
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, artan üretim maliyetleri, azalan alım gücü ve gıdaya erişimde yaşanan zorluklarla birlikte, taklit ve tağşiş ürünlerin piyasada yaygınlaşmasının da sorunları derinleştirdiğini ifade etti.
Gürer, “Gıda enflasyonu yalnızca mutfaklarda sorun yaratmıyor; denetimsizlik ve fırsatçılıkla birleştiğinde taklit ve tağşiş olgularını da artırıyor” diyerek, özellikle temel gıda ürünlerinde uygunsuzlukların artış gösterdiğine dikkat çekti.
Gürer, “Tereyağında bitkisel yağ, yoğurtta nişasta, balda taklit ve tağşiş, zeytinyağında düşük kaliteli yağ ve tohum yağı karışımı, et ürünlerinde ise dana eti yerine kanatlı eti ya da sakatat kullanımı gibi tüketiciyi yanıltan uygulamalar denetimlerde tespit edildi. Gıda enflasyonu, taklit ve tağşişe kapı aralıyor” dedi.
“VATANDAŞ DANA ETİ ALDIĞINI SANIYOR, KARŞISINA BAMBAŞKA İÇERİK ÇIKIYOR”
CHP’li Ömer Fethi Gürer, son açıklanan bakanlık listelerinde çok sayıda uygunsuzluğun bulunduğuna işaret ederek, “Dana sucukta kanatlı eti, kıymalı pide harcında kalp, lahmacunda taşlık, kebap harçlarında mekanik ayrılmış kanatlı eti gibi durumlar ortaya çıkıyor. Vatandaş dana eti aldığını düşünüyor, fakat bambaşka içeriklerle karşılaşabiliyor” şeklinde konuştu.
Süt ürünlerinde de bitkisel yağ ve nişasta kullanımı olduğuna dikkat çeken Gürer, “Tereyağı adıyla satılan ürünlerde bitkisel yağ tespit ediliyor ve yoğurtta nişasta bulunması, hileli uygulamaların da azımsanamayacak kadar yaygın olduğunu gösteriyor” dedi.
Gürer, et ve süt ürünlerinin yanı sıra zeytinyağı, bal ve baharat gibi diğer gıda maddelerinde de benzer sorunların yaygınlaştığını vurgulayarak, “Natürel sızma diye satılan zeytinyağına başka yağların karıştırıldığını, balda taklit ve tağşiş olaylarının tespit edildiğini görüyoruz. Sumakta boya kullanımı, tatlıda uygunsuz katkı maddeleri de dikkat çekiyor. Ülkemizde dürüst çalışan binlerce esnaf bulunmasına rağmen, tüketiciyi yanıltan ve haksız kazanç peşinde koşanların sayısı az da olsa var. Alım gücünün düşmesiyle birlikte vatandaş ucuz ürünlere yöneliyor ve bu durum merdiven altı üretime olanak tanıyor” ifadelerini kullandı.
“DÜZENLİ İZLEME VE TÜKETİCİYİ KORUYACAK POLİTİKALAR ŞART”
Gürer, 207 uygunsuzluk tespitinin münferit değil, sistematik bir sorun olduğunu vurgulayarak, yalnızca ifşa listelerinin yeterli olmayacağını belirtti. “Ürünleri açıklamak önemli, ama bu tek başına yeterli değil. Caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı. Sadece teşhir değil; etkin denetim, ağır yaptırımlar, düzenli izleme ve tüketiciyi koruyacak politikalar gereklidir” dedi.
Gürer, çözüm için gıda denetimlerinin artırılması ve laboratuvar kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizerken, şunları ekledi:
“Taklit ve tağşiş yapanlara caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı. Girdi maliyetleri düşürülerek dürüst üreticilerin korunması sağlanmalı. Güvenilir gıdaya erişim için kamusal denetim mekanizmaları güçlendirilmeli ve tüketicinin uygun fiyatlı, sağlıklı gıdaya erişimi desteklenmelidir.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



