
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Yargıtay’dan olumsuz bir haber aldı. Görev süresinin sona ermesinin ardından, iki ay içinde boşaltması gereken bir evle ilgili açılan davayı kaybettiğini açıkladı.
Yargıtay, Gökçek’in belediyeden satın aldığını belirttiği lüks lojmanla ilgili olarak, “satış yazısında kendi imzası var” şeklinde bir karar verdi. Gökçek, bu nedenle evi boşaltacağını duyurdu.
Gökçek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “7061 sayılı kanun kapsamında, kamu ve belediye lojmanlarında oturanların, oturdukları lojmanların satışını talep etme hakkı bulunuyordu. Ben de bu haktan yararlanarak, içerisinde yaşadığım lojmanın satışını belediyeden istedim. Şu anda bu evi eşim satın aldı.”
Bugün, Mustafa Tuna döneminde satın aldığı evle ilgili görülen davada Yargıtay süreci tamamlandı ve davayı kaybettim. Gerekçe olarak, 2017 yılında satışla ilgili belediye meclisine sevk edilen yazının altında kendi imzamın bulunması gösterildi.
Oysa ki satış kararı, o dönemki Belediye Başkanı Mustafa Tuna tarafından alınmıştı. Ben, gayrimenkulü o günkü rayiç bedelin yaklaşık yüzde 10 fazlasına, tamamen yasal yollarla satın almıştım.
Belediye, bu satış bedelini tarafıma iade edecek ve ben de yaşadığım evden çıkacağım.
Verilen karar benim için olumsuz olsa da, adalet sistemine olan inancımı ve karara duyduğum saygıyı sürdürüyorum.
Bu ülkede hukuk varsa, kararları hoşumuza gitmese bile kabul etmek hepimizin sorumluluğudur.
Benim duruşum net: Her zaman hukuk, her zaman adalet.
Aynı saygıyı, yargı kararlarını kendi lehine olmadığında kabul etmekte zorlanan diğer siyasi partilerden de bekliyoruz.
Ayrıca, “Melih Gökçek yargılanmıyor” şeklindeki sürekli tekrarlanan söylemlerin temelsiz ve yanıltıcı olduğu, bu süreçle bir kez daha gözler önüne serilmiştir.
Hukukun işleyişini siyasi malzeme yaparak gerçekleri çarpıtmak, ne adalete ne de millete fayda sağlar.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



