Gülistan Doku Dosyasında Umut Verici Gelişmeler!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Gülistan Doku Dosyasında Umut Verici Gelişmeler!

Tunceli’de Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili gelişmeler, umut verici bir hal almaya başladı.

Bu üniversite öğrencisinin durumunun netleşmesinde, “iki kadın”ın önemli bir rolü olduğu söylenebilir.

Kardeşinin hayatına son verenlerin peşine düşen acılı abla Aygül Doku ile delil sürecini başarıyla yöneten ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı olarak bu davaya katkı sağlayan Ebru Cansu’nun çabaları, toplumun minnet borcu olarak nitelendiriliyor.

Bu iki cesur kadın, sürecin adaletle sonuçlanmasını sağlayacak adımlar atmaya hazırlanıyor.

Dorukhan Büyükışık dosyasından gelen gelişmeler

Doku dosyasında umut veren gelişmelere benzer olaylar, İzmir ve Ankara’da da yaşandı.

İzmir’deki gelişme, Büyüteç takipçileri tarafından yakından bilinen Dorukhan Büyükışık’ın “öldürülmesi” olayıyla ilgili.

Ankara’daki durum ise, 2025 Kasım ayında gündeme taşıdığımız Onur Özkan’ın vefatıyla alakalı.

Öncelikle İzmir’deki umut verici gelişmelerden bahsedelim.

Büyüteç’te her aşaması ele alınan İzmir Narlıdere’de bulunan inşaat arazisinde 13 Mayıs 2018’de cesedi bulunan ve “intihar etti” denilen Dorukhan Büyükışık’ın, gerçekte “öldürüldüğü” iddiaları, babası Ethem Büyükışık’ın çabalarıyla gün yüzüne çıkmaya başladı.

Cinayete karışan sanıkların yargılanması İzmir’de devam ederken, cinayeti intihar olarak gösteren polisler hakkında da adli ve idari süreç sürüyor. Ayrıca, Adli Tıp raporlarında görev alan uzmanlar hakkında da suç duyurusunda bulunuldu.

Ancak, burada önemli bir başka durum daha söz konusu. Cinayet soruşturmasında savcılık, Dorukhan Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu inşaatın sahibi Tanyer Ailesi hakkında “kovuşturma yapılmasına yer olmadığı” kararı verdi. Bu karar, Mehmet Münir Tanyer, Mehmet Taylan Tanyer ve altı şüpheliyle birlikte İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde görevli kolluk görevlilerini kapsıyor.

İnşaat firması yetkilileri hakkında başlatılan soruşturmada, Temmuz 2023’te İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “takipsizlik kararı” verildi.

Tanyer ailesi ve diğer şüpheliler, bu süreçten kurtulduklarını düşünseler de, durum beklenildiği gibi gelişmedi.

Büyükışık Ailesi ve avukatları, takipsizlik kararına itiraz etti. Ancak, itiraz sulh ceza hakimliği tarafından reddedildi. Aile, kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’a başvurdu ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi, “soruşturmanın genişletilmesi” gerekçesiyle kararı bozdu.

Bu sayede, daha önce takipsizlik kararı verilen şüpheliler hakkında yeni delillerle birlikte ikinci bir soruşturma süreci başlatıldı. Ancak, yeni delillere rağmen, Dorukhan Büyükışık’ın “kasten öldürülmesi” konusundaki sanıklarla ilgili yine takipsizlik kararı verildi.

Büyükışık Ailesi, bu karara karşı yasal haklarını kullanmaya devam etti.

Aile, 22 Nisan 2025 tarihli takipsizlik kararına karşı, 64 sayfalık bir dilekçe ile itiraz etti.

İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesi, itirazı değerlendirerek savcılığın takipsizlik kararını 17 Nisan 2026’da kaldırdı.

Mahkeme, takipsizlik kararının kaldırılmasına gerekçe olarak, delillerin yeterince toplanmadığını belirtti.

Mahkeme kararıyla, daha önce takipsizlik kararı verilen Mehmet Münir Tanyer, Mehmet Taylan Tanyer ve diğer şüpheliler hakkında yeniden adli soruşturma başlatılacak.

Tanyer ailesinin durumu böylece yeni bir aşamaya taşındı.

Ethem Büyükışık, cinayetin aydınlatılması için büyük bir çaba sarf etti ve gelişmelerden memnuniyetini dile getirdi.

Onur Özkan dosyası: Ankara Valiliği süreci takip ediyor

Adalet arayışı konusunda bir diğer olumlu gelişme ise, 2016 yılında yaşamını yitiren lise öğrencisi Onur Özkan’ın durumu oldu.

Onur Özkan, 16 Nisan 2016’da okul arkadaşlarıyla buluştuğu evin balkonundan düşerek hayatını kaybetmişti. Aile, olayın üzerinden geçen yıllar boyunca adalet arayışını sürdürdü.

Özkan’ın vefatından bu yana geçen on yıl, Özkan Ailesi için sürekli bir mücadele dönemi oldu.

Baba Levent Özkan, adalet arayışında kararlı bir şekilde ilerledi. Bu durum, Doku ailesi, Vatan Ailesi, Öğraş Ailesi ve Kabaiş Ailesi gibi diğer birçok ailenin yaşadığı benzer bir durumu yansıtıyor.

Özkan’ın ölümüne dair soruşturma süreci tam 63 ay sürdü. Sonunda hazırlanan iddianameyle, olay sırasında evde bulunan 18 yaşından küçük üç arkadaş hakkında dava açıldı. Ancak, yerel mahkemede beraat ettiler ve dosya İstinaf’a gitti, burada da onandı.

Özkan Ailesi, sanıklar arasında “tanınmış” bir ailenin bulunduğu iddialarını gündeme getirdi.

Soruşturmanın başlangıcında, dosyaya bakan savcı ile olaya karışan çocuklardan birinin avukatı arasındaki mesleki ilişki dikkat çekti.

Söz konusu savcı, Bülent Yücetürk olarak bilinirken, avukat ise Pınar Akgül Doğusoy’dur. Her ikisi de son zamanlarda Ankara Barosu’nun yönetim seçimlerinde aynı listeden aday olmuşlardır.

Aile, on yıl geçmesine rağmen halen adalet arayışını sürdürüyor.

Özkan Ailesi, son elde edilen yeni delil ve bulgulara rağmen sonuç alınamaması üzerine, geçtiğimiz günlerde Ankara Valiliği’ne başvurdu.

Başvuruda, “verilerin silinmesi, kayıtların kaybolması, savcılığın istemesine rağmen kayıtların sunulmaması” gibi konular yer aldı.

Aile, süreçte sorumluluğu olanların tespit edilerek yargılanmaları için 8 Nisan’da Ankara Valiliği İl İdare Kurulu’na beş sayfalık bir dilekçe sundu ve başvuruları kabul edildi.

Onur Özkan dosyasında,

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın