
İstanbul’da, eski sevgilisinin sürekli tehdit ve saldırılarına maruz kalan genç bir kadın, yaşadığı travmayı paylaştı. İlişkisini, kendisine uygulanan şiddet nedeniyle sona erdirdiğini belirten kadın, ayrılığın ardından tehditlerin ardı ardına geldiğini, kendisini engelledikten sonra evlerinin camlarının kırıldığını ve saldırıların giderek ağırlaştığını ifade etti.
Defalarca şikayette bulunduğunu ve bu durumun kendisine korku vermekten vazgeçmediğini dile getiren genç kadın, “Başımdaki beladan kurtulamıyorum. Ölüm korkusuyla yaşıyorum” sözleriyle duygularını aktardı.
“AYRILDIĞIMDA AİLEME DE TEHDİTLERDE BULUNDU”
Eski sevgili dehşeti yaşayan genç kadının yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Bir yıl süren ilişkimi, bana her türlü psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığı için sona erdirdim. Ayrılık sonrası, defalarca rahatsızlık vermeye devam etti. Pişman olduğunu ve barışmak istediğini söylemesine rağmen, kabul etmedim.
Ailem ve beni tehdit etmeye başladı. Evli ve çocuklu olan abimle, ablamla da tehditler savurdu. Çevremdekilere zarar vereceğini de açıkça ifade etti.
“EĞER BARIŞMAZSAN DAHA KÖTÜLERİ OLACAK”
Şahsı engelledikten sonra, akşamında evimizin camı kırıldı. Bu durumu ondan şüphelendik. Kendisine ‘Sen mi yaptın?’ diye sorduk, ‘Evet, yaptım. Beni engellediğin için yaptım. Eğer benimle barışmazsan daha kötüleri olacak’ şeklinde bir yanıt aldı.
Ailem, ondan tek kurtuluş yolunun memlekete dönmek olduğunu söyledi. Yoksa bana zarar vereceğini, peşimi bırakmayacağını bildikleri için memleketimize geri döndük. Ancak burada bulunduğumuz halde, İstanbul’daki evimizin camlarını kırmaya devam etti. Her seferinde yaptırdıkça tekrar kırdı, hatta onları yakmaya çalıştı. Binamızın kapısının önüne lastik yakıp koyarak yangın çıkardı.

“GİTMEDİĞİM SAVCILIK, KARAKOL KALMADI”
Defalarca şikayetçi oldum. Her eyleminde usanmadan, bıkmadan şikayette bulundum, belki bir gün sonuç alırım diye. Gitmediğim savcılık, adliye, karakol kalmadı. Ağlayıp yalvarmadığım kimse kalmadı. Başımdaki beladan kurtulamıyorum. Ölüm korkusuyla yaşıyorum. Kendi canımdan öte, çevremdeki insanların da güvenliği beni endişelendiriyor. İstanbul’daki komşularımız da bu durumdan etkileniyor, her gece 3-4’te bir sesle uyanıyorlar. Onların bu sıkıntıyı çekmesine sebep olduğum için vicdan azabı çekiyorum.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



