
İSTANBUL (İGFA) – Kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğü yoluyla bulaşabilen hantavirüs, ciddi vakalarda solunum yetmezliği, böbrek sorunları ve can kayıplarına neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle uzun süre kapalı kalan alanların temizliği sırasında dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplumsal olarak kolay yayılan bir enfeksiyon olmadığını ifade ederek, “İnsandan insana bulaş yalnızca Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Avrupa ve Asya’daki türlerde böyle bir bulaş durumu söz konusu değildir” şeklinde konuştu.
GRİP BELİRTİLERİYLE KARIŞABİLİYOR
Depo, ahır, kiler, bağ evi ve uzun süre kullanılmayan yazlıklar, hantavirüs için riskli alanlar arasında yer alıyor. Bu mekanlarda temizlik sırasında virüs taşıyan partiküllerin havaya karışabileceğine dikkat çeken Dr. Ayan, “Hantavirüs belirtileri çoğunlukla grip ile karıştırılabiliyor. Hastalığın başlangıcında ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, bulantı ve kusma gibi semptomlar görülebiliyor. İlerlemesi durumunda ise nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü ve böbrek yetmezliği gibi ciddi tablolar gelişebilir” dedi.
Uzmanlar, özellikle kemirgen teması öyküsü bulunan bireylerde açıklanamayan ateş ve nefes darlığı durumlarında acilen sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtiyor.
Hantavirüse karşı kesin etkili bir antiviral tedavi veya yaygın olarak kullanılan bir aşı bulunmadığı için, korunma yöntemleri oldukça önem taşıyor.
Uzmanlar, riskli alanların öncelikle havalandırılması gerektiğini, kemirgen dışkısı bulunan yerlerin süpürülmeden, nemlendirilerek temizlenmesi gerektiğini öneriyor. Temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılması ve işlem sonrası ellerin mutlaka yıkanması da tavsiye ediliyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



