Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişmeler

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişmeler

Altı yılı aşkın bir süredir kaybolan Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürecinde önemli gelişmeler yaşanıyor.

Soruşturmanın yeniden aktif hale getirilmesi, şüphelilerin gözaltına alınması ve dijital verilerin tekrar incelenmesine rağmen, Gülistan Doku’ya henüz canlı ya da cansız olarak ulaşılamadı.

Bazı veriler ve bilgiler mevcut olsa da, Doku’nun bulunamaması nedeniyle soruşturmanın yönü henüz netleşmiş değil.

Büyüteç’teki önceki yazımda, bu süreçte rol oynayan dijital verilerin önemine dikkat çekmiştim.

Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları, şüphelilerin ifadeleri ile dijital verileri karşılaştırarak daha somut delillere ulaşma çabalarını sürdürüyor.

Savcılığın Emniyet İstihbaratı’na yazı göndermesi

Olayın gerçekleştiği dönemde, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla Doku’nun bulunması için geniş çaplı bir çalışma başlatılmıştı. Soylu, dosyadaki yeni gelişmelere dair bazı bilgileri kamuoyuyla paylaştı ancak bu bilgiler yeterince ilgi görmedi. Kendisi, eleştirilerin merkezinde yer almaya devam ediyor.

Soylu’nun açıkladığına göre, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, Doku’nun bulunması için özel bir çalışma yürütmüş ve bu çalışmayı 42 sayfalık bir rapor haline getirmiştir. Meslektaşım İsmail Saymaz, geçtiğimiz günlerde bu raporu kamuoyuna duyurdu.

Söz konusu raporda, Doku’nun kaybolmadan önceki son gününde, tutuklu olan Rus uyruklu sevgilisi Zeinal Abarakov ile bağlantıları ve olay sonrası yapılan çalışmalar detaylandırılmıştır.

Emniyet İstihbaratı’nın hazırladığı 42 sayfalık rapor, adli makamların incelemesine sunulmuş durumda.

Ancak bu raporun, adli makamları yeterince tatmin etmediği anlaşılıyor. Çünkü savcılık, yaklaşık iki hafta önce Emniyet İstihbaratı’na özel bir yazı göndererek bazı teknik bilgileri talep etti.

Detaylı araştırmalarım sonucunda, savcılığın özellikle bu dönemde Emniyet İstihbaratı’nın sistemine düşen log kayıtlarını incelemek istediğini öğrendim.

Savcılık, olayın ardından ilk kez ne zaman istihbarat çalışması yapıldığını belirlemek ve Doku ile ilgili sadece Tunceli’de değil, ülke genelindeki Emniyet İstihbarat sisteminde araştırma yapılıp yapılmadığını tespit etmek için bilgi talep etti.

Ayrıca, kaybolmadan önceki son üç ayda ülke genelinde Doku ile ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı ve bu işlemleri gerçekleştiren istihbarat personelinin kimlikleri konusunda da bilgi istendi.

Savcılığın bu talepleri, sıradan istekler olarak değerlendirilemez. Muhtemelen başsavcılığın elinde bu bilgileri destekleyen ipuçları bulunmaktadır.

Emniyet kaynaklarına göre, Emniyet İstihbarat Başkanlığı, savcılığın talepleri üzerinde çalışmaya devam ediyor. Ancak henüz yanıtlar başsavcılığa ulaşmamış durumda.

Savcıdan Vali Sonel’e: “Yetkin yokken SIM kartı neden gönderdin?”

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in en çok eleştirilen konularından biri, Doku’ya ait SIM kartı polislikten ihraç edilmiş bilişim uzmanı Gökhan Ertok’a göndermesidir.

Iddialara göre, Tuncel’in gönderdiği SIM kart üzerinde Ertok, veri temizliği yapmıştır. Ancak, itirafçı olan Ertok, sorgusu sırasında SIM kartın kendisine temizlenmiş olarak ulaştığını öne sürdü.

Daha önceki yazımda bu konuyu ele almıştım. Ertok, Vali Sonel ve koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun kendisini kandırdığını iddia etti.

Bu mesele, Vali Sonel’in Erzurum’daki sorgusunda da gündeme geldi. Savcılık, valilerin adli soruşturma yapma yetkisi olmadığını hatırlattı.

Aldığım bilgiye göre, uzun yıllar mülki idare amirliği yapmış olan Sonel’in, adli soruşturma çerçevesinde SIM kartı inceletme yetkisi olmadığını bilmesine rağmen, usulsüz bir şekilde SIM kartı neden Gökhan Ertok’a gönderdiği soruldu.

Vali Sonel, bu işlemi gerçekleştirmesinin gerekçesi olarak Doku’nun ablası Aygül Doku’nun feryadını gösterdi.

Aygül Doku’yu valilik kapısında “ağlamaklı bir halde” gördüğünü ifade eden Sonel, “Ablası ‘savcılığa ulaşamıyoruz, size daha rahat geliyoruz’ dedi. Biz de insanız, duygularımızla hareket edebiliyoruz. Bu nedenle böyle bir harekette bulundum” şeklinde yanıt verdi.

Sonel, ayrıca “Normalde SIM kart geldikten sonra adliyeye veya emniyete yönlendirilmesi gerekirken, ablasının feryadından etkilendiğim için SIM kartı teslim aldım. ‘Gereğini yapın’ dedim” dedi.

Vali Sonel, bu ifadeleriyle aslında adli soruşturmayı etkilediğini kabul etmiş oldu.

Sergen Yalçın’a “Yolun sonundasın” mesajı

Süper Lig’de geçen sezon istediğini bulamayan Beşiktaş, sıkıntılı günler geçirmeye devam ediyor.

Taraftar desteği ile göreve gelen Sergen Yalçın yönetimindeki Beşiktaş, beklentilerin oldukça gerisinde kaldı.

En son Türkiye Kupası’nı hedefleyen Beşiktaş, tartışmalı bir penaltı ile bu kupayı kaybetti.

İç sahada Trabzonspor’a yaşanan mağlubiyet ise bardağı taşıran son damla oldu.

“Tribün istedi” denilerek göreve getirilen Sergen Yalçın, camiada büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Bu hayal kırıklığının sorumlularını aramak istemiyorum. Ancak başarısızlık faturasının, hayal kırıklığındaki payı olanlara adil bir şekilde dağıtılması gerektiği kanaatindeyim. Aksi takdirde, önümüzdeki üç yıl boyunca bu durumu sorgulayacağız.

Yönetimin önünde iki sezon var. Beşiktaş’ı toparlayabilecek vizyonları olduğuna inanıyorum.

Gelecek dönem planları arasında, Necip Uysal’a yakışan bir jübile düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum. En azından yeni sezondaki ilk iç saha maçında, Beşiktaş’a uzun yıllar hizmet eden U

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın