Halk Sağlığı Uyarısı Cezalandırıldı!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Halk Sağlığı Uyarısı Cezalandırıldı!

Halk sağlığına yönelik uyarılarda bulunan bir bilim insanının ceza alması, davacı firmanın ticari itibarını koruduğu gibi, kamu sağlığına dair ne anlama gelmektedir?

Bunu açıklayayım… Altı yıl önce, dünya distopik görüntülerle dolu bir pandemi süreci yaşadı. Covid-19’a karşı aşıların henüz devreye girmediği zamanlardaydık.

İnsanlar evlerinde kapana kısılmışken, çeşitli önerilerle bombardımana tutuluyor; “kekik suyu için”, “bağışıklığı artırmak için polen kullanın” gibi tavsiyelerle karşılaşıyorlardı.

Gıda mühendisi ve akademisyen Bülent Şık, bu dönemde farklı mecralarda “Tarım ve Orman Bakanlığı polen satışını durdurmalı ve kontrol altına almalı” başlıklı yazılar kaleme aldı.

Zira sosyal medya üzerinden polenin hem çocuklara hem de yetişkinlere önerildiği görülüyordu. Ancak Şık, Türkiye’deki internet satış sitelerinde kaşık kaşık polen tüketilmesi önerisinin ciddi sağlık riskleri taşıdığını belirtmekteydi.

Bazı bitkisel ürünler, polenler ve bal ürünlerinde bulunan pirolizidin alkaloitlerinin, özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar ve karaciğer hastaları için sağlık riskleri oluşturabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Ayrıca, bu ürünlerin “sponsorluk anlaşmaları” çerçevesinde influencer hesaplar aracılığıyla denetimsiz bir şekilde pazarlanmasının tehlikelerine de dikkat çekti.

Bülent Şık, bu uyarılardan dolayı bir gıda firması ve sosyal medyada etkili olan bir hesapla karşı karşıya geldi: Gıda Dedektifi ve BEE’O firması. BEE’O, Şık’ı yazılarında ‘karalama ve kötüleme’ gerekçesiyle şikayet etti. Anadolu Adliyesi 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 15 dakikada sonuçlanan yargılama neticesinde Bülent Şık ceza aldı. Halk sağlığı konusundaki uyarıları nedeniyle, Şık firmaya hem maddi hem de manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Şık, firmaya 50 bin TL maddi tazminat ödeyecek ve buna 2022 tarihinden itibaren ticari faiz işletilecek. Eğer karar kesinleşirse, Şık’ın ödeyeceği tazminat miktarı daha da artacak. Şık’ın avukatı Abbas Yalçın, davacı tarafın faiz talep etmemesine rağmen mahkemenin faiz işletilmesine karar verdiğini belirtti. Mahkeme başkanı ise manevi tazminat konusunda firmayı haklı bularak “manevi tazminat ve 1 TL, bu nedenle faiz işletmeye gerek yok” dedi.

Mahkeme, bu cezaların yanı sıra Bülent Şık’ın yazı ve paylaşımlarının internetten kaldırılmasına da hükmetti!

Firmanın ‘çocukların da polen kullanabileceği’ önerisi tartışmanın merkezinde yer almasına rağmen, mahkeme bu uyarıları dikkate almadı. Ancak firma, site içeriğinde bu tür önerilere artık yer vermemeye başladı.

Bir bilim insanını mahkemeye veren, aynı zamanda bir bilim insanının ortağı olduğu bir ticari işletme. İlgili firmanın web sitesinde yer alan bilgilere göre, firma kurucuları arasında İTÜ’den emekli bir akademisyen de bulunmaktadır. Bu firma Arı Teknokent’te kurulmuş. Bu davadan çıkan karar, halk sağlığı konusundaki uyarıları doğrudan etkilediği için büyük önem taşıyor. Daha önce de ‘Dilovası kanser raporu’, ‘Ergene Nehri havzasında kanser yapıcı kimyasalların tespiti’ gibi raporların dava konusu olduğunu biliyoruz.

Bu tür kararların ardından kamu adına denetim ve uyarılar yapan bir bilim insanı rahat bir şekilde yazabilir mi, tartışılır. Bu konuyu Bülent Şık’a yönelttiğimde, şu ifadeleri kullandı:

“Halk sağlığı cezalandırıldı”

“2020-21 yıllarında Türk Tabipler Birliği Pandemi Kurulu’ndaydım. O zaman ‘kekik suyu, polen, bitkisel çaylar virüsle savaşıyor, bağışıklığı güçlendiriyor’ iddiasının halk sağlığı açısından ciddi bir zafiyet oluşturduğunu dile getirmiştik. Bununla ilgili ayrıntılı bir rapor hazırlamıştık. Ancak pandemi sonrası bu sektör büyüyerek devam etti. Bitkisel ürünler ve polen gibi pirolizidin alkaloitleri içeren ürünlerin düzenli tüketilmesine yönelik öneriler büyük bir sorun. Yasal olarak 4 yaş altındaki çocuklara, özellikle de 2 yaş altındakilere, bu tür ürünlerin satışı yasak. Buna rağmen bu davayı açan firma dahil, diğer firmalar internet satış sitelerinde hamilelere, bebeklere, çocuklara bu ürünlerin tüketimini önerdiler. Davanın özü, yaptığım uyarıların ne kadar problemli olduğuna dair. Ancak geldiğimiz noktada bu yazıların kaldırılmasına hükmedildi. Bu ürünlerde karaciğer kanserine yol açabilen maddelerin bulunma ihtimali her zaman mevcut. İnsanlar bunun zarara yol açtığını bilmediğinde ne olacak? Bu karar, halk sağlığının cezalandırılması anlamına geliyor. Şirketler ürün üretmesin demiyoruz, ancak sağlık riski oluşturma ihtimali varsa bunun bilinmesi halkın en doğal hakkıdır. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi ve Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü’nün aldığı kararları mahkemeye sunduk. Türkiye’de bu alanın regüle edilmesi gerektiğini, satışların kontrolsüz bir şekilde yapılmaması gerektiğini vurguladık.”

Davayı açan firmanın önerilerinin görüntü kayıtlarını da mahkemeye sunduk. Bugün kaldırdıkları ama o gün kullandıkları verileri paylaştık. Dosyada yer alan bilirkişi raporunda imzası bulunan akademisyenlerin, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin kararlarını hatalı ya da kasıtlı olarak yanlış yorumladıklarını düşünüyorum. Aslında bilimsel olarak bu konu çok tartışmalı değil. Tıbben de tartışmalı bir konu değil. Bu tarz bitkisel ürünlerin yoğun ya da düzenli tüketilmesinin sağlık zararı oluşturabileceğine dair güçlü bir literatür mevcut. Son 3 yıldır Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne gönderdiği kekiklerin büyük bir kısmı iade ediliyor ve dava konusu olan pirolizin alkaloidleri nedeniyle bu durum ortaya çıkıyor.”

Anadolu Adliyesi 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin kararına itiraz edilecektir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın