
İSTANBUL (İGFA) – Genellikle 50 yaşından sonra görülmeye başlanan katarakt, son dönemde genç neslin görme kalitesini de tehdit etmeye başlamıştır.
Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin, erken yaşta katarakt gelişiminin en önemli sebeplerinden birinin genetik faktörler olduğunu vurguladı. Aile öyküsünde, özellikle birinci derece akrabalarında katarakt bulunan bireylerin, mercek yapısının daha erken yaşlarda bozulma riski taşıdığını belirtti. Bunun yanı sıra modern yaşamın beraberinde getirdiği kronik sağlık sorunlarının da, kataraktın erken yaşlarda ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceğini ifade etti. Kontrolsüz diyabet, hipertansiyon, obezite ve göz içi basıncının katarakt sürecini hızlandıran etkenler arasında olduğunu açıkladı.
ÇOCUKLUKTAKİ GÖZ KAZALARI KATARAKTI TETİKLİYOR
Erken yaşta katarakt oluşumunun bir diğer sebebi ise göz travmalarıdır.
Prof. Dr. Elgin, çocukluk döneminde spor yaralanmaları veya kazalara bağlı olarak göze gelen sert darbelerin, yıllar sonra katarakt olarak kendini gösterebileceğine dikkat çekti. Ayrıca, ultraviyole ışınlarının etkisi ve sigara içmenin de genç yaşta kataraktın gizli nedenleri arasında yer aldığını aktardı.
GENÇ YAŞTA KATARAKT NASIL ÖNLENİR?
Prof. Dr. Elgin, erken katarakt gelişimini önlemek için UV ışınlarına karşı koruyucu güneş gözlüğü takmanın, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmanın, diyabetin kontrol altında tutulmasının ve antioksidan açısından zengin bir beslenme düzeninin benimsenmesinin faydalı olacağını belirtti. Aynı zamanda, katarakt ve diğer göz hastalıklarının erken teşhisi için düzenli göz muayenelerinin önemine de dikkat çekti. Kataraktın ilaçla tedavisinin mümkün olmadığını ifade eden Prof. Dr. Elgin, “Kataraktın tek tedavisi cerrahidir. Ameliyat genellikle damla anestezisi ile gerçekleştirilir. Gerektiğinde sedasyon veya genel anestezi uygulaması da yapılabilir. Hasta, ameliyattan sonra aynı gün taburcu olabilir ve ertesi gün sosyal yaşamına dönebilir. Katarakt tedavisinde uzun yıllardır fakoemülsifikasyon yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntemde ses dalgaları (Ultrasound) aracılığıyla kataraktlı lens göz içinde parçalanır ve dışarı alınarak yerine yeni bir mercek yerleştirilir.” şeklinde konuştu.
Son yıllarda klasik tek odaklı merceklerin yerini alan çok odaklı premium (akıllı) göz içi lenslerin de tedavide önemli bir yer edindiğini aktaran Prof. Dr. Elgin, bu merceklerle hastaların hem katarakttan kurtulduklarını hem de diğer kırma kusurlarının tedavi edilmesiyle net bir görüş sağladıklarını söyledi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



