Gıda Fiyatları Artacak! İklim Olayları Etkili Olacak

Haber MerkeziHaber Merkezi
1 okunma
Gıda Fiyatları Artacak! İklim Olayları Etkili Olacak

Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) – Tarım yazarı ve gazeteci Ali Ekber Yıldırım, Mayıs ayında meydana gelen kar ve don olaylarının gıda fiyatları üzerinde önemli bir etki yaratacağını ifade etti. Yıldırım, “Önümüzdeki dönemde özellikle meyvelerde ve bazı sebzelerde fiyat artışı mutlaka olacaktır” dedi.

Bu ay Gaziantep ve Şanlıurfa gibi Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde etkili olan sel, dolu ve fırtına, tarımsal üretimi ve çiftçileri olumsuz yönde etkiledi. Bazı bölgelerde meyve ağaçları zarar görürken, bazı illerde seralar ve tarla ürünleri büyük hasar aldı.

Yaşanan afetzedeliklerin gıda fiyatları ve enflasyon üzerindeki etkileri hakkında görüş belirten Yıldırım, bu olayların fiyatlarda artışa yol açabileceğini kaydetti.

“Her bölgede farklı bir etkilenme oldu”

Kar ve don olaylarının farklı bölgelerde çeşitli ürünleri etkilediğini dile getiren Yıldırım, “Türkiye’nin farklı bölgelerinde, bazı illerinde kar yağarken, bazılarında don meydana geldi, bazı yerlerde ise aşırı yağışlar görüldü. 2025’te yaşadığımız uzun süren zirai don gibi, üç kez yaşanan zirai don olayı büyük bir etki yaratmadı. Ancak Mersin’de kiraz, erik ve şeftali ağaçları gibi meyveler daha fazla zarar gördü. Antalya tarafında seralar, Adana’da ise mısır ve patates gibi ürünlerde her ilde farklı etkilenmeler yaşandı” şeklinde konuştu.

“Çarşı pazardaki yansımalarını daha fazla hissedeceğiz”

Don ve karın meyve-sebze fiyatlarına etkisi olacağını vurgulayan Yıldırım, fiyatlarda bir artış yaşanabileceği uyarısını yaptı. Şunları ekledi:

“Tabii ki bunun gıda fiyatları üzerinde bir etkisi olacak. Türkiye’de bir fırtına veya kar yağdığında, psikolojik olarak hemen fiyatlarda bir artış gözlemleniyor. Normalde bu kar, dolu ve fırtınanın tarım ürünleri üzerindeki etkisi çok büyük değil. Ancak bir miktar kar yağdığında, hemen ‘ürün gelmedi’ denilerek fiyatlar artırılıyor. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde özellikle meyve ve bazı sebzelerde fiyat artışları kaçınılmaz olacaktır. Gıda enflasyonuna da etkisi olacak. Ancak Haziran ayına yaklaşıyoruz ve tarla ürünleri çıkacak. Bu durum fiyatlarda bir düşüş beklentisi oluşturuyor. Bu da fiyat artışlarını bir nebze frenleyebilir. Ayrıca, bu dönemdeki fiyat artışları, halkın yaşadığı enflasyon ile TÜİK’in açıkladığı enflasyon arasında ciddi bir fark yaratıyor. Dolayısıyla, bunu pazarda daha fazla hissedeceğiz fakat rakamlara yansıması sınırlı olacaktır. Nisan ayı enflasyonunda TÜİK, sebzelerdeki fiyat artışını yüzde 6,7 olarak açıkladı. Ancak domates, biber, salatalık ve kabak fiyatları çok daha fazla artmış durumda. Bu nedenle rakamlara yansıma farklı olacaktır; çarşı pazardaki yansımaları daha belirgin hissedeceğiz.”

“İklimle çok fazla bağlantısı kalmamaya başladı”

Artık sebze ve meyve fiyatlarının maliyetle ve iklimle bağlantısının azaldığını belirten Yıldırım, “Üreticiler zaman zaman fiyat artışlarından yeterince yararlanamıyor ya da bu artışlar onlara yansımıyor. Tüketici olarak ödediğimiz para çoğu zaman üreticiye ulaşmıyor. İklim, zirai don ve kuraklık gibi sorunlar fiyatları artırırken, tüketici pahalıya alım yapmak zorunda kalıyor. Üretici ise düşük fiyatlarla satış yapmak zorunda kalıyor. Son yağışlarla birlikte üretim fiyatları düşük olsa bile, tüketiciye yansıması yüksek olacaktır” şeklinde konuştu.

“Tarladan sofraya kadar olan süreç iyi yönetilmeli”

İklim krizinin tarımdaki etkisinin azaltılması için etkili üretim stratejilerinin uygulanması gerektiğini ifade eden Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

“Tarımda yapısal sorunların mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu sadece iklime bağlı değil. İran Savaşı ile gübre fiyatlarının fırlaması ve mazot fiyatlarının artması gibi faktörler maliyetleri artırıyor. Üreticinin sürdürülebilir bir şekilde üretime devam edebilmesi için gerekli şartların sağlanması lazım. Üretici, üretim yapacak kadar para kazanabilirse, bu sürdürülebilir bir durum yaratır. Tarladan sofraya kadar olan sürecin iyi yönetilmesi gerekiyor. Türkiye bu anlamda yeterince iyi yönetilemediği için, tarım politikaları üreticiyi ve tüketiciyi yeterince koruyamıyor. Hem üreticiyi destekleyecek hem de tüketiciyi koruyacak dengeli bir tarım politikası ile bu sorunları aşabiliriz.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın