
Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar, yaklaşık 10 yıldır Gerede Çayı’nın zehirli hale gelmesine sebep oldu. Bölge halkı, 288 kilometre boyunca 100’den fazla köyü etkileyen bu kirliliğin bir an evvel çözülmesini talep ediyor. Vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” şeklinde tepki gösterdi.
GÖZ GÖRE GÖRE ÇEVRE FELAKETİ
Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikalar, evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan doğrudan Gerede Çayı’na deşarj ediyor. Bu durum, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine yol açmış durumda. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere daha önce ceza kesilmiş olmasına rağmen, kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e ulaşan çay, 288 kilometrelik hat boyunca 100’den fazla köyde kirliliğe ve rahatsız edici bir kokuya neden oluyor. Bölge halkı, fabrikalara karşı seslerini yükselterek, yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için bir araya geldi.

“TARIM ÖLÜYOR”
Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyla büyüdüklerini dile getirerek, “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” şeklinde konuştu.

“SESİMİZİ DUYMAZLARSA ANKARA’YA YÜRÜYECEĞİZ”
Meryem Dayı, geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını aktararak, “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz” dedi.



Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



