
Doç. Dr. Tuğba Atmaca Temrel, gece uyanmalarının sadece tek bir nedene bağlı olmadığını ve stres ile yaşam alışkanlıklarının uyku kalitesini etkilediğini ifade etti.
İSTANBUL (İGFA) – Gece yarısı ya da sabaha karşı uyanıp tekrar uykuya dalmakta zorlanmak, pek çok kişinin karşılaştığı yaygın bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Özellikle sosyal medyada 03.00’te uyanmanın belirli organlarla bağlantılı olduğuna dair paylaşımlar yapılırken, uzmanlar bu görüşün bilimsel temeli olmadığını belirtiyor.
Doç. Dr. Tuğba Atmaca Temrel, insan bedenini belirli saatler üzerinden değerlendirmeyi doğru bulmadığını vurgulayarak, gece uyanmalarının arkasındaki nedenlerin karmaşık olduğunu ifade etti.
STRES VE GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR UYKU DÜZENİNİ BOZABİLİYOR
Temrel, yoğun iş temposu, ekonomik kaygılar, aile sorumlulukları ve gün boyunca biriken zihinsel yorgunluğun, gece uykusunun bölünmesine yol açabileceğini söyledi. Kişinin gün içinde stresli hissetmemesi bile, biriken zihinsel yüklerin uyku kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Doç. Dr. Tuğba Atmaca Temrel, uyku sorunlarının değerlendirilmesinde yalnızca gece yaşanan şikayetlere değil, aynı zamanda kişinin günlük yaşam düzenine de dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.
GECE TELEFONA BAKMAK UYKUYA DÖNÜŞÜ ZORLAŞTIRIYOR
Gece uyanıldığında saate bakmak ve ardından telefona yönelmek, uykuya geri dönmeyi zorlaştıran davranışlar arasında yer alıyor. Temrel, telefon ekranından gelen ışığın ve sosyal medya içeriklerinin zihinsel uyanıklığı artırdığını, saat kontrolünün ise kişide “yeterince uyuyamadım” kaygısını besleyebileceğini ifade etti. Özellikle sabah erken kalkmak zorunda olan bireylerde bu kaygının daha da arttığını belirten Temrel, gece uyanmalarında telefon kullanımından kaçınılması gerektiğini vurguladı.
AKŞAM RUTİNLERİ UYKU KALİTESİNİ BELİRLİYOR
Uyku düzenini etkileyen faktörlerin yalnızca yatak odasıyla sınırlı olmadığını belirten Temrel, günlük alışkanlıkların da büyük bir rol oynadığını dile getirdi. Geç saatlerde kafein tüketimi, yatmadan önce ağır yemek yemek, düzensiz uyku saatleri, uzun ekran süresi ve hareketsizlik gibi etmenler uyku kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Düzenli uyku saatleri oluşturmanın, akşam saatlerinde zihinsel uyarımı azaltmanın ve gün içinde hareketli olmanın uykuya olumlu katkı sağlayabileceği ifade edildi.
HER GECE AYNI SAATTE UYANMAK HASTALIK ANLAMINA GELMEZ
03.00’te uyanmanın tek başına belirli bir organ sorunu anlamına gelmediğini belirten Temrel, sık sık uyanmalar, yeniden uykuya dalamama, gündüz aşırı yorgunluk ve başka belirtiler varsa uzman değerlendirmesine ihtiyaç duyulacağını ifade etti. Uyku sorunlarının stres, yaşam alışkanlıkları, hormonal değişiklikler ve farklı sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğine dikkat çeken Temrel, uzun süren şikayetlerde kişinin kendi kendine tanı koymaması gerektiğini söyledi. Yorgunluk, uykusuzluk, gerginlik ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerin dinlenme ihtiyacına işaret edebileceğini, ancak tüm bu belirtilerin ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini de ekledi.
Kaliteli uykunun, yalnızca uyunan süre ile değil, aynı zamanda kişinin kendini ne kadar dinlenmiş hissettiği ile de bağlantılı olduğunu vurgulayan Temrel, gece uyanmalarının değerlendirilmesinde uyku saatleri, stres düzeyi ve yaşam alışkanlıklarının birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



