Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişmeler!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişmeler!

Tunceli’de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun durumu ile ilgili savcılık soruşturması henüz sona ermedi.

Bu süreçte İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişlerin incelemeleri de devam etmekte.

Müfettişlerin yürüttüğü çalışmalarda, Doku’nun cesedinin aranması sırasında gerçekleştirilen ilginç bir uygulama hakkında bilgi edinildi.

Bu bilginin müfettiş raporuna dahil edilip edilmeyeceği henüz netlik kazanmadı.

Edinilen bilgiye göre, soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenen Jandarma Arama Kurtarma (JAK) biriminden bir görevli, Gülistan Doku’nun cansız bedeninin baraj gölünde bulunmadığına “kesin” bir şekilde emin olunduğunu ifade etti.

Bu JAK personeli, bu kesinliğin sağlanmasında kullanılan özel bir yöntemi de anlatımında paylaştı.

Görevli, arama faaliyetleri sırasında baraj gölüne “şişe kapağı” atıldığını ve bu kapağın ertesi gün suyun yüzeyinde bulunduğunu, bu durumun da “barajın dibinin balçık olmadığını” gösterdiğini belirtti. Bu nedenle, Doku’nun cesedinin baraj dibinde olamayacağı sonucuna varıldığını aktardı.

Aynı JAK görevlisi, gölde bulunmayan Doku’nun cansız bedeninin karada aranması gerektiğini de vurguladığını ifade etti.

JAK personelinin anlatımlarından, Doku’nun cesedinin aranmasında modern bir teknik olan şişe kapağı yönteminin kullanıldığı anlaşılıyor! Bu, “kesin” ve “emin” sonuçlar veren bir metot olarak dikkat çekiyor!

Söz konusu JAK personelinin ifadesi bununla sınırlı kalmadı.

Tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Gülistan Doku için yapılan arama çalışmalarında

Aynı JAK personeli, elde edilen bilgiyi dönemin Tunceli AFAD Müdürü Cem Erdoğan’a ilettiğini, Erdoğan’ın durumu bizzat Vali Tuncay Sonel’e aktardığını belirtti. JAK görevlisi, bilgiyi dinleyen Sonel’in “sinirli” bir şekilde “Aileye bunu söyleyip de ailenin aklını bulandırmasınlar” dediğini savcılığa bildirdi.

Ayrıca, ilerleyen günlerde JAK personelinin de içinde bulunduğu bir grup kamu personelinin Vali Sonel’in talimatıyla Tunceli’den gönderildiği öğrenildi.

Vali Sonel’in sinirlenmesi ve uzman personelin Tunceli’den gönderilmesi, savcılığın dikkatini çekti. Edinilen bilgilere göre, savcılık bu iki konuyu Sonel’e sordu. Ancak tutuklu Vali Sonel, genel geçer yanıtlarla yetindi.

Sonel, sorgusundaki birçok soruya verdiği yanıtta “konudan bilgisi olmadığını” ifade etti. Ayrıca, barajda arama yapan dalgıçların da kendisine benzer bilgiler verdiğini öne sürdü.

Vali Sonel’in Doku’nun cesedinin bulunmasına yönelik yapılan çalışmaları değerlendirirken, “Ben de bu kadar masraf yapılmasını ve emek harcanmasını istemem ama biz buna rağmen ailenin acısından dolayı işlemleri devam ettirdik” şeklindeki açıklaması dikkat çekiciydi.

süleyman soyluDönemin İçişleri Bakanı olan AKP Milletvekili Süleyman Soylu

Soylu’nun hezeyanları

Gülistan Doku’nun soruşturması, adli ve idari süreçlerin yanında siyasi dinamikleri de etkiledi.

Olayın odağında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yer alıyor. Soylu, kendisine yöneltilen eleştirileri yanıtlarken, olayın yaşandığı dönemde Doku’nun bulunması için verdiği talimatları ve emniyetin hazırladığı raporları aktarıyor.

Soylu’nun eleştirildiği konular arasında Vali Tuncay Sonel’in atanması da bulunuyor.

Eski İçişleri Bakanı, bu iddialara yanıt vermek amacıyla bir televizyon programına katıldı.

Soylu, “Sen oraya o valiyi atamasaydın” eleştirilerine, “Ya ben o valiyle sözleşme mi yaptım? Orada hukuk var, yargı var. Belki bunun içinde Süleyman Soylu var, bunun içinde Ahmet var, Mehmet var” şeklinde yanıt verdi.

Elbette burada eski bakana, “memleketi Of’ta kaymakamlık yapmış ve en son Kadıköy Kaymakamlığını yürütmüş olan Tuncay Sonel’in vali atanmasında kimin / kimlerin talimatı ya da tavsiyesi olduğu” sorusunu sormak gerekiyor.

Soylu, açıklamalarında dikkat çeken bir cümle daha kurdu. 2028’den sonra, yani bu dönemin sona ermesinin ardından bir kişinin bile kendisine siyaset yaptıramayacağını ve siyaseti bırakacağını ifade etti.

“Bir gün duran şerefsizdir. Bir gün duran şerefsizdir” diyerek siyasetle vedalaşacağını duyurdu.

Soylu’nun bu kararı almasının nedenleri merak konusu olmaya devam ediyor. Çeşitli tahminler ve iddialar gündeme geliyor. Bu iddialardan biri, halen yurt dışında yaşayan bir vatandaşın ülkeye dönme olasılığının artması ve aralarındaki husumetin sürmesidir.

Eski İçişleri Bakanı, aynı programda, “Adam gibi görevimizi yaptık, sonuna kadar da yaptık. Elinde belgesi olan, bilgisi olan, benimle ilgili ne varsa ortaya koymazsa namerttir” dedi.

Ne tür belgeler talep ettiğini kestirmek zor, ancak görevinde yaşananlarla ilgili belgeler istiyorsa, Büyüteç’in arşivi burada mevcut!

Siber suçlarla

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın