Gerilim Artarken, Anketler Türkiye’nin Nabzını Tutuyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Gerilim Artarken, Anketler Türkiye’nin Nabzını Tutuyor

Gökova’da evimin tam karşısındaki sahilde Deniz Kuvvetleri’nin fırkateynlerinin yeniden dolaşmaya başladığını gözlemliyorum.

Bu sahilde yaşayanlar artık bu durumu iyi biliyor.

Fırkateynlerin görünmesi, Cumhurbaşkanı’nın Okluk’ta tatile geldiğini ya da geleceğini anlamamızın bir işareti haline geldi.

Okluk Koyu, bence Cumhurbaşkanları için iyi bir siyasi meditasyon ve düşünce fırsatı sunuyor.

Bir fırkateyn ve bir esir fotoğrafı

Evimden fırkateyne bakarken, önümdeki hüzünlü fotoğraf dikkatimi çekti.

İkinci Dünya Savaşı sırasında savaş esirlerinin götürülüşüne benzer bir görüntü aklıma geldi.

16 milyonluk İstanbul’da, bir yıl önce seçimi kazanan belediye başkanlarına yapılan muameleyi düşündüm.

Tam o sırada önüme bir anket daha geldi.

Uzun zamandır ilgiyle takip ettiğim Panorama’nın mayıs ayı anketi, abonelere özel olarak gönderildiği için sınırlı sonuçlarını paylaşıyorum.

Bu ayki ankette önemli sonuçlar var

Bu ay yapılan ankette, Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT yöneticileri ve yargı mensuplarının okuyup değerlendirmeleri için umarım rahat bir ortam bulur.

Belki de ülkedeki gerginliği azaltacak önemli bir değerlendirme yapmalarına vesile olur.

Öncelikle, İstanbul’un 1 milyon oy farkla seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer CHP’li ilçe belediye başkanlarına yönelik muameleyi kaydetmekte fayda var.

Mayıs’ta medya ve iktidar propagandası yoğundu

19 Mart yargı darbesinin üzerinden neredeyse üç ay geçmişken, benim yaşımdaki insanlar eski davalarda bile karşılaşmadığımız olaylara tanık oluyoruz.

İmamoğlu ve onun gibi düşünenlerin vergileriyle varlığını sürdüren, halkın radyo ve televizyonu olan TRT, Yassıada duruşmalarındaki radyodan daha etkin bir propaganda aracı haline geldi.

Bu dönemde medya, polis ve savcıların kendilerine sunduğu bilgileri kayıtsız şartsız yayıyor.

Propaganda ve zulmün yoğunlaştığı bir süreç yaşıyoruz.

Mayıs ayında kafa karışıklığı arttı

Mayıs ayında “Bu siyasi bir davadır” diyenlerin oranı 1 puan artarak yüzde 54’e ulaştı, “Hukukidir” diyenler ise 1,5 puan düşerek yüzde 32’ye geriledi.

TRT’nin ve iktidar medyasının ağır propagandası, halk üzerinde beklenildiği gibi bir etki yaratmadı.

Yargı ve basına olan güvende düşüş var

Mayıs ayında yargıya güven oranı, Diyanet’e olan güvenden bile düşük bir seviyeye geriledi.

Türkiye’de her 10 kişiden sadece 2,7’si yargıya güveniyor.

Basın ise güven sıralamasında son sırada yer alıyor; her 10 kişiden yalnızca 1,5’u basına güvendiğini söylüyor.

Buna karşın, tüm bu olaylara rağmen halk, Anayasa Mahkemesi’ne güvenmeye devam ediyor.

İktidarın sevmediği yargı organına olan güven, halkın vicdanını yansıtan bir durum olarak öne çıkıyor.

İmamoğlu ve diğer seçilmiş başkanlara karşı olan 19 Mart darbesi, kamuoyunun vicdanında olumsuz bir yankı bulmuş durumda.

Propagandaların yoğunluğuyla birlikte halkın vicdanındaki yaralar derinleşiyor.

TÜİK’in verilerine güven azalıyor

Cumhurbaşkanı, TÜİK’in enflasyon verilerine dayanarak yaptığı açıklamalarına da göz atmakta fayda var.

Mayıs ayı içinde halkın enflasyon beklentisi, bir puan more yükselerek yüzde 67.6’ya çıktı, oysa TÜİK enflasyonun düştüğünü açıklıyordu.

Ekonomik bozulmanın nedenleri tartışılıyor

Ankete katılanlara “Ekonomik göstergelerde yaşanan bozulmanın nedeni sizce nedir?” sorusu yöneltildiğinde, şu sonuçlar elde edildi:

(*) YÜZDE 33.9: Hükümetin sürdürdüğü ekonomik politika

(*) YÜZDE 28.9: İBB’ye yönelik operasyon

(*) YÜZDE 22.9: Küresel ekonomideki gelişmeler

(*) YÜZDE 5.6: Diğer

(*) YÜZDE 8.5: Fikrim yok

Halk kötü yönetimi işaret ediyor

İnsanlar, İBB’ye yönelik siyasi davanın ekonomiye olumsuz etki yaptığını düşünüyorlar.

Yani, ekonominin bozulmasının büyük kısmının iktidarın kötü yönetim biçiminden kaynaklandığına inanıyorlar.

Bayramda bu durumu bir kez daha değerlendirme fırsatı bulunmalı.

Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Ankete katılanlara kendilerini hangi kimlikle tanımladıkları soruldu:

(*) YÜZDE 31.7: Atatürkçüyüm…

(*) YÜZDE 22.7: Milliyetçiyim

(*) YÜZDE 11.1: Muhafazakârım

(*) YÜZDE 7.9: İslamcıyım

(*) YÜZDE 6.4: Ülkücüyüm

(*) YÜZDE 6.3: Demokratım

(*) YÜZDE 6.0: Sosyal demokratım

(*) YÜZDE 4.3: Sosyalistim

(*) YÜZDE 0.9: Liberalim

(*) YÜZDE 2.7: Diğer

İslamcı kimlik bu millete uymuyor

Uzun süredir belirttiğim gibi, Türkiye bir Akdeniz ülkesidir ve bu ülkeye İslamcı bir kimlik giydirilemez.

Siyasetteki “cami cemaati” anlayışı, kayda değer bir sosyolojik karşılığa sahip değildir.

Atatürkçülük ve milliyetçilik, bu ülkenin en çok birleştirici unsurlarıdır.

AKP’nin hatası devam ediyor

AKP, iktidara geldiği günden beri aynı yanlışları yapmaktadır ve kendini hala “İslami duyarlılık” üzerine inandırmış durumdadır.

Bu parti, esasında ANAP ve DYP liderlerinin kötü yönetimlerinin bedeli olarak iktidara gelmiştir.

Seçim sonrasında bu durumu sorgulamak yerine, seçilmiş bir belediye başkanını görevden alarak sorunları daha da büyütme aşamasında.

Bir sonraki seçimde oy oranlarının düşeceğini öngörmekteyim.

Bir fotoğrafa bakmak, geçmişi düşünmek

Bayramda, Cumhurbaşkanı’nın mesajındaki kardeşlik vurgusunu düşünmek önemli.

Halkın oyu ile seçilmiş bireylerin yaşadığı haksızlıklar karşısında duyduğu duyguları anlamak gerek.

Bugün İstanbul’un seçilmiş belediye başkanına yapılan suçlamaların benzerleri, 25 yıl önce kendisine de yöneltilmişti.

Kimseye gözaltı yapılmadı, adalet sağlandı

O dönemde, tutuksuz yargılamalar yapılıyordu. Kimse eşi veya yakınları gözaltına alınmıyordu.

Bugün ise durum oldukça değişmiş durumda.

Okluk’ta derin düşünceler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 70 yaşına yaklaşmışken, 23 yıllık siyasi kariyerini düşünmesi gereken bir dönemden geçiyor.

Meksikalı düşünür Octavio Paz, “Bayramlar, toplumların durup düşünmeleridir” der.

Okluk Koyu, Erdoğan’ın geleceği hakkında düşünmesi için uygun bir ortam sunuyor.

Hem Okluk’a hem Silivri ve Edirne’ye bayram dilekleri

Kendisine ve ailesine Gökova’dan “İyi bayramlar” diliyorum.

Elbette tüm Türkiye’ye de huzurlu bir bayram diliyorum.

Özellikle Silivri, Edirne ve diğer cezaevlerinde haksızlığa uğramış belediye başkanlarına bir an önce haklarının iade edilmesini umut ediyorum.

Bu bayramda, onların serbest bırakılmasının Türkiye için olumlu bir gelişme olacağının altını çizmekte fayda var.

İşte bu anket, Akdeniz ülkemizin bu şekilde yönetilemeyeceğini ortaya koymaktadır.

Hepimiz bir kez daha düşünmeliyiz.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın