
Tunceli Adliyesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Gülistan’ın kaybolması ve katledilmesi ile ilgili delilleri ortadan kaldıran, soruşturmanın gidişatını başka yönlere çeken dönemin valisi, baş sorumludur” şeklinde konuştu.
5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan Gülistan Doku için yürütülen soruşturma genişletilmeye devam ediyor. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan 13 kişiden 11’i Tunceli Adliyesi’ne sevk edildi. Geçtiğimiz gün, 2 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, 2 kişi için yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiri uygulandı. Savcılıkta bulunan 7 kişinin sorgusu ise sürüyor. Tunceli Adliyesi önünde “Dersim Kadın Platformu” tarafından bir basın açıklaması yapıldı.
Açıklamayı “Dersim Kadın Platformu” adına okuyan Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Argın, olayın başlangıcından itibaren yürütülen süreci eleştirerek, soruşturmanın yeterince etkin olmadığını savundu.
Argın, “İlk andan itibaren söyledik; Gülistan, her tarafı kameralarla izlenen bu küçük şehirde bir kuş gibi uçamaz. Kaybolmadan önceki gün Zeinal Abakarov ile yaşadığı tartışmanın üzerine gidilmelidir. Dönemin savcıları ‘kamera görüntüsü yok, görgü tanığı yok, hiçbir delil yok’ dediler. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu olan fail Mustafa Türkay Sonel hakkındaki ihbarlar üzerine hiçbir araştırma yapılmadı. Göz göre göre bürokrasideki gücünü kullanarak cinayetin örtbas edilmesini izlediler” ifadelerini kullandı.
“6 yıldır deliller saklanmış, yok edilmiş, failler korunmuştur”
Soruşturmada gelinen aşamaya dikkat çeken Argın, dosyaya yönelik ciddi iddialar bulunduğunu belirtti. Argın, “Dosyada gizlilik kararı olmasına rağmen, basına sızan bilgilere göre asli failin Mustafa Türkay Sonel olduğu, dönemin valisi Tuncay Sonel’in kamu gücünü kullanarak delilleri karartmaya çalıştığı ve bazı yerel isimlerin de işbirliği içinde olduğuna dair şüpheler mevcuttur. Gülistan, bu ülkedeki kayıp kadınlardan yalnızca biridir. 6 yıldır deliller saklanmış, yok edilmiş ve failler korunmuştur” diye konuştu.
DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu ise soruşturmanın daha da genişletilmesi gerektiğini belirterek, “O dönemin İçişleri Bakanı, emniyet müdürleri, savcılar ve Munzur Üniversitesi yönetimi de bu soruşturmaya dahil edilmelidir. Gülistan Doku davası bizim davamızdır. Gerçeklerin ortaya çıkarılması için bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.
“Emniyet’te bu verilerin silinmesine öncülük edenler de sorumlu”
CHP’li Karaca, kadın cinayetlerinin politik bir boyutu olduğuna vurgu yaparak, “Gülistan Doku mücadelesinde, adalet arayışında önemli bir dönüm noktasına tanıklık ediyoruz. Bizler ‘Kadın cinayetleri politiktir’ derken, bugün ortaya çıkan örgütlü bir çetenin, cinayetin ve kaybettirmenin tanıklığıyla bu gerçeği bir kez daha Türkiye’ye ve dünyaya ifade ediyoruz. Bir buçuk yıl boyunca Gülistan’ın cep telefonunu inceleyip ‘Hiçbir suç unsuruna rastlanmamıştır’ diye rapor verenler, Gülistan’ın katlinden sorumlu değil mi? Onlar hakkında da işlem yapılmalıdır. Hastanede kaybettirilen, silinen dijitaller ve Emniyet’te bu verilerin silinmesine öncülük edenler de sorumludur. Ama en başta, kamu gücünü kullanarak bu gücün etkisiyle Gülistan’ın katledilmesi ve kaybedilmesine dair delilleri ortadan kaldıran, soruşturmanın yönünü başka mecralara çeken dönemin valisi, baş sorumludur. Tüm bu örgütlü yapının unsurları, talimatı verenler ve yerine getirenler de sorumlu tutulmalıdır.” ifadelerini kullandı. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



