
CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle gençlerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekti. Karaca, gençlerin yalnızca işsizlikle değil, aynı zamanda yoksulluk, borçlanma, eğitimden kopuş ve geleceğe dair kaygılarla da mücadele ettiklerini ifade etti. Özellikle genç kadınlarda işsizlik ve sistem dışına itilme oranlarının önemli boyutlara ulaştığını vurguladı.
Karaca, bu konuda Türkiye’deki gençlerin sorunlarına dair bir rapor hazırladı. Rapor, DİSK-AR, Habitat Derneği, UNDP, OECD, TEPAV, TOG-KONDA ve Öğrenci Sendikası gibi kaynaklardan elde edilen verileri bir araya getirerek, gençlik sorunlarının artık yalnızca işsizlikle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.
Türkiye’deki gençlerin yalnızca iş bulamamakla kalmayıp, aynı zamanda işgücü piyasasına girememe, bulsalar bile güvenceli ve tam zamanlı istihdama erişememe, gelirlerinin giderlerini karşılayamama gibi karmaşık sorunlarla da karşı karşıya olduğu kaydedildi. Raporda, gençlik meselesinin eğitim politikası, sosyal politika, toplumsal cinsiyet eşitliği, barınma, ücret politikası ve sosyal güvence gibi konularla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.
DİSK-AR’ın 2025 yılına ait işsizlik ve istihdam raporuna göre, Türkiye’de dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,3 iken, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 29,7’ye yükseldi. 15-24 yaş grubundaki gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 15,3, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 38,3 olarak belirlendi.
“Genç kadınlarda geniş tanımlı işsizlik yüzde 49,1”
Raporda, genç kadınların işgücü piyasasında daha ciddi bir dışlanma ile karşılaştığı vurgulandı. DİSK-AR verilerine göre, 15-24 yaş arası genç kadınlarda dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 22,1, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 49,1 olarak kaydedildi. Genç erkeklerde ise bu oranlar sırasıyla yüzde 15,2 ve yüzde 31,6 olarak belirlendi.
Karaca, “Genç kadınların yaşadığı sorun yalnızca iş bulamama meselesi değil. Eğitimden, istihdamdan, kamusal hayattan ve ekonomik bağımsızlıktan eş zamanlı bir şekilde uzaklaştırılmaktalar. Ev içindeki emekleri çoğu zaman istatistiklerde görünmüyor; bakım yükü, aile içi sorumluluklar ve toplumsal cinsiyet rolleri genç kadınların hayatlarını kısıtlıyor,” değerlendirmesinde bulundu.
“Eğitimde ve istihdamda olmayan gençler sistem dışına itiliyor”
UNDP’nin 2025 tarihli genç kadınlara yönelik Beyaz Kitabı’na işaret eden raporda, 2024 yılında Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 22,9’unun ne eğitimde ne istihdamda olduğu belirtildi. Bu oranın erkeklerde yüzde 16,2, kadınlarda ise yüzde 30,1 olduğu ifade edildi. 18-29 yaş aralığında ise gençlerin yüzde 30’una, erkeklerin yüzde 17’sine ve kadınların yüzde 43’üne ne eğitimde ne istihdamda oldukları kaydedildi.
OECD’nin Türkiye ile ilgili 2025 notuna göre, 2023 yılında gençlerin yüzde 28,4’ü ne eğitimde ne istihdamda ne de yetiştirmede olduğu, OECD ortalamasının ise yüzde 12,6 olduğu belirtildi. Bu durum, Türkiye’deki gençlerin sistem dışına itilmesinin uluslararası alanda da önemli bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.
Habitat Derneği’nin “Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali Araştırma Raporu 6” verilerine göre, genç erkeklerin yüzde 59’u çalışırken, kadın gençlerde bu oran yüzde 38 olarak belirleniyor. Ev genci kategorisinde ise kadınların yüzde 26’sı, erkeklerin ise yalnızca yüzde 6’sı yer alıyor. Raporda, ev gençliği sorununun yalnızca ‘çalışmama’ durumu olmadığı; eğitimden, istihdamdan, sosyal hayattan ve ekonomik bağımsızlıktan uzaklaşma anlamına geldiği vurgulanıyor.
Araştırmaya göre, gençlerin yüzde 72’si herhangi bir nedenle iş bulmanın kolay olmadığına inanıyor. Bu oranın iş arayan gençlerde yüzde 94, ev gençlerinde ise yüzde 81’e çıktığı kaydedildi.
“MESEM, gençlik krizinin en ağır başlıklarından biri”
MESEM’in resmi olarak gençlere meslek kazandırma ve okuldan işe geçişi kolaylaştırma politikası olarak sunulduğu, ancak sahadan gelen verilerin bu modelin birçok çocuk ve genç için eğitim hakkı ile çocuk emeği arasındaki sınırı belirsizleştirdiği ifade edildi.
Öğrenci Sendikası’nın 2026 tarihli MESEM raporuna göre, Gebze’de 14-18 yaş arası 926 MESEM öğrencisiyle yapılan araştırmada, öğrencilerin yüzde 58,1’inin haftada 7 gün, yüzde 38,7’sinin ise haftada 6 gün çalıştığı; yüzde 70,9’unun günde 12 saatten fazla, yüzde 25,6’sının ise günde 10-12 saat çalıştığı aktarıldı. Bu veriler, MESEM’in birçok öğrenci için mesleki eğitimden ziyade uzun çalışma saatlerine dayalı bir emek düzenine dönüştüğünü gösteriyor.
Raporda ayrıca MESEM öğrencilerinin yüzde 95’inin sosyal hayata haftada yalnızca 0-3 saat ayırabildiği, yüzde 97,8’inin işyerinde küfre, yüzde 96,6’sının fiziksel şiddete maruz kaldığı, yüzde 88,9’unun işyerinde denetim yapılmadığını belirttiği, yüzde 91,8’inin ulaşım masrafının karşılanmadığı ve yüzde 90,5’inin iş kazası geçirdiği kaydedildi.
“Çalışan gençler bile geçinemiyor”
Raporda, genç yoksulluğunun yalnızca işsiz gençlerin sorunu olmadığına dikkat çekildi. Habitat Derneği’nin araştırmasına göre, gençlerin yalnızca yüzde 40’ının maddi durumundan memnun olduğu, yüzde 84’ünün ihtiyaç duyduğu gelir düzeyinin altında yaşadığı belirtildi. Göreli yoksunluk oranının iş arayan gençlerde yüzde 98’e, öğrencilerde yüzde 94’e, ev gençlerinde ise yüzde 89’a çıktığı; çalışan gençlerde bile bu oranın yüzde 75 olduğu ifade edildi.
Gençlerin yüzde 49’unun son bir yıl içinde gelirlerinin harcamalarını karşılayamadığı belirtilirken, gençlerin yüzde 35’inin kredi kartı borcu, yüzde 19’unun tüketici ya da ihtiyaç kredisi borcu, yüzde 19’unun arkadaşlarına borcu olduğu; yüzde 22’sinin ödenemeyen veya ertelenmiş faturası olduğu ve yüzde 42’sinin son iki yılda faturalarını geciktirerek ödediği kaydedildi.
“Diploma güvenli gelecek anlamına gelmiyor”
TEPAV’ın yükseköğretim ve istihdam ilişkisine dair politika notuna da yer verilen raporda, Türkiye’de yükseköğretimin 2006 sonrasında “her ile bir üniversite” politikasıyla hızla genişlediği; ancak ünivers
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



