalı açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, bu yılın Şubat ayının başlarında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Beyaz Saray’da bir araya gelmişti. Yapılan basın toplantısında Trump, Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etmeyi arzuladığını belirtirken, bu proje kapsamında Gazze halkının ülkelerinden gönderilmesini istemesi, küresel ölçekte tepki çeken skandal bir öneri olarak gündeme gelmişti. Ardından Trump, Gazzelilerin Mısır’a gönderilmesi fikrini de gündeme getirerek polemiği daha da derinleştirdi.
GAZZELİLER SİNA’YA YERLEŞTİRİLECEK
Lübnan merkezli Hizbullah’a bağlı bir gazetenin aktardığına göre, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Sisi, Gazze Şeridi’nden tahliye edilmesi planlanan yarım milyon Gazzeli’nin geçici olarak Sina Yarımadası’na yerleştirilmesini kabul etti. Bu kararın detayları, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da yapılan bir konferansta açıklanmış durumda. Gazzelilerin, Sina’nın kuzeyine tahliyesi planlanırken, Ürdün’ün bu durumdan endişe duyduğu da vurgulandı. Küresel güçlerin bu konudaki arayışları ve Gazzelilere yönelik planlar, bölgedeki karmaşık siyasi durumu yansıtırken, bu durumun muhtemel sonuçları da merak konusu olmaya devam ediyor.
MISIR’IN GAZZE PLANI
Geçtiğimiz Mart ayında Mısır, Gazze’nin yeniden inşası için hazırladığı devasa 53 milyar dolarlık planını duyurmuştu. Bu kapsamda, 1.5 milyon Gazzeli’ye geçici konut sağlamak üzere alan ayrılacağı ifade edildi. Aynı zamanda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Gazze’ye uluslararası barış gücü göndermeyi değerlendireceği belirtilmişti. Mısır’ın planına göre, Filistin Yönetimi’nin geri dönüşünden önce altı ay süreyle Gazze’yi idare edecek bir komite kurulacak. Özellikle bu komitenin “bağımsız figürler”den oluşacağı ve Filistin Yönetimi altında faaliyet göstereceği yönünde açıklamalar yapılmakta.
Suudi Arabistan’ın El-Hadath televizyonunun haberine göre, Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün’ün dışişleri bakanlıkları, Doha’da ABD elçisi Steve Witkoff ile bir araya gelerek, Arap ülkelerinin Gazze Şeridi’nin yeniden inşası hususunda destek verdiğini belirtmişlerdir. Bu çabalar, bölgedeki yoğun diplomatik ilişkilerin ve işbirliklerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor ve durumun ilerleyen dönemlerde yaratacağı olası etkileri de tartışma konusu haline geliyor.
Özellikle Gazze’de yaşanan insani kriz nedeniyle, uluslararası topluluk ve bölge devletleri, Gazze halkına yardım ulaştırmak ve bu durumu düzeltmek için harekete geçmeye çalışıyor. Mısır’ın mevcut planının hayata geçirilmesi, Gazze’nin toparlanmasına yardımcı olabilirken, bunun yanı sıra Sisi hükümetinin bu süreçle nasıl bir siyasi etki kazanacağı da önemli bir mesele olarak karşımıza çıkar. Tüm bunlarla birlikte, bölgedeki diplomatik ilişkilerin derinlemesine incelenmesi ve sürekliliği, ilerleyen dönemlerde bu tür önerilerin uygulanabilirliği açısından belirleyici bir faktör olarak öne çıkmaktadır.
Ayrıca, Mısır’ın Gazze’deki durumu ele alarak izlediği strateji, sadece bölgesel barış değil, aynı zamanda Arap ülkeleri arasındaki dayanışma ve iş birliği açısından da önemli bir yere sahiptir. Bu bağlamda, Mısır’ın rolü, bir “arabulucu” olarak gelişen olaylara yön vermesi açısından da dikkate alınmalıdır. Ayrıca, Suudi Arabistan gibi diğer önemli ülkelerin de sürece dahil olması, Gazze’deki durumun daha geniş bir uluslararası perspektifle ele alınmasına olanak tanıyabilir.