Grevin 86. Gününde: İşçiler Hakkını Arıyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Grevin 86. Gününde: İşçiler Hakkını Arıyor!

Otoyolda, geniş bir alana yayılan Marmara Denizi’ni geçtikten sonra Gebze’den İzmit Körfezi’ne doğru ilerlerken fabrikalar ardı ardına sıralandı.

Üretimin merkezindeydik.

★★★

Anadolu Otoyolu üzerindeki bu noktada, trafikte TIR’lar, tankerler ve kamyonlar yoğunluk oluşturuyordu. Bu araçlar, hammadde taşırken, fabrikalarda işçi emeği ile hayat bulan sanayi ürünlerini yükleyerek Türkiye’nin dört bir yanına, bir kısmını da yurt dışına ihraç ediyorlardı.

★★★

Birden trafik durdu. Bir TIR’ın üzerine yüklenmiş vinç, alt geçidi tıkamıştı. TIR sürücüsü, taşıdığı yükün boyu ile alt geçidin yüksekliğini hesaplayamayıp girmiş, çıkamaz hale gelmişti.

Ne ileri gidebiliyordu ne de geri dönebilirdi.

★★★

İşçilerle görüşmek, onların sesini duymak istiyordum; ancak “alt geçitte sıkışmış olan TIR’ın üstündeki vinç” gibi bir durumla karşılaşmışlardı. Grevleri 86’ncı günündeydi.

★★★

Üretim durmuş, fabrikalar kapanmış, bacalar tütmüyordu. İşçilerin ücret artışı talebi ile başvurdukları anayasal hakları, göz ardı ediliyor, destekten uzak tutuluyordu.

★★★

Petrol İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Nesimi Yetişoğlu ile, grev çadırının önünde işçilerle bir araya gelme kararı almıştık.

Günün geldiğinde buluştuk.

★★★

Nesimi Yetişoğlu, grev çadırının önüne asılan büyük harflerle yazılmış beyaz bir bez üzerinde yazan gerçeği anlattı: “GÜBRETAŞ VATANDIR”.

★★★

GÜBRETAŞ, toprağın can damarı olan gübreyi üretmek için Türkiye’de ilk kurulan fabrikaydı. Tarımda ilerlemenin ilk kapısı olan bu fabrika, 1950’li yıllarda buğday, arpa, nohut, mercimek gibi tarım ürünlerinin artırılması için hayvan gübresinin yetersiz kalması üzerine kurulmuştu.

1952 yılında faaliyete geçen GÜBRETAŞ, 1954’te üretime başladı ve tarımda verim artışını sağladı. Türkiye, aç kalmadı.

★★★

Gübre Fabrikaları Türk Anonim Şirketi (GÜBRETAŞ) kuruluşunda devlet öncülük etti. Türkiye Ziraat Bankası, Türkiye Şeker Fabrikaları ve Sümerbank gibi kurumlar, bu projeye destek verdiler. O dönemde tarım, ülke nüfusunun yüzde 80’inin geçim kaynağıydı. Ankara Ziraat Fakültesi hocaları da “gübre olmadan üretim artmaz” görüşünü savundu. GÜBRETAŞ, Türkiye’nin gübre ihtiyacını karşılamak için ilk adımı attı. İlk yıllarda köylüler, “bu beyaz taş tozunun tarlada faydasını” sorguladılar. GÜBRETAŞ mühendisleri, bizzat köylere giderek gübrenin verim artışını uygulamalı olarak gösterdiler.

Toprak canlanmaya başladı. Bereket geri döndü.

★★★

Necati Doğru, işçi annesi Aysel Serilmiş’i dinledi.

★★★

İşçilerin grev çadırında “GÜBRETAŞ VATANDIR” yazması, 63 yıl aradan sonra haklı bir durumu ortaya koyuyordu. İşçilerin alım güçlerini korumak için grev hakkını kullanmaları, son derece meşru bir talepti. Onları dinlemek için buradaydım.

