
Son günlerde izlediğim bir dizi var: “Mare of Easttown”. Başrolünde Kate Winslet’in yer aldığı bu yapım, polisiye unsurlarıyla birlikte derin bir dramatik yapıya sahip. Dizi, hayata tutunmaya çalışan bireylerin, özellikle de kadınların hikayelerini oldukça etkileyici bir şekilde aktarıyor.
Dizide, çocukları için her türlü zorluğa göğüs geren, yorgun ama yılmayan kadın karakterler yer alıyor. Bu kadınlar, toplumda var olan çürümeye karşı duruş sergiliyor ve isyan ediyorlar. Onların azmi, izleyicide derin bir etki bırakıyor.
Aynı azmi, Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’da da görmek mümkün. Kardeşinin katillerinin peşine düşen Aygül Hanım, yorgun ama kararlı bir şekilde mücadele ediyor. “Uyandırmaya kıyamadığım” dediği kardeşinin mezar yerini bilmediğini belirtirken, “Bize yardım ettiğini sandığım insanlar meğer katillermiş” ifadesi zihnime kazınıyor.
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kayboldu ve bu olay, başlangıçta bir intihar vakası olarak kayıtlara geçti. Ancak dosya yeniden açıldı ve şimdi güçlü delillerin bulunduğu ifade ediliyor. Bu konuyla ilgili pek çok haber yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Ben de bu haberlerde geçen delilleri derli toplu bir şekilde sunmak istedim. Parça parça okunduğunda, güçlü olanın nasıl bir cüretkarlıkla hareket ettiğini tam anlayamıyoruz; ancak bir arada okuduğumuzda durum daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

SIM Kart Meselesi
Soruşturmanın ilginç aşamalarından biri, Gülistan’ın SIM kartı ile ilgili. Kayıp olduktan bir süre sonra, ablası Aygül Doku, “Gülistan’ın SIM kartını neden bir telefon bayisinden çıkartmıyoruz? Belki içinden bir delil çıkar,” diyor. Kart, annelerinin üstüne olduğu için rahatça çıkarılıyor. Aygül’ün verdiği bilgiye göre, kartı çıkardıktan hemen sonra valilikten kendilerine ulaşarak, “Siz ne yaptınız?” diye soruyorlar. Vali, aileyi makamına çağırarak kartı istiyor ve “Savcılıkta uzun süre beklersiniz, bize verin, süreci hızlandıralım,” diyor. Ancak ne resmi bir tutanak tutuluyor ne de başka bir belge. Sonradan abla, “Ben SIM kartı teslim ettim,” şeklinde savcılığa dilekçe veriyor.
Gülistan’ın SIM Kartı Ankara’dan Baz Veriyor
SIM kart valiye teslim edildikten sonra, Gülistan’ın telefonu Ankara’dan sinyal veriyor. Soruşturmayı yürüten Tunceli Başsavcısı, bu durumu dikkat çekici buluyor. Araştırmalar derinleştikçe, SIM kartın Ankara’da meslekten ihraç edilen bir polise verildiği anlaşılıyor. Savcılığa haber bile verilmeden bu işlem gerçekleşiyor. Kartı alan kişi, telefonu açtıktan sonra “Şifremi unuttum” seçeneğini kullanarak Gülistan’ın sosyal medya hesaplarına erişim sağlıyor ve iki hesabı engelliyor. Bu durum, valinin savcılık sorgusunda sorulan sorulardan anlaşılıyor. Ardından bu kişi, telefonu uçak moduna alarak veri transferi yapıyor ve bazı verilerin bilinçli olarak silindiği düşünülüyor.
Validen SIM Kartı Kullanan Kişiye 30 Bin TL
Tutuklu olan eski Tunceli Valisi, SIM kartı kullanan kişiye, kartın Ankara’dan baz vermesinden bir ay sonra 5 bin TL gönderiyor. 7 Şubat 2020 tarihini işaret ediyoruz; o dönemde asgari ücret 2300 lira civarındaydı. Bir ay sonra bir o kadar daha gönderiliyor. Kasım 2021’de ise bu kişiye 20 bin lira daha gönderildiği belirtiliyor. Toplamda, bugünün parasıyla 500 bin lira civarında bir para bu kişi ile ilişkilendiriliyor.

Hastane Kayıtlarının Silinmesi
Tutuklananlar arasında dönemin Tunceli Devlet Hastanesi başhekimi de yer alıyor. Polis kayıtlarına göre, Gülistan Doku adına 31 Aralık 2019’da sabah saat 09.09’da hastaneye kayıt yaptırılmış; ancak bu kayıt hastane kayıtlarında görünmüyor. Başhekim, ifadesinde “Silinmiştir” diyor ama sorumluluğu yazılımla ilgilenen şirkete atıyor. Olay, Gülistan’ın kaybolduğu tarihten yalnızca 5 gün önce gerçekleşiyor. Bu gelişmelerin ardından hastaneden başka isimler de gözaltına alındı.
Gizli Tanığın Söylediği Yerde Şüpheli Bir Çukur
Soruşturmada “Şubat” adında bir gizli tanık var. Bu kişi, Gülistan’ın “bir araç içinde öldürüldükten sonra Pertek ilçesine bağlı bir köyün girişinde, mezarlığa yakın bir bölgede bulunan türbenin yanındaki büyük ağacın altına gömüldüğü” bilgisini vermiştir. Gizli tanığın ifadesine göre, Gülistan’ın bedeni 1-2 yıl sonra buradan çıkarılıp başka bir yere gömülmüştü. Jandarma, bahsedilen alanda yaptığı araştırmalarda burada bir insanın gömülmüş olabileceğine dair bir çukur tespit etti. Hazırlanan raporda, “Tespit ettiğim boşluğa bir şahsın gömülüp belli bir süreden sonra çıkarıldığı” ifadesi yer aldı. Aynı çukurda bir pet şişe ve siyah poşet parçası da bulundu, ancak ceset emaresine rastlanmadı.
Beş Yıldızlı Otelde Konaklama
Gülistan’ın kaybolduğu dönemde arası bozuk olan, fakat bir gece önce evine giden bir erkek arkadaşı bulunuyor. Bu kişi Rusya vatandaşı ve Gülistan kaybolduktan sonra Rusya’ya dönüyor. Tunceli’deki üvey babası, ifadesinde valinin isteği üzerine Türkiye’ye döndüğünü ve daha sonra ailecek Antalya’daki beş yıldızlı bir otelde kalmaya yerleştirildiklerini belirtiyor. Aile, bu otelde hiçbir kayıt yaptırmadan üç ay boyunca konaklıyor. Ziyarete gelen misafirler oluyor ve otelde polis de kalıyor. Aile toplamda üç ay boyunca burada konaklıyor ve validen zarfla para geliyor.

Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



