
Gazeteci ve yaşam savunucusu Hakan Tosun’un hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin açılan davanın ilk duruşması yarın gerçekleştirilecek. Duruşma öncesinde Tosun’un avukatları, yazılı bir açıklama yaparak yargılamanın kamuoyu açısından taşıdığı önemi ve duruşma salonunun yetersizliğine vurgu yaptı.
Esenyurt’ta evinde darp edilerek hayatını kaybeden gazeteci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun’un davası için avukatları bir açıklama yaptı. Açıklamada, bu davanın yalnızca ceza yargılaması olmadığına dikkat çekildi.
Tosun’un gazetecilik kariyerinin yanı sıra çevre ve yaşam hakkı mücadelesinin de önemli bir parçası olduğu hatırlatıldı. Yargılamanın yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve çevre hakkı kesişiminde yer aldığı ifade edildi: “Hakan Tosun’un yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda çevre hakkını ve yaşam alanlarını savunan bir mücadelenin parçası olduğu gözetildiğinde; bu yargılamanın sıradan bir ceza yargılaması olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Bu dava, yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve çevre hakkı kesişiminde yer alan ve kamuoyunun yakından takip ettiği, toplumsal yönü ağır basan bir yargılama niteliği taşımaktadır.”
Dava dosyasındaki bulgular ve olayın niteliğine dair tartışmaların kamuoyunda geniş yankılar uyandırdığı vurgulandı. Çok sayıda avukat, milletvekili, baro temsilcisi, gazeteci ve sivil toplum örgütü temsilcisinin duruşmayı takip edeceği belirtildi.
Ancak, mevcut duruşma salonunun yalnızca 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve bunun ciddi bir fiziki yetersizlik yaratacağı ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Gazeteci ve yaşam savunucusu Hakan Tosun’un yaşamını yitirmesine neden olan saldırıya ilişkin davanın ilk duruşması yarın görülecektir. Hakan Tosun’un yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda çevre hakkını ve yaşam alanlarını savunan bir mücadelenin parçası olduğu gözetildiğinde; söz konusu yargılamanın sıradan bir ceza yargılaması olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Bu dava, yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve çevre hakkı kesişiminde yer alan ve kamuoyunun yakından takip ettiği, toplumsal yönü ağır basan bir yargılama niteliği taşımaktadır.
Dosya kapsamındaki bulgular, olayın niteliği ve hukuki vasfına dair tartışmalar, davaya yönelik toplumsal ilgiyi artırmış; bu bağlamda birçok avukat, milletvekili, baro temsilcisi, gazeteci, sivil toplum örgütü temsilcisi ve Hakan’ın arkadaşlarının duruşmayı yerinde takip edeceği ifade edilmiştir. Bu yoğun katılım beklentisi karşısında mevcut otuz kişilik duruşma salonunun fiziki kapasitesinin yetersiz kalacağı tartışmasızdır.
Hakan Tosun’un avukatları olarak, 31.03.2026 tarihli fiziki yeterliliğe sahip bir duruşma salonu tahsis edilmesine yönelik talebimizin bugüne dek karşılanmadığını belirtmekteyiz.
Duruşmaların aleniyeti, adil yargılanma hakkının vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ile güvence altına alınan bu ilkenin yalnızca teorik olarak değil, aynı zamanda pratikte de sağlanması gerekmektedir. Fiziki yetersizlikler nedeniyle duruşmaya erişimin kısıtlanması, aleniyet ilkesinin ihlali anlamına geleceği gibi; taraf vekillerinin duruşmaya etkin katılımını da engelleyerek savunma hakkını zedeleyecektir. Ayrıca, sınırlı bir fiziksel ortamda yürütülecek bir yargılamanın düzen ve güvenlik açısından da ciddi riskler taşıyacağı aşikardır.
Bu sebeplerle, yargılamanın sağlıklı, düzenli ve hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi için, aleniyet ilkesinin ve adil yargılanma hakkının somut olarak güvence altına alınabilmesi amacıyla, duruşmanın yeterli kapasiteye sahip ve uygun fiziki koşulları bulunan bir salonda gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğunu kamuoyu önünde yetkili mercilere hatırlatıyoruz.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