★★★

“Bizi açlıkla terbiye etmeye çalışıyorlar. İşçiler gülümseyecek, bacalar tütmeye başlayacak. Anlaşmaya hazırız. Açlıkla terbiye edilmeyeceğimiz bir artış bekliyoruz” dediler.

★★★

İşçi Serdar Dinçer, meslek yüksekokulu mezunu olarak fabrikada formanlık yapıyor ve iş yeri temsilcisi görevini yürütüyordu. “Ayda net 30-35 bin lira kazanıyorum. Evim kira ve Kocaeli, Türkiye’deki en yüksek kira bedellerine sahip illerden biri. Üç çocuğum var, bu ücretle geçinemiyoruz. Eğer işçi, aldığı ile geçinemezse üretim de aksar; işte biz bu nedenle greve çıktık” diye konuştu.

★★★

İşçi Faruk Reis, 17 yıldır çalışıyor. “17 yıl sonunda elime ayda net 35-40 bin lira geçiyor. İki çocuğumuz var; biri bebek, diğeri okulda. Ev kira, üç aydır kirayı ödeyemedim. Bizi aç bırakarak grevi kırmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

★★★

İşçi Necmettin Özgül, 23 yıldır BAĞFAŞ’ta çalışıyor ve “Ayda elime 40 bin lira geçiyor. Evim kendime ait ama yine de yetmiyor” dedi.

★★★

İşçi Süleyman Soyaş, üniversitede çalışma ekonomisi okumuş ve işçi olarak çalışıyor. “GÜBRETAŞ’ın gübresi çiftçinin tarlasıyla buluşmadıkça verim düşer; ekmek 100 lira olur. İthalat çözüm değil. Bu ücret düzeyinde işçinin ailesinin huzurlu yaşaması mümkün olmuyor” şeklinde konuştu.

Diğer işçiler de onun görüşünü destekliyorlardı.

★★★

Üniversite mezunu işçi sayısının yüksek olduğu GÜBRETAŞ’ta, 239 işçinin eğitim düzeyinin oldukça yüksek olduğu bilgisi verildi. İşçilerin yarısından fazlası meslek okulu ve yüksek meslek okulu mezunlarından oluşuyor. Son yıllarda işçi alımlarında kimya bölümü mezunları öne çıkıyor. Böyle nitelikli işçileri bir araya getirmek yıllar alıyor. BAĞFAŞ, pandemi döneminde 850.000 ton olan üretim kapasitesini 875.000 tona çıkarmayı başardı. Ancak bu yüksek verimli işçi, şimdi yüksek enflasyon karşısında grev yapmak zorunda kaldı ve dışarıdan gübre ithal eden Türkiye’de bu grev göz ardı edilmeye çalışılıyor.

★★★

“Benim dedem burada çalıştı. Babam da işçiydi. Ben de burada çalışıyorum. Benim durumumda birçok arkadaşım var” dedi.

★★★

Adını yazmamı istemedi. Çoğu işçi, isimlerini vererek konuşmaktan çekiniyor. Ancak duruşları, bakışları ve ifadeleri, “hakkını almak için greve çıkmayan emekçi, işçi değildir” mesajını veriyordu. Dayanıyorlar ve haklarını talep ediyorlar.

★★★

Sendikaları, onlara ayda “7.500 lira grev yardımı” sağlıyor. Ailelerini ayakta tutmak için akraba ve arkadaşlardan borç almak zorunda kalıyorlar. Petrol İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Nesimi Yetişoğlu, “Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde deneyimli bir sendikacıyım. 15 yıldır bu işi yapıyorum. Gelin grevi bitirelim diye teklifler götürüyoruz ama kabul etmiyorlar. Kocaeli bölgesindeki tüm fabrikalarda çalışan işçiler son dönem anlaşmaları ile ücretlerini artırdılar. GÜBRETAŞ işçisinin de bu düzeye çıkarılmasını istiyoruz ama kabul edilmiyor. Son görüşmemizde yüzde 33 artış önerdiler. Bu artışla işçileri açlıkla terbiye

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın