
Kamuoyunda “Güllü” olarak bilinen sanatçı Gül Tut’un, geçen yıl Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmesiyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu kızı Tuğyan Ülkem Gülter için “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
GÜLLÜ DAVASI 1 EKİM’DE GÖRÜLECEK
Mahkeme, iddianameyi kabul etti. Davanın ilk duruşması 1 Ekim 2026 Perşembe günü saat 13.50’de Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilecek.

İDDİANAMEDEKİ DETAYLAR
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 26 Eylül 2025 gecesi gerçekleşen olayın tüm boyutlarıyla ele alındığı belirtildi. Olay günü Gül Tut’un, Çınarcık’taki evinin altıncı katından yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düştüğü kaydedildi. Adli incelemeler, sanatçının ağır kafa ve omurga yaralanmaları ile iç organ travmalarına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiğini ortaya koydu.

Soruşturma dosyasındaki verilere göre, olay gecesi evde bulunan kişilerin, Gül Tut’un sevdiği “Malkata” isimli Roman havasını açtığı, bunun üzerine sanatçının kızının odasına geçtiği tespit edildi. Savcılık, bu durumun Gül Tut’u olayın gerçekleşeceği ortama çekmek amacıyla planlandığı kanaatinde.
İddianamede, olay anına dair güvenlik kamerası ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği ve düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin “Hadi görüşürüz” dediği bilgisi yer aldı. Savcılık, bu ifadenin şüpheliye ait olduğunu ve hemen ardından Gül Tut’un pencereden dışarı atıldığı değerlendirmesini yaptı.
Dosyada mevcut tanık ifadeleri de iddianamenin önemli delilleri arasında sayıldı. Olay anında evde bulunan tanıklardan birinin, başlangıçta verdiği ifadeden farklı olarak, Gül Tut’un kızının annesini iki eliyle iterek pencereden aşağıya ittiğini belirttiği bildirildi. Savcılık, tanığın daha sonra yaptığı açıklamaların telefon kayıtları ile de desteklendiğini kaydetti.
İddianamede, şüphelinin olaydan önce annesine yönelik tehdit içeren söylemlerde bulunduğu iddialarına yer verildi. Bazı tanıkların, Tuğyan Ülkem Gülter’in zaman zaman annesini pencereden atacağını söylediğini öne sürdüğü, dijital incelemelerde ise annesinin ölmesini istemesine dair çok sayıda mesajın bulunduğu aktarıldı.

Teknik incelemelerde, olay öncesinde üç farklı darbe sesinin kaydedildiği, ilk sesin ardından yedi saniye boyunca odadaki kişilerden herhangi bir yardım çağrısı veya panik tepkisi gelmediği ifade edildi. Savcılık, bu bulgunun olayın ani gelişen bir kaza ihtimaliyle bağdaşmadığını belirtti.
Olayın intihar ya da kaza sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimalleri de araştırıldı. Evdeki kriminal incelemelerde, zeminde kaymaya neden olabilecek herhangi bir maddenin bulunmadığı, Gül Tut’un sağlık geçmişinde intihar eğilimine dair bir veriye rastlanmadığı, birçok tanığın ise sanatçının yükseklik korkusu olduğunu ifade ettiği kaydedildi.
Bilirkişiler, pencerenin yapısı ve Gül Tut’un fiziksel özellikleri dikkate alındığında dışarıdan bir müdahale olasılığının daha yüksek olduğunu öne sürdü. Adli Tıp Kurumu, ölüm şeklinin yalnızca tıbbi örneklerle kesin olarak belirlenemeyeceğini, bunun adli soruşturmanın değerlendirmesiyle netleşeceğini bildirdi.
İddianamede, şüphelinin olay sonrasında dijital delilleri yok etmeye yönelik girişimlerde bulunduğu da belirtildi. Eski erkek arkadaşından mesajları silmesini istediği, tanık beyanlarını etkilemeye çalıştığı, telefonunu değiştirdiği ve cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü iddiaları dosyada yer aldı. Ayrıca yurt dışına çıkış imkanlarını araştırdığı tespitleri de soruşturma evrakına eklendi.
Telefon incelemelerinde, şüphelinin internet geçmişinde uyuşturucu maddelerin saçta tespit edilme sürelerine ilişkin aramalar ve suç ile dedektiflik temalı içeriklere yönelik araştırmalar yapıldığı kaydedildi. Ancak yapılan toksikolojik incelemelerde şüpheli ve tanıktan alınan örneklerde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadığı bildirildi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



